Anime Krallığı

'Konu Dışı' bölümünde djalimarmaris tarafından 6 Şubat 2017 tarihinde başlatılan konu.

  1. djalimarmaris
    Çevrimdışı

    djalimarmaris FLAC

    Katılım:
    30 Nisan 2014
    Mesajlar:
    371
    Beğenileri:
    325
    Arkadaslar anime sevenler bir arada toplanalım istiyorum. Böylece birleşip rasenganlarımızla , zanpaktoularımızla eternal mangekyou sharinganlarımızla , gomu gomu no larımızla , yancı shinigami ryuk umuzla ve daha nice özel yeteneklerimizle birleşip sohbette bulunabiliriz.
    şaka bi yana anime sever arkadaslar birleşek, acık anime sohbeti edek dedim beraber

    --- Arka arkaya atılan mesajlar 6 Şubat 2017 otomatik olarak birleştirildi, Asıl Gönderim Zamanı: 6 Şubat 2017 ---
    DRİFTERS
    aksiyon amcera fantastik vb konuları içeren süre bi yapım. Helsing-helsing ultimate ile aynı yapımcıya sahip animemiz, şu anda aktif 11. bölüm var ve yeni ilerliyor. kesinlikle takip edilmesi gerekli bi anime
    ölmek üzereyken başka bir dünyaya getirilen ve insan ırkını yok etmek içn aynı gezegene getirilen sonlarla savaşan drifters ( sürüklenen) hikayesi (tamammı tarihi karakterler)
    tavsiyelidir izlenmesi gerek- bol kanlı (+18)
    raw.gif
     
    #1
  2. Mikrobiyolog
    Çevrimdışı

    Mikrobiyolog FLAC

    Katılım:
    5 Ocak 2016
    Mesajlar:
    366
    Beğenileri:
    1.033
    Anime deyince müzikler de çok önemli ama ya:ok:







    Böyle biraz kuru gelebilir, ama hikayeye takılınca şarkılar da aklınızda fena yer ediyor, hatta zaman geliyor; youtube'dan bulup tekrar tekrar dinliyorsunuz..
     
    #2
    Mustafa ALKAN, DrWhite ve djalimarmaris bunu beğendi.
  3. pea
    Çevrimdışı

    pea WAV

    Katılım:
    10 Ocak 2011
    Mesajlar:
    801
    Beğenileri:
    281
    Öhöm
     
    #3
    akaelos, Mustafa ALKAN, Yedaself ve diğer 3 kişi bunu beğendi.
  4. ardacumhur
    Çevrimdışı

    ardacumhur WAV

    Katılım:
    24 Temmuz 2014
    Mesajlar:
    1.005
    Beğenileri:
    776
    Death Note'u yazmadan geçmek olmaz

     
    #4
    Mustafa ALKAN, djalimarmaris ve DrWhite bunu beğendi.
  5. DrWhite
    Çevrimdışı

    DrWhite FLAC

    Katılım:
    28 Haziran 2016
    Mesajlar:
    573
    Beğenileri:
    944
  6. sensable
    Çevrimdışı

    sensable WAV Moderatör

    Katılım:
    30 Aralık 2011
    Mesajlar:
    1.095
    Beğenileri:
    411
    1 dakikalık saygı duruşu lütfen; Evangelion

    [​IMG]
     
    #6
    Mustafa ALKAN, Yedaself, DrWhite ve diğer 1 kişi bunu beğendiniz.
  7. DrWhite
    Çevrimdışı

    DrWhite FLAC

    Katılım:
    28 Haziran 2016
    Mesajlar:
    573
    Beğenileri:
    944
    [​IMG]

    Code Geass
     
    #7
    Mustafa ALKAN bunu beğendi.
  8. Juhziz
    Çevrimdışı

    Juhziz MP3

    Katılım:
    11 Kasım 2013
    Mesajlar:
    202
    Beğenileri:
    96
    herkes çoğunu söylemiş zaten ))
    bir ara bleach izlemiştim oda "spanish guitar" müziği sayesinde



     
    #8
    Son düzenleme: 7 Şubat 2017
    Mustafa ALKAN bunu beğendi.
  9. Mustafa ALKAN
    Çevrimdışı

    Mustafa ALKAN FLAC

    Katılım:
    11 Ekim 2014
    Mesajlar:
    674
    Beğenileri:
    701
    One piece derim...
     
