Hata
  • Besleme bilgisi yüklenirken hata oluştu

İncelemelerde Kullandığımız Terimler Sözlüğü

Yine çok az kişinin okuyacağı uzun bir yazı ile karşınızdayım.


Öncelikle bu yazıyı daha önce de belirttiğim gibi kayıtların tam doğru olduğunu varsayarak yazdığımı belirtmek isterim. Çünkü bunu baştan kabul etmezsek, işin içinden malesef çıkamayız.


Bir çok terimin fazla veya az olması durumunda nasıl bir sonuç doğuracağını da ekledim. Uç durumlar olmadıkça hiç bir kulaklıkta berbat sonuçlar doğurmayacaklardır. Sonuçta her durumun müzik türlerine göre tercih edilebilir artıları ve eksileri var.

 

Terimler daha çok dinledikçe, daha iyi oturacaktır.


Anlayamadığınız veya eklenmemiş bir terim varsa konu üzerinden veya PM ile uyarın ki ekleyebileyim.


Bas, Mid, Tiz nedir?


Öncelikle şunu belirtmek gerek, genç bir insan kulağı 20Hz-20000Hz arasını duyabilir ve yaş ilerledikçe üst sınır 16000Hz civarlarına kadar düşer.


Bas, Mid ve Tiz frekansların değerleri şu şekildedir:
< 50 Hz : Alt (Sub) Bas
50 Hz - 200 Hz : Mid-Bas
200 Hz - 3 kHz : Mid (bir çok vokal sesini kapsar)
3 kHz - 8 kHz : Mid-Tiz
> 8 kHz : Tiz


Bas, müzik içerisinde duyulan düşük frekanslara verilen genel isimdir. Hoparlörlerde veya kulaklıklarda büyük titreşime sebep olup, iç titreten, halk ağızıyla güm güm, bum bum tarzında tasvir edilen ses.


Bas frekanslarının çok fazla olması diğer frekansları kapatıp müziği boğuk bir hale getirebilir fakat müziğe gövde ve zevk katabilir. Az olması ise müziğin gövde ve dolgunluğu kaybetmesine sebep olabilir fakat diğer frekanslardaki küçük ayrıntıların daha kolay seçilebilmesine sebep olur.


Mid, bir çok enstrümanı ve vokal seslerini içerisinde barındıran ses frekans aralığıdır. Mid frekanslarının bas frekanslarına yakın kısmına mid-bass veya alt-midler, tiz frekanslarına yakın kısmına ise mid-tiz veya üst midler denilebilir.


Mid'lerin önde olması vokal ve enstrümanların duygu hissini arttırır fakat karışıklığa yol açabilir. Midlerin geride olması ise sahneyi uzaklaştırır fakat enstrümanların daha kolay seçilebilmesine yol açar.


Mid bass frekanslarının fazla olması müziği boğar ve bir çok müzik türünde dinlenme açısından problem çıkarabilir. Az olması ise müzikte gövdeyi kaybettirip cılızlaştırır.


Üst midlerin çok olması müzikte honkiness durumuna sebep olur. Honkiness denilen durum parçada bazı üflemelilerin sesinin biraz fazla parlak olup kornamsı bir ses çıkarması gibi anlatılabilir.


Tiz frekansları, üst ses frekanslarıdır. Mid frekansların sonundan, insan kulağının duyabileceği son frekansa kadar tiz frekansları diye adlandırılabilirler. Halk ağzıyla çıs veya tıs diye tasvir edilen ses denilebilir.


Tiz frekanslarının çok fazla olması insanı rahatsız edebilirken, detayı arttırabilir. Az olması ise sesin boğuk gelme ihtimaline yol açabilir.


Bu frekansların içerdikleri enstrümanları aşağıdaki linkte bulunan tablodan inceleyebilirsiniz.
http://www.independentrecording.net/irn/resources/freqchart/main_display.htm


Şu linkten ise istediğiniz frekans değerini yazarak, sesini duyabilirsiniz:
http://onlinetonegenerator.com/


Sahne nedir?


Sahne olgusu her ne kadar anlaşılması veya anlatması zor olsa da, anladığım kadarıyla açıklamaya çalışayım.


Kafamda ben sahne olgusunu basitçe 5 kısıma ayırdım. Genişlik, yükseklik, derinlik, uzaklık ve konumlandırma.


