Hata
  • Besleme bilgisi yüklenirken hata oluştu

Matrix X-Sabre Dsd-Dxd Dac İncelemesi

Matrix X-Sabre ilk duyurulduğunda Head-Fi dünyasında oldukça merak edilen bir cihaz olmayı başarmıştı. İlk ön izlenimler ve sonrasında yayınlanan incelemelerle birlikte merak duygusu yerini sipariş verme akımına bıraktı. Benim de oldukça merak edip almak için birkaç kez yeltendiğim cihaz, Audioavm’nin distribütörlüğünü almasıyla beraber ülkemizden 1300$+KDV’ye temin edilebiliyor. Türkiye şartlarını düşündüğünüzde fiyatı bana göre makul seviyede. Gelelim Matrix firmasını tanımaya;

Matrix Uzakdoğu’da kurulmuş, kulaklık amfisi, dac, usb-spdif çevirici gibi dijital kategorilerde ürünler üreten bir firma. Ürünleri birkaç yıl öncesine kadar daha çok düşük bütçeli müşterilere hitap ediyordu fakat yaptıkları açılımlarla beraber artık daha üst segmentli ürünlerde de var olan, ürünler çıkartan firma haline dönüştü. Firma bu açılımıyla beraber çıkarttığı ürünlerde malzeme kalitesini olabildiğince üst seviyeye taşımaya çalışmış ve başarmış da diyebiliriz rahatlıkla.

Matrix X-Sabre’ye gelecek olursak;

Malzeme Kalitesi ve Teknik Özellikler:

Malzeme kalitesinden başlayalım;

Tek diyebileceğim şey fiyatı için çok iyi bir kaliteye sahip olması. Elimizdeki Alman malı Violectric ürünlerinin malzeme kalitesini çok iyi bulan bizler ön yargıyla Çin malı X-Sabre’nin çok iyi bir kaliteye sahip olamayacağını düşünüyorduk. İşin açıkçası bu konuda beğenme eşiğimiz de biraz yüksek. X-Sabre’yi elimize aldığımızda Alman malı Violectric’ten daha üstün olduğunu kabul etmek zorunda kaldık.




Adamlar kasayı tek parça şeklinde tasarlayıp devre kartları ve trafo gibi parçaları yerleştirmek için CNC tezgahında özel bölümler oluşturmuşlar. Malzeme kalitesi konusunda bu fiyatlara ülke sınırları içerisinde bulabileceğiniz en iyi, dünyada ise en iyilerden biri olduğunu düşünüyorum. 

Boyutları itibari ile çok yer kaplayacak bir cihaz değil fakat oldukça ağır(3.6kg). Bu ağırlığı üç ayak üstüne konumlandırmışlar ve cihazın ağırlık merkezi biraz daha arkaya doğru ayarlanmış. Bu ayarlamalar cihazın titreşimini minimuma indirmeye yönelik çalışmalar. 3 ayak üzerine yerleşen cihazın tek sıkıntısı bana göre arka köşelerden biraz bastırınca dac’ın ön tarafının havaya kalkması. Onun dışında bir eleştirim yok kasa yapısına.



Cihazın Rca ve Xlr çıkışları mevcut. Giriş/çıkışlar oldukça düzgün bir biçimde konumlandırılmış. Aralarına yeterli boşluklar koyulduğu için bir kablo ile uğraşırken diğer kablolara dokunup rahatsız etme durumu yok. Bu yazdığım size önemsiz gelebilir fakat arka yüzeyi iyi tasarlanmamış cihaz oldukça sıkıntı çıkartıyor. Örneğin April Music Eximus Dp-1 bu konuda iyi tasarlanmamış bir cihaz ve Xlr kabloları sökerken eliniz Rca birimleri arasına sıkışıyor ve canınızı acıtabiliyor. X-Sabre’de böyle bir sorunla karşılaşmıyorsunuz.

Eksiklik olarak görebileceğim şey optik girişin bulundurulmaması. Çok gerekli olmasa da zaman zaman benim işime yarıyor optik birim.



Ön yüzünde ise açma/kapama düğmesi ve coax-usb-aes girişlerinizi aktif etmenizi sağlayan anahtarlar mevcut. Ayrıca dinlediğiniz parçaların sinyal verilerinizi görmenizi sağlayan küçük beyaz ışıklar mevcut. Bu ışıklar gözü rahatsız etmiyor ve şık gözüküyorlar. Cihazın sade ve şık bir görüntüsü var.