    #9
  10. DefinitioN
    Çevrimdışı

    DefinitioN Analog Yetkili üye

    Katılım:
    9 Mayıs 2012
    Mesajlar:
    2.460
    Beğenileri:
    2.504
    Çok büyük bir tutkum yok animelere ama her tür 'iyi' filmi izlerken anime de izlemişimdir.En sevdiğim 10 film listeme rahatlıkla girebilecek bir filmdir.İnanılmaz etkilenmiştim ilk izlediğimde.

    Ruhların Kaçışı

    Spirited_Away_(Amerikansk_DVD).jpg
     
    #10
    DrWhite bunu beğendi.
  11. DrWhite
    Çevrimdışı

    DrWhite FLAC

    Katılım:
    28 Haziran 2016
    Mesajlar:
    573
    Beğenileri:
    944
    Müzikleri de şahane :ok Joe Hisaishi gene döktürmüş.
     
    #11
    Son düzenleme: 7 Şubat 2017
  12. Yedaself
    Çevrimdışı

    Yedaself FLAC

    Katılım:
    22 Şubat 2013
    Mesajlar:
    262
    Beğenileri:
    214
    Re: Zero kara Hajimeru Isekai Seikatsu diğer adıyla Re:Zero − Starting Life in Another World. Ana karakterimizin her ölümünden sonra geri gelerek aynı şeyleri tekrar yaşıyor ve aynı yanlışları yapmamaya çalışıyor. Spoiler vermeden bu kadar anlatabildim. Gözümde 2016'nın en iyi animesiydi ama bittiğinde arkasında çok fazla soru bırakıyor umarım devamı gelir.

    [​IMG]

     
    #12
    djalimarmaris, sensable ve DrWhite bunu beğendi.
  13. djalimarmaris
    Çevrimdışı

    djalimarmaris FLAC

    Katılım:
    30 Nisan 2014
    Mesajlar:
    371
    Beğenileri:
    325
    Anime, animasyon veya çizgi film anlamına gelen Fransızca kökenli, Japonca bir kelimedir.
    Animeler, genelde mangaların televizyona ya da sinemaya uyarlanmasıdır. OAV veya OVA denilen videolar şeklinde de piyasaya sürülebilirler. Animeler, el çizimi veya bilgisayar yapımı olabilir.

    Anime Türleri

    Kodomo: Genellikle küçük çocuklar için hazırlanmış olan kısa süreli skeç tarzında animelerdir. Ahlak, iyi, doğru kavramlarını aktarmak genel amaçlarıdır.
    Örnek: Doraemon.

    Chibi:(Super Deformed): Bunlar ya küçük çocuklar için yapılmıştır ya da komedi unsurudur. Diğer türlere göre bu türde yapılmış pek anime veya manga yoktur. Genelde tv serilerinde bölümün sonunda çıkarlar.
    Örnek: Record of Lodoss War,Dash Dash Bashi

    Shounen: Kelime anlamı "genç"tir. Genellikle genç erkekler, delikanlılar için hazırlanan animelerdir. Çoğunlukla ana karakterleri erkeklerdir. Dövüş sahneleri ve komedi unsurları sık sık kullanılır. Kızlar için olanı "Shoujo"dur.

    Örnekler: Inuyasha, Naruto, One Piece, Dragon Ball, Death Note, Yu Yu Hakusho, Yu-Gi-Oh!, Tengen Toppa Gurren-Lagann, Great Teacher Onizuka, FullMetal Alchemist, School Rumble vs...

    Seinen: 18-30 yaş arası erkekler için hazırlanmış olan anime/mangalardır. Hedef kitlesi daha da genişleyerek 30'lu yaşlarını geçmiş kişileri de kapsayabilir. Vahşet, kanlı sahneler, pornografik temalara kadar uzanan erotizm, çıplaklık vs sıkça görülür. Bayanlar için olan karşılığı "Josei"dir.

    Örnekler: Elfen Lied, Berserk, Hellsing, Chobits, Monster, Code Geass:Hangyaku no Lelouch, Seirei no Moribito vs..

    Shoujo: 10-18 yaşları arasındaki kızlar için hazırlanmış olan bu animeler genellikle romantik olaylar ve duygusal temaları içerir. Genellikle baş karakteri bir kız/kızlardır. Erkekler için olanı "Shounen"dir.

    Örnekler: Ouran Koukou Host Club, Lovely Complex, Card Captor Sakura, Sailor Moon, Fruits Basket, Whisper of the Heart, Kaleido Star vs...