Genişlik, enstrümanların yatay düzlemde yan yana konumlandırılma durumları. Örneğin bir sayı doğrusunu düşünelim. Dar bir sahne derken anlatmak istediğimiz, parçadaki enstrümanların 5 birim içine sığdırılmış olması olabilir. Geniş bir sahne derken ise yine aynı parçadaki enstrümanların 10 veya 20 birim içerisine sığdırılmış olması olabilir. Yani kesin bir olgu yok fakat karşılaştırmalarla bunları kafamızda tespit edebiliyoruz. Yine bu sahne genişliği durumu kulaklık ile dinlerken bir yarı çember şeklinde solunuz, karşınız ve sağınızda olabiliyor. (Hatta arkanızda bile)


Yükseklik durumu da yine genişlik gibi fakat yatay değil, dikey düzlemde olma durumu. Yani sesin yukarıdan veya aşağıdan gelmesi olarak düşünebiliriz. Genişlikteki örneklemeler bu kısımda da dikey olarak düşünülebilir.

 

Derinlik ise yine genişlik fakat yatay veya dikey değil, sahnenin derinliğini, en önde duran enstrüman ile en arkada duran enstrüman arasındaki uzaklığı anlatmak için kullanılan terimdir.


Uzaklık ise sahneye olan uzaklığımız olarak nitelendirilebilir. Bu durum tek bir enstrümanın bizden uzaklığından çok, tüm orkestranın bizden uzaklığı olarak düşünülmelidir. Örnekleyecek olursam, bazı parçaları dinlerken sanki sahnenin içinde, parçayı seslendiren tam önümüzde, gitarist tam yanımızdaymış gibi hissederiz. Bazı parçalarda ise vokalist biraz ileride söylerken, gitarist ileride sağda yani vokalistin sağında söylüyormuş gibi hissederiz. Yani toparlamam gerekirse, birinde sahneye olan uzaklığınız sanki sahnenin içindeyken, diğerinde bir konser salonunun ilk, üçüncü, beşinci veya en arka sırasında olabilme durumudur. Bir nevi sunumları farklı olarak düşünülebilir.


Konumlandırmayı ise bu yatay, dikey sahne içerisinde enstrümanların bulunduğu yerlerin doğruluğu olarak adlandırabiliriz. Konumlandırma sayesinde dinlediğimiz kayıdın görselini kafamızda canlandırabiliriz. Konumlandırma meselesini doğru analiz edebilmek veya doğrulmaka için ise varsa dinlediğimiz kayıdın videoları, yoksa genel olarak bilinen konumlandırmayı dinlediğimiz grup veya türe göre bilmemiz ve kafamızda oluşturmamız gerekir.


Sahnenin fazla geniş olması enstrüman ayrımını kolaylaştırırken, gerçekliği de düşürüyor denebilir. O yüzden tercih meselesidir. Sahnenin uzaklığı fazlayken, kulaklıklar bir çok vokalsiz müziklerde özellikle klasik ve senfonik müzikte daha gerçekçi bir sahne sağlarken, vokalli müziklerde sahne uzaklığı parçadaki ruhu öldürebiliyor. Yine sahnenin çok yakın olması vokalli müziklerde hissi artırır ve vokaldeki küçük detayları verirken, senfonik türlerde karışıklığa ve seçilememeye sebep olabiliyor.

 

Sahne konusunda daha detaylı bilgi ve sorularınız için şu konudan devam edebilirsiniz: http://www.techno-fi.net/forum/index.php?topic=2843.0


Parlak ses nedir? (Parlak sesli kulaklık) Bir kulaklıkta tiz frekanslarının diğer frekanslara göre baskın olmasıdır. Getirisi detaylı ses olabilir. Fazlası rahatsız edicidir.


Karanlık ses nedir? (Karanlık sesli kulaklık) Parlağın tersi de denilebilir. Bir kulaklıkta diğer frekansların tiz frekansları önünde olmasıdır. Getirisi daha rahatlatan bir müzik dinletisi olabilir. Fazlası boğuk olacaktır.


Analitik ses nedir? Tüm frekansların dengede olmasıdır. Bu tip bir ses renginde hiçbir frekans diğerinin önüne geçmez. Her ne kadar teoride mükemmel olsa da, herkesin zevkine ve bir çok müzik türüne uymayabilir.


Boomy bas nedir? Boomy bas, bir kulaklığın bas frekanslarının kontrolsüz olmasıdır.

 

Yumuşak tiz nedir? Bir kulaklığın, rahatsız edici tiz frekanslarının gücünün azaltılıp, rahatsız etmeyen, daha doğal tiz frekanslarına sahip olmasıdır.


Tight (Sıkı) bas nedir? Boomy bas'ın tersidir. Bir kulaklığın bas frekanslarının sıkı ve kontrollü olmasıdır. Aynı zamanda sert bas olarak da nitelendirilebilir


PRaT nedir? Özellikle yurtdışı forumlarda kullanılan, açılımı Pace, Rhythm and Timing denilen bir yorumdur. Türkçeye çevirecek olursak; tempo/hız, düzen, zamanlama denilebilir. Bu faktör size müzikte ritim tutmanızı sağlayan faktördür. (Örneğin ayağınızı vurmak) Örneklemem gerekirse, hızlı tempolu bir müzik, yavaş bir sistemde tüm enerjisini yitirip zevk vermeyebilir.


Sıcak/Soğuk ses nedir? Sıcak veya soğuk, sesin karakterini anlatmak için kullanılabilir. Örneğin bir CD'nin sesi soğuk denebilirken, bir plağın sesine sıcak denebilir. Bir lambalı amfi sesi sıcakken, bir solid-state amfi sesi soğuk olabilir. Veya kafada canlandırmamız gerekirse, sıcak sesli bir kulaklık dinlerken sanki biraz mayışmış, belki biraz alkollü ve küçük bir kulüpde konser dinlermiş gibi hissederken, soğuk seste bir laboratuvarda deney yapıyor gibi hissedebilirsiniz. (Ama nerede ne kadar detay, keyif vs. alacağınızı unutmayın)


Sibilance (Sibilans) nedir? Sibilans, genellikle kayıt veya dosya türü çevirme sırasında oluşan, P,Ş,Ç,S gibi harflerin patlaması olayıdır.


Agresif: Sahnesi yakında ve parlak sese sahip.


Havadar (Airy) : Eğer kulaklık ferah ve açık bir ses veriyor ve enstrümanlar sıkışmış hissine sahip değilse kullanılır.


Gövdeli: Ses dolu geliyor ve mid basslar biraz fazlaysa kullanılır. Tersi olarak cılız kullanılabilir.


Kapalı / Koyu: 10kHz'in üstünün az olmasının anlatır. Genelde açık hissettirmeyen, havadar olmayan ve detay eksikliği olan kulaklıkları anlatmak için kullanılabilir. Fazlası kulaklıklarda karanlık ses olmasına sebep olur.


Açık: Üst-mid'ler ve tizlerin fazlalığına bağlı olarak sesin havalı olması. Fazla açık ses kulaklıklarda parlaklaşma eğilimi gösterir.


Sıkışık / Yapışık: Enstrümanların bir biri ile karışması, üst üste binmesi ve bozulması gibi düşünülebilir.


Renkli: Ses rengi gerçek ile farklı olan, daha eğlence amaçlı olan kulaklıklar için kullanılabilir.


Hızlı: Ani geçişlerdeki sunumların iyi ve doğru olması. Patlama gibi seslerin ve enstrümanların gerçekliğini arttırabilir.


Çamurlu: Zamanlamalarda hatalı ve net olmayan, distorsiyonlu.


Distorsiyon: Bozulma, tahrip olma, kirli ses.


Delici: Özellikle tiz frekansların kulakları acıtacak kadar yüksek olması.


Roll-Off (Rolloff): Alt bas veya üst tizlerde oluşan azarak güç yitirme olayı.

 

Yumuşak / Mellow ses: Agresifin tersi olarak düşünülebilir. Tizleri biraz azaltılmış, frekans grafiğinde birden iniş ve çıkışlara sahip olmayan sestir. Dinlerken mayışma veya rahatlama yaratabilir.

 

3 boyutlu / 3D: Sahne için kullanılan bir terimdir. Sahne sunumunun genişliği, yüksekliği ve derinliğinin olduğunu belirtir.

               

En Son forum aktiviteleri

Fotograf Galerisi