Cihaz son zamanlarda ucuz veya pahalı her cihazın içine konulmaya başlanılan ESS Sabre 9018 chipsetini barındırıyor.  Bu chipseti kullanan dac’larla ilgilenirken dikkatli araştırma yapmak gerekiyor çünkü iyi tasarlanmamış bir ürün ciddi hayal kırıklıklarına yol açabilir. X-Sabre’nin iyi bir mühendislik örneği olduğunu söyleyebilirim. 

Matrix jitter sorununu çözebilmek adına kendi geliştirdiği bir sistemi bu chipset üzerine yerleştirmiş. Bu şekilde jitter sorununun önüne geçtiklerini iddia ediyorlar.

X-Sabre Dsd ve Dxd formatları dahil birçok formatı çözebiliyor. Son zamanlarda bir hayli yayılmaya başladı Dsd-Dxd formatını destekleyen dac’lar. Dsd kayıtlarda çok fazla seçenek yok ama olanlar arasından dinlediklerimde kaliteyi oldukça üst noktalara çıkarttığını düşünüyorum. Bu konu ilerleyen zamanda detaylıca konuşulacaktır forumda. Yeni bir dac alanlara dsd çalmasına özen göstermelerini tavsiye ederim. Ayrıca Dsd formatlı dosyaları nasil çalabileceğinizi anlatan Boğaç'ın rehber yazısıda mutlaka işinize yariyacaktır diye dusunuyorum. 
http://www.techno-fi.net/forum/index.php?topic=8577.0


Şimdi gelelim kullanılan girişlere;

Firmalar son zamanlarda dsd kayıtlarından dolayı bir nevi zorunluluktan dolayı usb girişlerine özen göstermek zorunda kalıyorlar. Matrix’te bu birime ayrıca özen gösteren firmalardan. X-Sabre en iyi, en doğal performansını usb biriminde ortaya koyuyor. Kesinlikle kaliteli bir usb kablo ile kullanmanızı öneririm. Sonuçlar hoşunuza gidecektir diye düşünüyorum. 

Coax birimini usb’ye göre tercih etmedim ben. Bu birimde iyi ve kaliteli bir sunuma sahip fakat bana göre usb gerek doğallık gerekse enstrüman ayırımı noktasında daha başarılı. 

Aes girişini kullanabileceğim bir cihazım ürün bizde olduğunda olmadığından deneme fırsatım olmadı maalesef. O yüzden yorumda bulunamayacağım.

Gelelim çıkışlara. Yulong Da8’de kullanılan Rca ve Xlr çıkışları farklı ses tonlamalarına sahipti. X-Sabre’de ben böyle bir fark göremedim. Ama çıkışların güçleri farklı. Rca çıkışı birçok dac’ın ortalama ses çıkışı ile aynı güce sahipken Xlr çıkışı hem kendi Rca çıkışına göre hem de piyasada birçok rakibinin Xlr çıkışlarına göre bariz daha güçlü. Birçok firma Xlr çıkışlarında 4-4.8 Vrs gücü sağlarken X-Sabre 6.8 Vrs ile oldukça güçlü bir çıkış sağlıyor.

Sonuç olarak girişlerden ben kesinlikle usb birimini, çıkışlardan da gücü dolayısı ile Xlr seçeneğini tercih ederim.

Ses:

Matrix X-Sabre’yi sunum açısından tanımlayacak olursam müzikal ve detaylı derim. Ürünü tasarlayanlar ses imzası olarak ne analitik yapının verdiği rahatsızlığı ne de sıcak yapının verdiği yavaşlığı, bas dağılmasını istemişler. Dengeli bir sunuma göre biraz daha müzikaliteden yana olan ses imzasına sahip. İşin açıkçası firmalar bu fiyatlarda ürünler çıkartırken ya detaya önem verip müzikalliği es geçiyor ya da müzikalliği verip detayı ve hızı es geçiyor. X-Sabre bunları birleştirip belli bir kalitenin içerisinde sunmayı başarmış.

Bas:

Miktar olarak baskınlığı yok diyebilirim, sahnede diğer frekansların üzerini örtmüyor. Bas frekanslar arasında midbas bölümü dikkat çekiyor. İşin açıkçası bu şekilde sunumu olan ürünlerde özellikle de bu fiyat seviyelerinde midbas bölümü geride değilse genelde sesin üzerine hakim olma durumu yaşanıyor. X-Sabre bu olayı büyük oranda yaşatmamayı başarıyor ve bence bu büyük bir artı. Nadir de olsa kullandığım kulaklık yapısı ile de bağlantılı olarak bu tür sıkıntı yaşadım fakat dediğim gibi kayıt kalitesi ve kulaklık yapısı ile de bağlantılı bir durumdu. Eğer ki sisteminizdeki bileşenlerde midbas önde ise burada gereksiz bir kambur ortaya çıkabilir.