    Josei: Genellikle gündelik yaşamla alakalı, baş karakterleri olan bayanların etrafında dönen hikayelere sahiptir. Romantizm, kadın erkek ilişkileri anlatılır. Erkeklerdeki karşılığı "Seinen"dir.

    Örnekler: Nodame Cantabile, NANA, Honey and Clover, Junjou Romantica vs...

    Tabii ki tür olarak, bir Shounen içinde aksiyon ya da komedi elementleri olmaması beklenemez. Ya da bir Seinen olan Code Geass, macera, dram dışında Mecha (dev robotlar) barındırmaktadır. Shoujo olan Sailor Moon ve Card Captor Sakura animeleri, komedi ve romantizm yanında, alt tür olan Magical Girl'ü (büyü gücüne sahip kızlar) de kapsayabilir.

    Ecchi: Çıplaklık ve erotizme sahip sahneler bulunur. Ancak cinsel herhangi bir durum yoktur. Gereğinden büyük göğüsler, iç çamaşırların görünmesi, göğüslerin tutulması veya bir erkek karakterin suratına dayatılması, erkek karakterlerin burnundan kan fışkırması olayı ve bunun gibi erotik çağrışımların olduğu durumları barındırmaktadır. Macera içeren bir Shounen (Dragon Ball) ve Seinen (Code Geass) içinde de olabileceği gibi, komedi ve erotizm dozu yüksek +16 olanları da bulunmaktadır (Golden Boy).

    Mecha: Dev robotların içine girilerek ve onların yönetimiyle yapılan savaşlar bulunmaktadır. Özellikle oyuncak sektörü ile yakından ilgilidir. Batıda da kullanıldığı görülebilir (Star Wars). Robot boyutları animeye göre değişir. Bazıları normal apartman boyutunda olabilirken bazıları çok daha büyük boyutlara erişebilir. Örnekler: Gundam serisi, Voltron, Code Geass, Eureka 7, Tengen Toppa Gurren-Lagann vs..

    Harem: Harem animeleri erotizm çağrışımı yapsa da genellikle bir erkek karakter etrafında bulunan çok sayıda kız karakter anlamında kullanılır. Tek bir erkek karakter etrafındaki çok sayıdaki bayan karakter ile etkileşim halindedir. Kızlardan birinin/bazılarının aşık olması ve erkeğin de karar vermesi anlatılabilir. Harem animeler genelde Ecchi türüyle birleşebilir. Tam tersi de bulunmaktadır. Yani tek kız ve çok erkek durumu da görülebilir. Örnekler: (Tek erkek-Çok bayan) Kanon, School Rumble, Melancholy of Haruhi Suzumiya, Clannad, (Tek bayan-Çok Erkek) Ouran Koukou Host Club, Fruits Basket vs...

    Hentai: Bu tür genelde erkekler içindir ama kızlardan da izleyen ya da okuyan yok değildir. “Adult Anime” olarak da adlandırılır. Cinsellik ağırlıklıdır, genelde “18 yaş ve üstü” uyarısı olur. En çok para yapan sektörlerdendir.
    Örnek: Bible Black, LaBlue Girl, Shin Angel, Shusaku Replay Night

    (yetişkin içerikli kelime): Kelime anlamı "sapık", "sapıkça şeyler yapan"dır. Pornografik olan animelere denir. Kesinlikle +18 (bazı durumlarda +21) olan animelerdir.

    Anime'nin Tanımı, Doğuşu ve Yükselişi

    Tarihçe
    Momotarō Umi no ShinpeiOsamu Tezuka, Japonya'da çağdaş animenin öncüsü olarak kabul edilir. Genç yaşta 8 mm'lik kamerasıyla küçük animasyonlar çekmeye başlamış ve bu animasyonlarında Walt Disney ve Max Fleischer'ın eserlerinden ilham almıştır. Onun izinden yürüyen sanatçıların yapıtlarıyla anime adı verilen yeni bir stil ortaya çıkmıştır.

    Anime tarihi 20'inci yüzyıl başlarında Japon film yapımcılarının Fransa, Almanya, Amerika Birleşik Devletleri ve Rusya'daki animasyon tekniklerini keşfetmesiyle başlamıştır.

    Bu dönemde Japonya'da filmlere alternatif bir hikâye anlatımı sunabilen animasyon oldukça popüler olmuştur. Amerika'da filmler ve şovlar için oldukça büyük bütçeler mevcut iken, Japonya'da küçük bir piyasayı ve bütçe, yer, ve aktörlük eksikliklerini de taşıyordu. Batılı aktörlere benzeyen aktörlerin bulunmaması Avrupa, Amerika ve fantezi dünyalarında Asyalı oyuncuların varolmasını imkânsız kılıyordu. Animasyonun değişik kullanımları Japonlar'a benzemeyen karakterler ve yerlerin yaratılmasına sebep vermiştir.

    1970'li yıllarda manga çizimleri büyük bir ilgi çekmiştir. Bu çizimlerin büyük bir çoğunluğu da animasyonlarda kullanılmıştır; özellikle Osamu Tezuka bir efsane ve "Manga'nın Tanrısı" haline gelmiştir. Eserlerinin ve diğer tasarımcıların da etkisiyle, anime günümüzdeki sanatın mutlak karakteristiklerini ve türlerini yaratmıştır. Mecha tarzı Tezuka tarafından şekil almış, Go Nagai ve diğerleri de geliştirmiştir. Yoşiyuki Tomino'nun katkısıyla da bir devrim gerçekleşmiştir. Gundam ve Macross gibi mecha animeleri 80ler'in klasikleri arasına girmiştir ve mecha türü anime günümüzde hala Japonya'da ve dünyada popülerdir. 1980ler'de anime Japonya'da ana görüş haline gelmiştir ve büyük bir üretime geçmiştir. Bununla beraber manga da popülaritesini Japonya'da ve dünyada zirveye taşımıştır. 1990lar'ın ortasında ve sonunda, ayrıca 2000ler'de anime tüm ülkelerde popüler olmuştur.

    Diğer çizgi filmlerden farkı
    Animeler normalde insanların anladığı şekilde çizgi filmler değillerdir. Çizgi film denilince insanların ilk aklına gelen Tweety, Scooby Doo gibi çocuklara hitap eden animasyonlardır. Animeler ise her yaştan insan için yapılır ve gerçek hayatta olan veya olmayan hemen her şey onun konusu olabilir. Çizimleri çok farklı ve etkileyicidir. Hatta Japonya'da Prime Time denilen izlenme aralığına konan milyonlarca kişinin izlediği animeler de bulunmaktadır.

    Görsel özellikler
    Büyük gözler ve uzun bacaklar: Animelerin karakteristik özelliğiBazı animelerde karakterlerin büyük gözleri, uzun bacakları vardır. Bunu Japonlar'ın kısa boylu ve çekik gözlü olmalarının yarattığı bir komplekse bağlayarak açıklayanlar vardır ancak bu açıklama çizimlerin kökeninde batılı örnekler olduğunun bilinmemesinden kaynaklanır. İlk Walt Disney çizgi filmlerindeki karakterlerin büyük gözleri ve uzun bacakları vardı (Bambi vb.). Bu çizim tarzı bugün bazı batı animasyonlarında hala kullanılmaktadır. Örnek olarak Show TV ve TRT'de yayınlanmış olan Genç Pocahontas'ı ve İngiltere'de yapılmış olan Genç Robin Hood'u gosterebiliriz. Bu çizgi filmlerde de büyük gözleri, uzun bacakları olan karakterler kullanılmıştır ama bunlar anime değildir.

    Walt Disney'den etkilenen Osamu Tezuka'nın yapmış olduğu animeler Disney'in bu tür çizimlerini kullanmışlardır ve bu uygulama bazı animelerde bugün de sürmektedir. Yani bu çizimlerin kökeni Japonların kısa olması değil, Walt Disney'in etkisidir. Bütün animelerde uzun bacak ve büyük göz kullanılmaz. Türkiye'de genelde sadece bu tür de olan animeler yayınlandığı için bu konuda bilgisi olmayan insanlar böyle sanmaktadır.

    Japonlar'ın boy-göz takıntıları nedeniyle böyle şeyler yaptıklarına dönük inanç tamamen bir Aristo Mantığı'nın bir çıkarımıdır. Yani "biber acıdır, hayat da acıdır, demek ki hayat biberdir" gibi bir önermedir. Bu konuda doğru ve gerçek yorumlar yapabilmek için derin bir tarih ve psikoloji bilgisine ihtiyaç vardır. Uzakdoğu insanında böyle bir takıntı olduğu yadsınamaz. Japonya'da çoğu genç kız uzun topuklu ayakkabı giyer. Ama unutulmaması gereken bir şey varsa bunun sadece uzakdoğuya özgü bir takıntı olmadığıdır. Bu takıntı az veya çok yeryüzündeki bütün ülkelerde, bütün ırklarda vardır. Ama animelerde sadece büyük gözler uzun bacaklar değildir göze çarpan, çoğunluğunda bizim normal hayata verdiğimiz tepkiler mimikler ve jestler daha fazla abartılı bir görsellikle ifade edilir.

    Dünya animasyonundaki yeri
    Türkiye'de bilinmemesine karşın birçok anime dünya çapında hayranlıkla izlenmekte ve değişik ülkelerdeki birçok saygın festivalde ödüller kazanmaktadır.

    İlk renkli anime sinema filmi olan 1958 yapımı The White Snake Enchantress'ın Venedik, Meksika ve Berlin festivallerinde ödüller kazanmasının ardından dünya çapında söz sahibi olmaya başlayan animeler, uluslararası yarışmalardaki bu başarılarını her yıl daha da arttırarak sürdürmektedirler.

    Anime'nin başarısına doğal olarak batılı animasyon şirketleri de kayıtsız kalmamaktadır. Uzun süredir batılı şirketlerle ortaklaşa birçok proje yapılmaktadır ve sonuçta ortaya mükemmel animeler çıkmaktadır. Buna Fransız-Japon ortak yapımı olan Mysterious Cities of Gold (Türkiye'de bilinen ismiyle Güneşin Oğlu Esteban) gibi birçok örnek sayılabilir. Ayrıca, batı animasyonun temsilciliğini yapan Disney de artık animelerin başarısını açıkca kabul etmektedir.

    Bu nedenle, 1996 yılında yapılan Disney-Tokuma anlaşmasıyla Disney, Japon animasyonunun en büyük temsilcisi olan Studio Ghibli'nin anime filmlerinin dünya çapında dağıtımını ve pazarlanmasını üstlenmiştir. Ayrıca Disney, Studio Ghibli'nin hazırladığı anime filmlerinin üretim masraflarının bir kısmını karşılayarak bu filmlere yatırım yapmaya başlamıştır. Mesela Studio Ghibli'nin Tonari no Yamada-kun (My Neighbours the Yamadas) adlı filminin 2.4 milyar yen tutan üretim maliyetinin %10'u Disney tarafından ödenmiştir. Ayrıca Disney, anlaşma uyarınca dağıtımını üstlendiği Studio Ghibli filmlerinden olan Princess Mononoke'nin İngilizce dublajı için 2.4 milyon dolar harcayarak animelere vediği önemi bir kez daha vurgulamıştır.

    Anime İle İlgili Terimler

    Fan Sub:
    Anime serilerine veya filimlerine, Fan Sub grupları tarafından çevirisi yapılarak, özel font, stil ve karaoke gibi özellikler eklenmiş, çoğunlukla videoya gömülmüş olan altyazılara verilen addır.

    Fan Art:
    Anime karakterlerinin ve resimlerinin hayranları(fanları)tarafından çizilen resim çalışmalarıdır.
    Daha fazlası için

    Fan Fiction:
    Anime serileri hakkında fanların kendi yazdığı öyküler anlamına gelir. Animede beğenmediği ya da hoşuna gitmeyen her şeyi değiştirebilir veya tamamen kendine ait olan bir öykü yazabilir.

    Cosplay:
    Beğenilen anime Karakterlerinin kostümler ile hayata geçirilmesidir.

    Anime ve Manga'nın Farkları, Düşünceler, Söyleşiler ve Yorumlar:

    Japon çizgi filmlerine anime adı verilir. Anime sözcüğü Fransızca'daki animation sözcüğünden türemiştir. Manga ise Japon çizgi romanlarına verilen addır.

    Ben Manga'nın Japon çizgi filmi demek olduğunu sanıyordum...

    Anime'nin Türkiye'deki ilk gelişme döneminde bu videoları satan dükkan sahipleri, hatalı bir kullanımla bu anime videolarını "Manga" adı altında sattıkları için günümüzde hala bazı kişiler Anime'leri Manga olarak adlandırıyorlar. Türkiye'de bu kişileri bu hataya düşüren şey ise eskiden bu video'ların birçoğunun dağıtımını Manga Entertainment adlı İngiltere kökenli bir şirketin yapıyor olmasıydı. Japon animasyonları sadece 80'lerden önce bazen "TV manga" or "manga eiga" olarak da adlandırılmıştır.


    Otaku no Video
    Ayrıca Japonya'da da pek anime bilgisi olmayan Japonlar hatalı bir kullanımla anime'ye manga diyebiliyorlar. Otaku no Video adlı filmde Japonya'daki durum hakkında güzel bir örnek var. Filmde, Japonya'da bir anime filmine bilet almak için geceden kuyruğa girmiş olan kişilerin yanına animeyle alakası olmayan bir sarhoş yaklaşır. Anime filmine bilet almak için sıra beklediklerini öğrenince manga için mi bekliyorsunuz diye sorar. Sırada bekleyenlerden birisi de kızıp "Manga janai yo! Anime!" yani "Manga değil! Anime!" der. Manga ve anime kelimelerinin farkını ve Japon hayranlarin hatalı kullanıma tepkisini gösteren ilginç bir örnek.



    Manga Entertainment'ın bir Japon şirketi olduğunu sanıyordum...


    Marvin Gleicher
    CEO, Manga Entertainment, Inc.
    1993 yılında kurulan Manga Entertainment'ın temelleri, İngiltere'de Chris Blackwell'ın sahibi olduğu Island Records adlı müzik şirketinin altında atılmıştır. Daha sonra şirketin merkezi İngiltere'den Amerika'ya taşınmıştır.

    Yanlış bilinen başka bir konu ise Ghost In The Shell gibi animeleri Manga Entertainment adlı şirketin yapmış olduğudur. Halbuki Manga Entertainment bu animelerin sadece satıcısıdır. Yayın hakları karşılığında bazı animelerin yapımında maddi destek sağlamıştır. Örnek olarak Ghost In The Shell aslen Production IG tarafından yapılmıştır. Ayrıca Ghost in the Shell 2'nin hakları Manga Entertainment yerine Disney'in Miramax adlı şirketine satılmıştır. Manga Entertainment 90'lı yıllarda önemli ilklere imza atmış olmakla beraber günümüzde anime videoları satan çok sayıda şirketten sadece biri haline gelmiştir.

    Anime ve Mangan'nın kökeni nedir? Nasıl ortaya çıkmıştır?
    Osamu Tezuka Japonya'da modern anime ve manganın öncüsü olarak kabul edilir. Genç yaşta 8mm'lik kamerasıyla küçük animasyonlar çekmeye başlamış ve bu animasyonlarında Walt Disney ve Max Fleischer'ın eserlerinden ilham almıştır. Onun izinden yürüyen sanatçıların yapıtlarıyla yeni bir stil ortaya çıkmıştır.

    Anime'yi diğer çizgi filmlerden ayıran bir şey mi var?
    Anime'ler normalde insanların anladığı şekilde çizgi filmler değillerdir. Çizgi film denilince insanların ilk aklına gelen şey Bugs Bunny, Tweety, Scooby Doo gibi çocuk zekasındaki animasyonlardır. Halbuki her yaş ve her zevke göre anime bulunmaktadır. Çocuklarla limitli değildir.

    Neden Anime karakterlerinin büyük gözleri, uzun bacakları vardır? Bütün animeler böyle mi?
    Bazı animelerde karakterlerin büyük gözleri, uzun bacakları vardır. Kimi insanlar bu çizimlerle alay ederler ama bilmedikleri şeyse bunun kökeninin Walt Disney olduğudur. İlk Walt Disney çizgi filmlerindeki karakterlerin büyük gözleri ve uzun bacakları vardı (Bambi vs....). Bu çizim tarzı bugün bazı batı animasyonlarında hala kullanılmaktadır. Örnek olarak ShowTV ve TRT'de yayınlanmış olan Genç Pocahontas'ı gosterebiliriz. Bu çizgi filmlerde de büyük gözleri, uzun bacakları olan karakterler kullanılmıştır ama bunlar anime değildir.

    Walt Disney'den etkilenen Osamu Tezuka'nın yapmış olduğu animeler Disney'in bu tür çizimlerini kullanmışlardır ve bu uygulama bazı animelerde bügün de sürmektedir. Yani bu çizimlerin kökeni Japonların kısa olması değil, Walt Disney'in etkisidir. Bütün animelerde uzun bacak ve büyük göz kullanılmaz. Türkiye'de genelde sadece bu türde olan animeler yayınlandığı için bu konuda bilgisi olmayan insanlar böyle sanmakta. Eğer gerçekçi çizim istiyorsanız Ghost In The Shell, