Hata
  • Besleme bilgisi yüklenirken hata oluştu

Audio Technica CK10 İncelemesi

Bu ilk kulaklık incelemem olacak, aynı zamanda foruma bu manadaki ilk katkım…

Uzun zamandır aklımda olan, ancak aynı fiyat aralığındaki rakipleriyle kafamın karışmasından ötürü tercihimin zaman aldığı Audio Technica Ck10’u edinmiş bulunmaktayım. Öncesinde yine Audio Technica’nın (bundan sonra AT diye bahsedilecektir) Cks70 isimli kulakiçi kulaklığını (IEM) 1 sene kadar kullanmıştım. Daha sonrasında Hasan(MuttFTS.)’ın ve Ömer abinin (thetrooper00) katkılarıyla oldukça fazla sayıda IEM deneme şansı elde ettim. Buradan onlara özel teşekkürlerimi gönderiyorum, her ne kadar bu bir Oscar töreni olmasa da  :p

İnceleme biraz uzunca olacak; o yüzden çabuk sıkılacak ve önceliği ses kalitesi olan arkadaşlara buradan direkt “Ses kalitesi” başlığına atlamalarını tavsiye ediyorum; zannımca arada kaybedecekleri pek bir şey olmayacak.

Paketleme ve İçerik:

Her zamanki gibi AT’nin artık az biraz değil, oldukça cimri olduğunu kanıtlar nitelikte bir paketlemeye ve paket içeriğine sahip Ck10. Kutu ufak, şeffaf, sert plastikten yapılmış. Kutudan ise yalnızca üç farklı boyutta (S-M-L) standart silikon uç ve ne çok iyi ne de çok kötü diyebileceğim ufak bir “hard-case” taşıma çantası çıkıyor; ve tabi Ck10…




Yapım Kalitesi:

Yine her zamanki gibi AT farkını ortaya koymuş. Nasıl içerikte zayıflar ise yapım kalitesinde de bir o kadar iyiler. Kablonun dış yüzeyi daha çok kauçuk hissiyatı veren plastik-kauçuk karışımı bir maddeyle kaplı. Jack girişi I şeklinde ve jacktan itibaren sağ ve sol kulaklara giden sürücülere kadar kablolar ayrı ayrı yapılandırılmış, yani yekpare bir kablo yok. Tabi belli bir noktadan sonra ikiye ayrılıyor ve ikiye ayıran plastik (Y-split) de sağlam gözüküyor. Kablonun sürücüye giriş kısmında ufak bir esneme payı bırakmışlar ve kulak üzerinden giyilen bir kulaklık için iyi de etmişler. Sürücülerin ise dış yüzeyi parlak koyu yeşil ve bu alanın üzerine marka adı güzel bir şekilde yazılmış. İç yüzeyi kablo gibi sert plastik ve kauçuk karışımı…

Kablo uzunluğu tahminim 1,2 m civarında ve bence yeterli bir miktar. Yine de boyu 1,90 m civarında olan birisi için kulaklığı sırtından pantolon cebine doğru sarkıttığında ucu ucuna yetebilir.

Ha bir de, kulak üzerinden takılı şekilde kullandığınızda ensenizde sabitlemeniz için ucuz yollu basit bir plastik boru koymuşlar… Olmamış be AT… ;D




İzolasyon, Mikrofonik Etki ve Konfor:

Normalde orta boy silikon uçların bana uyduğunu düşünerek onlarla başladım. Ama kulağıma takmamla birlikte ne “duyayım”! Acayip analitik ve bir o kadar da cılız bir ses… Eyvah dedim, ben bu kadar parayı bu kulaklığa vermiş olamam. Sonra büyük silikon ve Earplugz uçları (bir nevi sert köpük) takarak denediğimde hem kulaklık hem de ses oturdu. İzolasyon bir kanal içi kulaklık (ER4, SA6 gibi) kadar olmasa da oldukça iyi seviyede; örneğin bir Cks90’dan iyi, Ortofon veya Monster Turbine Pro serisi ile eşdeğerde – hatırladığım kadarıyla.

