Hata
  • Besleme bilgisi yüklenirken hata oluştu

Akg K242 HD Kafaüstü Kulaklık İncelemesi

 

Taşınabilir müzik çalarların ve çok fonksiyonlu telefonların hayatımızı işgal etmesi, zannediyorum son beş yılda en çok aksesuar ve kulaklık üreticilerini sevindirdi. Bu fırsatla birlikte yükselen talepten en çok payını alan, daha çok imaj ve fiyat avantajı sunan ürünler oldu. Herkes değilse bile çoğu kullanıcı ses kalitesini bir yana bırakmış ya da ikinci plana atmış durumda. Kafamızın üzerinde, sokakta bizi havalı gösteren dışı büyük içi küçük ürünler, salgının görünen yüzü oldu.

Benim ilk kafa üstü kulaklığım AKG K601 olmuştu. Ses olarak beni tam olarak tatmin etmesi yanında vintage görüntüsü de kalbimi çalan bir başka unsurdu. Bu bileşenler, beni uzun zaman bu kulaklığı dinlemeye, devamında K501 almaya kadar götürdü. Not olarak eklemeliyim ki , K601 caz, vokal ve rock için biçilmiş kaftanken, K501 senfonik müzikleri olağanüstü gerçekçilikte aktaran bir başka AKG eseri. Bu iki kulaklıkta birçok AKG kulaklığı gibi sıra dışı bir doğallık, fiyatlarının çok üzerinde bir gerçeklik hissi yakalamıştım. Bu hobinin meraklıları arasında geçen sohbetlerde bir AKG imzasından söz ediliyorsa, ima edilen büyük ölçüde bu doğallık ve gerçeklik hissiyatıdır.

Markanın bende bıraktığı etki ile özellikle giriş seviyesi kapalı ve yarı açık hi-fi kulaklıklarını merak etmemle gözümü K242HD ve K272HD ürünlerine diktim. Referans ürünlerindeki başarımı, bu seviyede nasıl icra ettikleri, merakımın ve bu incelmenin konusu oldu.

YAPISAL ÖZELLİKLER
Uzun süre için olsun, çok kısa olsun, kafamın üzerinden ellinin üzerinde kulaklık geçmiştir. Bir kulaklığı görüp, tutkuyla kafama geçirirken ilk dikkat ettiğim şey rahatlığı ya da yapısal özellikleri olmasa da, bir AKG yi diğer kulaklıklardan ayıran konfora ilişkin, bariz bir ayrım gözümden kaçmamıştır. Birkaç bin liralık kulaklıklarda bile olmayan, rahatlık hissi. Saatlerce dinlememe rağmen en ufak bir rahatsızlık yaratmayan özel AKG tasarımı. Kulaklarımın dayanabileceğinden daha fazla süre kafamın dayanabildiği bir tasarım desem anlaşılır zannediyorum. Referans serisindeki malzeme kalitesi, sağlamlık hissi tam olarak K242 HD’de olmasa da, konfor ve kullanışlılık aynen uygulanmış. Kafa bantı referans serilerinde deriden yapılırken, burada suni malzeme seçimi söz konusu. Taç yapının konforunu sağlayan ama en zayıf da yanını oluşturan salıncak lastikleri de tekrarlanan unsurlardan. Kulaklığın görüntüsü ise bir AKG klasiği olan Sextet’e benziyor- ki bu görüntünün, tüm kulaklıklar içinde ayrı bir yeri olduğunu düşünüyorum. Yine kadife pedler akustik ve konfor avantajını taşırken, bunaltıcı yaz günlerinde insanı bunalıma sevk ediyor. 3 metreyi aşkın kablosu taşınabilir kullanımında zorluklar yaratsa da hane içi kullanımlarda avantaja dönüşebiliyor.

SESE İLİŞKİN 
Klasik AKG K Referans sesiyle Sennheiser HD650 koyuluğunun karışımı desem zannediyorum çoğumuzda bir fikir oluşur. Detaydaki farklılıklarını sıralarsam, özellikle tüketici tercihleriyle ilgili, üretimin arkasında yatan fikirler açığa çıkacaktır. Belli sayıda üretilen bazı sofistike ürünler dışında kalan, özellikle bu giriş seviyesindeki ürünlerde, genel kullanıcının hedef alındığını gözlemliyorum. K serisinin referans kulaklıkları aksine bu kulaklığın tonal denge hedeflediğini söylemek zor olsa da bu kulaklık için akustik müzikle iyi gidiyor dememi sağlayacak bir orta bant başarımı söz konusu. Bas departmanı diğer departmanlara oranla önde ve boomy yapıda. Mid-bas departmanı bir parça daha geride ve kick tarzı darbeli vuruşlarda zayıf kalıyor ki bu da kulaklığı heavy metal ve türevleri gibi kicklerin anlamlı olduğu müzik türleri için tercih etmeyi zorlaştırıyor. Ancak, bir caz davulu için hiç de fena sayılmayacak bir sunumu var. Alto vuruşlarını yerli yerinde veriyor. Yine orta bandı ilgilendiren, vokal ve solist enstrümanları tüm departmanlar içerisinde en başarılı şekilde veriyor. Sahnesi bu orta bant odaklanması yüzünden hafif önde doğru, fiyatına göre de hatırı sayılır bir netlik ve temizlikte. AKG dinleyicisini bu noktada şaşırtan/memnun etmeyen tek hususun hafif kapalı/örtülü orta bant sunumundan bahsedilebilir. Orta-üst frekansları da bu örtüden nasibini alıyor ve hacmen az bir sunumla geliyor. Sibilance gibi bir defo hiç yok ve sakin, pürüzsüz bir sunum, karanlık bir arkaplan söz konusu. Tizleri ise lambalı tadında. Tatlı ve yuvarlak.