Derinlere inme konusunda da oldukça iyi X-Sabre. Daha iyilerini duydum fakat kesinlikle sırıtmayacak, kendisinden daha pahalı cihazlara kafa tutabilecek kadar iyi.

Sahne konumlaması olarak arkada ve ayrık bir biçimde kendi görevini başarı ile yerine getiriyor. 

Toplayacak olursam çözünürlük ve detay iyi seviyede. Sunum içerisinde diğer frekansları ezmiyor. Kullananları memnun edecektir. Baskafa olarak tabir ettiklerimiz veya midbas’ı fazla çekinik sevenler hariç.



Mid:

Sahneye başarılı bir şekilde yayılıyor enstrümanlar. Çıkan detayları kendi sunumu içerisinde başarılı bir şekilde kulağınıza ulaştırıyor. Enstrümanların önünde bir perde yok fakat bir miktar renklendirme mevcut. Çözünürlük ve detay olarak diğer frekanslarda olduğu gibi oldukça başarılı.

Vokal performansı olarak da başarılı buldum. Ne vokalin duygusunu es geçiyor ne de detayını. Açıkçası bu durumu birçok dac başaramıyor. Konumlandırma olarak sizle arasına belli bir mesafe koyuyor. Sahnenin ne en ön koltuklarından dinliyorsunuz vokali ne de en arkalardan. Vokalden bahsederken sibilance’a değinmemek olmaz. X-Sabre kayıtta var ise bu durumu net olarak gösteriyor fakat kendiliğinden böyle bir sorun çıkartmıyor. 

Bu frekansların eleştiri noktası bana göre doğallığı. Belli ki firma mühendisleri burada enstrüman ayrımı, hızı, konumlandırmasına öncelik vermişler. Mid frekanslarda bir miktar renklenme mevcut. Renklenme yapmalarını eleştirsem de rengini çok iyi tutturduklarını söylemeliyim:) Buradaki ayarları sayesinde cihaz ne fazla sıcaklığın verdiği yayvanlığa, yavaşlığa sahip ne de analitik tarafın verdiği gıcıklığa, sivriliğe sahip. Biraz daha müzikal tarafa yakın fakat hızından ve detayından kaybetmeyen bir sunuma sahip. Doğallık konusunda Yulong DA8 ile karşılaştırmasında değineceğim tekrar.

Tiz:

Yumuşak ve biraz uzatan bir yapıda diyebilirim. Tizlerin uzaması birçok kişiyi genelde rahatsız eder ki bende bunlardan biriyim. Ancak Matrix mühendisleri bu konuda iyi bir ayar ve renk tutturmuş. Uzamayı durdukları yer genel için oldukça makul bir nokta ve yumuşak sunumu mevcut. Bu yapının kolay kolay rahatsız etmeyeceğini hatta getirdiği detay hissiyatından dolayı memnun edeceğini düşünüyorum.

Detay ve çözünürlüğünü oldukça başarılı buldum. Müziği yumuşak bir sunumla kulağınıza ulaştırırken detayları da oldukça başarılı bir şekilde yansıtması en büyük avantajı.
  
Sahne:

Matrix’in en başarılı olduğu alan diyebilirim rahatlıkla. Gerek yatay gerek dikey düzlemde gerçekten oldukça geniş bir yapısı var. Bu geniş sahne içerisinde aynı zamanda vokallerinde öne yaslı olmamasından kaynaklı rahat bir sunum gerçekleştiriyor. Sahne konusunda dinlediğim rakiplerinden daha üstün bana göre. Enstrüman ayrımı oldukça tatminkar, birbirine karışmadan kendi alanları içerisinde başarılı bir şekilde çalıyor fakat bu geniş sahne de daha iyisi olabilirmiş(insanoğlu doyumsuzdur). 



Sonuç olarak X-Sabre enstrüman ayrımı, sahne başarımı, çözünürlük, detay gibi konularda kullanıcıları oldukça tatmin edecek bir ürün. Bana göre belirgin kusuru doğallıktan ödün vermesi.Sunduğu tını doğru olmasa da birçok kişinin doğruya tercih edeceği bir yapıya sahip. 