Hasan sağolsun, Sony Hybrid uçlarını bana verdi. En iyi sesi bu uçlarla alabiliyorum. Bu noktada AT’nin yeni çıkardığı köpük uçları da merak etmeden yapamıyorum. Ömer abime selam olsun tekrar… :)

Kulak üzerinden giyilip de güzelce sabitlenirse ve kablo boşlukta sallanıp tişörtünüze, sırtınıza, pantolonunuza her adımınızda çarpmazsa mikrofonik etki sıfır diyebilirim. Ama ne zamanki sırtınızdan gelen kabloyu tam manasıyla sabitleyemediniz, işte o zaman attığınız her adımda ufak çaplı bir Ramazan topu patlaması yaşıyorsunuz, ki hiç de iç açıcı bir şey değil. Düz de takılabiliyor bu arada, ama dışarıdayken denemedim; yine de az önce söylediklerimden farklı bir durumla karşılaşacağımı zannetmiyorum. 

Hangi türlü takarsanız takın, o ufacık sürücüler kulağınızın kıkırdak kısımlı yuvasına rahatça yerleşiyor ve neredeyse kendilerini unutturuyorlar. Oldukça rahat ve saatlerce kullanımda sıkıntı yaratmayacak bir konfora sahipler.

Şimdi geldik ses kalitesine… Eğer bas-kafa diye addedilen gruptan iseniz “köprüden önce son çıkış”. Böylesi uzun bir incelemenin sonunda hüsrana uğramayın.  :)




Ses Kalitesi:

Doğru ucu bulduktan sonra ilk kulağa takışınız, favori/test şarkınızı çalmaya başlamanız ve Ck10’un sesi size sunuşu… O da nesi?! Bu tamamen TİZ!!! Evet, kesinlikle başka tarifi yok; bu kulaklık sadece tiz veriyor........ zannediyorsunuz ilk başta. Sonradan kulağınız alışmaya başlıyor, algılarınız ona göre pozisyon alıyor ve sesi tekrar yorumlamaya başlıyorsunuz kendinizce.

Tiz performansı: Tizler kesinlikle ön planda ve bu öyle bir tiz performansı ki, üst uçta/frekanslarda sonu olmayan, sınırsız bir açıkla karşı karşıya olduğunuzu düşündürtüyor. Sanki sesler nereye kadar incelirse incelsin, bilmem kaç bin Khz’e çıkarsa çıksın, Ck10’un bunu yansıtmakta hiç sorun yaşamayacağını düşünüyorsunuz ve keza öyle de oluyor. Adeta havadar, nefes alan bir ses yapısı içerisindesiniz. Basıklık hissine kesinlikle kapılmıyorsunuz. Monster Turbine Pro Gold’un ve Ortofon E-Q7’nin de tiz performansı da oldukça temiz, net ve detaylı idi. Keza Ck10 da öyle. Başlarda büyük silikon uçlar ile kullanırken tizlerin biraz da agresif olduğunu düşünüyordum; hatta öyle ki bu agresifliğin “neredeyse” sesleri yanlış vermesine sebep olduğunu düşünmeye başlayacaktım. Ancak dinledikçe artık kulak alışkanlığı mı dersiniz, armatür sürücülü olsa da hafif bir burn-in sürecinden geçmesi mi dersiniz bilemem ama artık oldukça yumuşak ve ipeksi gelmeye başladı. Bu olayda Sony Hybrid uçların etkisini de göz ardı etmemek gerek. Yalnız Ck10 yukarıda saydığım kulaklıkların sahip olmadığı ışıltıya, parıldayan tizlere sahip. İşte benim tercih sebeplerimden bir tanesi. Tam da istediğim gibi ve bu anlamda diğerlerinden bir adım önde.

Buraya kadar saydığım sebeplerden ötürü, sahnesinin ve enstrüman ayrımının da muhteşem olduğunu düşünüyorum. Tane tane tüm sesleri duyabiliyorsunuz. Çünkü sahne alabildiğine geniş… Burada sahneden kastım şu; sanki enstrümanlar enlemesine sonsuz bir doğru üzerinde dizilmişler gibi. Derinlik noktasında çok fazla derin olduğunu söyleyemem, en basitinden bir Cks70’te daha derin gibiydi (Sanki?? Yoksa izolasyon, sahne derinliğiyle ters orantılı mı? :) ). Yine seslere karşı belli bir mesafede olduğunuzu hissettiriyor tabi ki. Ama kabaca tarif etmek gerekirse biraz yayvan bir hilale benzediğini söyleyebilirim. Detaylar ise kesinlikle muhteşem. O “tiz açıklığı”ndan ötürü detayının yukarıda saydığım kulaklıklara göre daha fazla olduğunu düşünüyorum. Earsonics SM3 veya Westone W3 dinlemediğimden ötürü, bunlarla ilgili yorum/kıyas yapamıyorum malesef. Ancak şunu da çok net söyleyebilirim ki, zil seslerini AT firması dışında bu kadar iyi yansıtabilen kulaklıklar üreten bir firma daha görmedim. Zil sesleri ancak bu kadar canlı ve gerçekçi olabilirdi herhalde. Kafaüstü modeli AD900’de bu olay böyleydi, Ck10’da öyle… Adeta zillerin her bir parçasının birbirine çarpışındaki sürtünmeyi hisseder gibi oluyorsunuz. Hayret ve hayranlık verici…