SES Ö-ZET
Ses konusunda bir özet geçersem, akustik müzikte , diğer tüm türler içinde en iyisini sunduğunu, genel dinleyiciyi de memnun eden bir performans sergilediğini, ses rengi için lambalı tadında bir sunum sergilediğini, bu sunumun olağan üstü doğal bir ses ürettiği, basların bir parça önde ve boomy yapıda olduğunu ve üst midlerin geride kaldığını, sahnesinin derinlemesine değil ama enlemesine geniş olduğunu ve yapısal özellikleri düşünüldüğünde sıra dışı bir enstrüman ayrımı sunduğunu, karanlık/örtülü yapısının pürüzsüzlük ve eforsuz bir dinleti sağladığını, bu sayede uzun saatler dinleme imkanı verdiğini, söyleyebilirim.


SES EKSİ-LER

Ben fiyatını düşündüğümde negatif bir unsur tespit edemedim ancak diğer yönlerini düşündüğümde daha geride kalan ve vasat olarak niteleyebileceğim özellikleri şu şekilde: Çözünürlüğü ve saydamlığı bu noktada geride kalan en önemli kriterlerden. Hızı, pürüzsüzlüğü, doğallığı ve enstrüman ayrımı ne derece başarılıysa, çözünürlük ve saydamlıkta o derece vasat. Yine baslı ve karanlık yapısı düşünüldüğünde dinamik kontrast konusunda zafiyet yaşıyor. Senfonik müziklerdeki ani iniş ve çıkışları hakkıyla veremiyor. Uzun süre dinleti keyfi veren bu kulaklığın kategorik olarak bu sonucu vermesi zaten kaçınılmazdı. Bunu 3 kat fiyatlı HD650 de başaramıyor zaten.

EKİPMAN UYUMU

Ekipman uyumunun hedeflenen sese en çok etki eden unsur olduğunu söylemeliyim. Öncelikle bu 32ohmluk kulaklık denediğim hemen her taşınabilir çalarla sorunsuz çalıştı. İronik olan ise, bu kulaklığın talep ettiğinden çok etmediği güç faktörü olduğunu söylemeliyim. Kulaklık kesinlikle güç istemiyor, hatta reddediyor. Hifiman HM-602’yi high gain konumunda çalıştırdığımda, sunumdaki bas miktarı o derece artıyor ki, benim açımdan dinlenemez noktaya geliyor. Belki bas kafalar mutlu olabilir diyeceğim ancak bu miktar artışı yanında kontrolsüzlük ve basların yayvanlaşmasıyla birlikte geldiğinden, onlara da sorun yaratabilir. Ancak low gain ayarında, her şey yerli yerinde frekansların birbirini örtmek için yarışmadığı bir sonuçla karşılaşıyorsunuz. Yine kulaklığın karakteristik yapısını dengelemek için analitik kaynaklarla kullanmanın en dengeli sonucu ürettiğini söyleyebilirim. Headroom Micro Dac’a kulaklığı doğrudan bağladığımda K601 vari bir sunum aldığımı söylersem, kulaklığın hem kaliteye hem de analitik ses rengine ne derece ihtiyaç duyduğunun güzel bir kanıtı olur.Elimdeki DAP’lardan IPOD 5,5 ile en iyi taşınabilir eşleşmesini sağladı. Bu analog sonucu sevenler zannediyorum ki, bir sonraki seçimi için +1000TL bandını geçmek zorunda hissedecektir.  Yine denememekle birlikte, +1000TL üzeri için, Colorfly C4’le süper uyumlu bir birliktelik yaşayacağını hissediyorum.

SON-UÇ
Bu kulaklık kimin için yapılmıştır? Ne hedeflenmiştir?  Sanırım, kafa üstü modellere giriş yapan dinleyici için yapılmıştır. Hedeflenen de AKG’nin natürel ses imzasıyla dinleyiciyi markaya bağlamak, olmalı. Ben bu zehri ilk olarak K601’le almış, sonrada iflah olmamıştım. Hatırı sayılır miktarda kulaklık dinlememe rağmen , K serisinde yaşadığım doğallık hissini yaşatan başka bir marka/model gün itibariyle olmadığını düşünüldüğünde, tahmin edin siz durumun vahametini . 150usd fiyatı göz önünde bulundurulduğunda, K242HD için bir performans ürünüdür diyebiliyorum. Senn tarfındaki rakibi HD595/598 olabilir ancak K242HD hem fiyat hem de ses kalitesinde rakibine üstünlük sağlamış durumda. Yine natürel reprodüksiyon becerisi ve enstrüman ayrımı bu sınıfta anlamlı bir seçenek oluşturuyor. Piyano, gitar, saksafon, bas, perküsyonlar ve özellikle erkek vokallerde sınıfına göre oldukça başarılı. Hafif V şekilli frekans dizilimine rağmen, bunun V olduğunu anlamak için bayağı kendini dinlettiriyor, bu da AKG ses imzasının temelinde yatan "doğallık" faktörünü akıllara getiriyor. Hani basları o denli uzamasa, çözünürlüğü daha yüksek olsa biraz da sahne derinliğiyle K601 den aşağı kalmayacak derdim. Tabii K601 sürmeyi başarabilirseniz.

DUYGU

“150 dolara bedava”, bu kulaklığın bana yaşattığı en belirgin duygu oldu :)



 

               

En Son forum aktiviteleri

Fotograf Galerisi