Genel olarak cihazın en büyük avantajını ise her işe belli bir seviyenin üzerinde yapması olarak düşünüyorum. Bası tizi midi konumlandırması vs. en iyisi diyemem fakat her işi belli bir kalitenin üzerinde yapıyor ve kendini sorgulatmıyor. 

Bu ürünün ülke sınırları içerisinde satılmasının benim açımdan anlamı büyük. Çünkü piyasa hareketlerine baktığım zaman genelde F/P olarak görülen ürünler satılmıyor. Birde üzerlerine bizim ülkemiz satıcılarının fiyat politikası eklenince ortaya ilginç rakamlar çıkıyor bana göre. X-Sabre yurtdışında beğenilen bir dac’tı ve ülkemizde görece makul bir fiyatla satılması oldukça güzel bir durum. 

Karşılaştırmalar:

Violectric V800:

Totalde kalite olarak çok farklı değiller ancak sunum olarak farklılar. V800 biraz analitik bir yapıda müziği size sunarken X-Sabre daha müzikal bir yapıda sunuyor. Tabi bu yapıların belli avantajı ve dezavantajları oluyor. V800 ile kötü kayıt dinlediğiniz zaman kaydın kusurlarını hemen yüzünüze vururken X-Sabre bu noktalardan daha dinlenilebilir şekilde geçiriyor. Bunu yaparken de detaydan kaybetmemesi büyük avantaj. İyi kayıtlarda ise V800 kendini dizginleyen iplerinden kurtuluyor ve performansını ciddi şekilde artırıyor. X-Sabre de iyi kayda oldukça iyi tepkiler veriyor. 

Sahne anlamında yatay düzlemde her ikisi de benzer genişlikte ve oldukça tatmin edici, derinlemesine sahnede ise yukarıda belirttiğim gibi X-Sabre daha başarılı gerçekten. Bu fiyata bu sahne oldukça başarılı bana göre. Kafada oluşturma durumu kayıt kalitesi ile bağlantılı. V800 iyi kayıtta yabancıların imaging dedikleri olay net şekilde daha başarılı. 

Sonuç olarak her ikisi de oldukça başarılı ürünler. Matrix daha “all rounder” diyebileceğim bir sunumu var. İyi kayıtlarda ise V800’ü dinlemek ayrı bir zevk.



Yulong DA8:

Head-fi’da oldukça karşılaştırma soruları olan cihazlar. Yan yana uzun denemelerde birbirlerine üstük kurdukları alanlar oldu. 

Sahne konusunda hem yatay hem derinlemesine olan sahne başarısı X-Sabre’den yana. X-Sabre’nin bas sunumu midbas’a daha yakınken Yulong’da tam da bu kısım miktar olarak geride yer alıyor. Totalde Matrix’in bası miktar olarak daha fazla iken Yulong biraz daha derinlere inmeyi başarıyor. Tizlerde Yulong daha doğal bir sunuma sahip. X-Sabre biraz daha enerjik fakat kesinlikle yoran bir yapıda değil. 

Vokal sunumunda Yulong çok fazla olmamakla beraber bir miktar öne yaslı, X-Sabre ise biraz daha geride sunuyor. Bu sunum konusunda V800 arkaya yaslı, Yulong Da8 bir miktar öne yaslı, X-Sabre ise ortalarında bir konumlandırma yapıyor. En çok hoşuma giden bu konuda X-Sabre oldu fakat diğerleri de gerçekten kendi karakterlerini oldukça rahat bir sunum içerisinde sunuyorlar.

Yulong'un üstün olduğu nokta doğallığı. Frekanslarda çok fazla renklenmeye yer vermemişler. Özellikle midlerde bu özelliği ile bana göre öne çıkıyor. Enstrüman ayrımı noktasında her ikisi de tatmin edici şekilde başarılı.

Kısacası gerçekten her iki cihaz da oldukça başarılı. Sunumlarından kaynaklı farklılıklar var. Benim ise kesin başarı gördüğüm hususlar Yulong DA8’in daha doğal bir sunuma sahip olması ve X-Sabre’nin hem yatay hem dikey olarak sahne konusunda daha geniş ve başarılı bir yapıda olması. Bunlar dışındaki özellikler sunum ile alakalı. Ben kişisel beğenilerime göre Yulong’u tercih ederim.

               

En Son forum aktiviteleri

Fotograf Galerisi