Tamam, tizler iyi hoş da sen sibilance’tan haber ver diyen arkadaşlar olabilir, hemen açıklayayım. (Bilmeyen arkadaşlar için kısacık tanım: Şarkılardaki ş, ç, s gibi harflerin kulağı tırmalarcasına ufak patlamalar yapması); o muhteşem tiz performansı ile sibilance uçurumu arasında incecik bir çizgi var. Yine de bu durum önce müzik çalarınızın, sonra da dinlediğiniz albümün kayıt kalitesine bağlı. Eğer düzgün aletlerle, iyi iş çıkarılmış albüm kayıtları dinliyorsanız bu konuda hiç şüpheniz olmasın: Bu kulaklıkta sibilance YOK. Başlarda bundan dolayı korkularım vardı; çünkü Cowon S9’u flat durumda yalnızca BBE+ ayarları açıkken, Tarkan’ın son albümünü FLAC halinde dinliyordum ve kulaklarımı fena halde tırmalıyordu. Ama şimdi iPod Video 5G + FiiO E1 ile dinleyince sanki sibilance diye bir şey kalmadı, tabi tiz performansından hiçbir şey kaybetmeden… :wink Diğer dinlediğim hiçbir yerli-yabancı albümde bu sorunla karşılaşmadım, o yüzden bu albümü temel alarak örnek verme ihtiyacı hissettim.

Mid Performansı:

Tek cümle ile özetleyecek olursak; klasik AT midleri. Alt seviye-üst seviye, kafaüstü-kulakiçi, fark etmez. Eğer ömrünüzün bir kesitinde AT marka kulaklığa sahip olduysanız, ne dediğimi anlarsınız kesinlikle. Bas ağırlıklı Cks serilerinde, basların tizleri törpülediğinden yakınır dururdum, pek çoğunuz bana katılır zannedersem. Ama midler her zaman için orada dururdu, ne geride kalırdı ne de ön plana çıkardı. Sizi bilmem ama bence tam karardı. Hele şimdi güzel bir tiz performansı ile birleşince daha da bir hoş geliyor kulağa. Eğer ki Ck10’un frekans-tepki grafiğine bakarsanız “upper-mid (mid’den tize geçiş)” aralığının bir kambur gibi şişmiş olduğunu görürsünüz. Bu da yine yukarıda belirttiğim gibi sesleri daha detaylı verebileceğinin habercisi, keza öyle de yapıyor. Ve tahminim yine bu sebeple ki kulağıma kadın vokaller, erkek vokallerden daha hoş geliyor. Hatta mid ve tiz karışımı böyle olunca bu performans, Ck10’u dünyadaki “universal IEM”ler içinde rahatlıkla başat oyunculardan biri yapıyor.

Her ne kadar Ck10’un midlerini önde veya geride diye tanımlamasam da Ortofon E-Q7’nin eline bu anlamda su dökecek ne kadar kulaklık vardır, bilemiyorum. Kulağınız alıştığında, hafiften önde olan midleriyle E-Q7 sizi kendinizden geçirebilir. Hele ki enstrümantal parçalar ağırlıklı bir parça listeniz var ise… :) Yine tür olarak kıyaslamaya devam edersek, örneğin “vocal trance”te kadın bir vokal eşliğinde elektronik müziğin yansıması Ck10’un sahne ve boşluk hissiyatıyla birleştiğinde inanılmaz keyif veriyor.

Ck10’u  zil dışında sesini yansıtmakta çok başarılı bulduğum bir başka enstrüman ise gitar. Özellikle klasik gitar seslerini tane tane, penanın yaylar üzerinde gezdiğini hissettirircesine vermesi inanılmaz. Keza elektro gitar için de bundan iyisi herhalde çok az vardır. Pop, rock, metal ve benzeri türlere kısa da olsa bas performansı başlığı altında değineceğim.

Bas Performansı:

Bildiğiniz armatür sürücülerin ürettiği bas tipi. :) Eğer dinamik sürücülü bir kulaklığa sahipseniz (yahut tek armatür sürücü olsa da Ortofon E-Q7’nin ürettiği bas MİKTARINI, size yetebilecek ideal seviye bas miktarı olarak addediyorsanız) Ck10’un bas miktarı size kesinlikle az gelecektir. “Equalizer’ı kurcalar, bu sorunu aşarım” derseniz ayrı tabi. Ama hatırlatırım ki, bu denemeler flat ayarlar ile yapıldı. Eğer sesini duyduğum kulaklıklar arasında miktar olarak kabaca bir sıralama yapmak gerekirse:

RE252 = AT Ckm70 < Ck10 = SA6 < Vsonic R04 Pro < Ortofon E-Q7 < MTPG = AT Cks90 = Senn. IE8

(SM3 ve W3’ü de bu sıralamaya yerleştirebilme noktasında yardımlarınıza açığım.)

Miktar olarak böyle, peki kalite olarak nasıl? Bence oldukça yeterli seviyede. O azıcık miktarın içinde “elinden geldiğince” derine inebiliyor; basların uzadığı yerde sürücüler de sesleri yeterince uzatarak veriyor bence. Derine inmekten kastım, bas kompozisyonu oldukça iyi (derdimi anlatabildim mi, bilmiyorum). Bundan öte alt frekansları kesinlikle DOĞRU yansıtıyor. Ne ise aynen o… Ama dediğim gibi, bana normal ve yeterli gelen bu miktar, size az gelebilir. Cks70’ten beri benim kafam şişmişti, hevesimi de aldım zaten; artık birazcık bas gördüğümde hemen kaçıyorum. :D Bu arada baslar kesinlikle ayrıksı gelmiyor, kulaklığın geneli zaten oldukça müzikal. “Mid-bas şişkinliği”nden ise eser yok.

Rock-metal tarzı için genelleme yapacak olursak… Davulları ayrı bir şekilde seçebiliyorsunuz, bateriden gelen sesler oldukça başarılı. Belki bas gitarlar sizin miktar tercihinize bağlı olarak tatmin etmeyebilir ama elektro gitarın sesini duyduğunuzda bu tatminsizliğin üzerine bir çizgi çekebilirsiniz.

Pop müzik dinleyicisi iseniz arabanızdaki setin subwoofer’ının vurduğu bası unutun bir kere. Basit olarak diyeyim ki, “V-tipi”nde bir kulaklık değil. Bu kulaklıkla ben pop dinlerken de zevk alıyorum, ama burada tercihler öncelikli kesinlikle. Yine de dürüstçe ifade etmek gerekirse, Ck10’un en iyi gittiği türün pop müzik olmadığı aşikar.  ::)





Genel olarak toparlamak gerekirse, kulaklık oldukça müzikal, niçin universal IEM listesinin başlarında yer aldığını kanıtlayan bir performansa sahip. Tizleri, klasik AT midleriyle birleşince muhteşem olan, bunların yanında basları ise kaliteli ama miktar olarak az sayılabilecek bir sese sahip. Örneğin Pfe’yi, RE0’yu sevdiyseniz, zannedersem Ck10 bu tarz kulaklıklar için güzel bir “upgrade” sayılabilir. Ama bir bas-kafa iseniz, Ck10 sizin için çöpünüzü bile işgal etmeye değmeyecek bir kulaklık olabilir; hemen bir koşu gidip bir W3 veya IE8 satın alınız.  ;D

İncelemeye ne eklenebilir veya bu yazıdan hangi kısımlar çıkartılabilir, bilmiyorum. Ama yaptığım tercihten ötürü memnuniyetimin de bir ifadesi olarak bu kadar uzun uzadıya yazmamı mazur görürseniz, memnun olurum. Her türlü fikir, öneri ve eleştiriye de açık olduğumu belirtmek isterim.

Umarım herkes bir gün gönlündeki hoş sedaya kavuşur.

 

 

  İnceleme Sahibi: hikkk
  İnceleme URL'si: http://www.techno-fi.net/forum/index.php?topic=1954.0

               

En Son forum aktiviteleri

Fotograf Galerisi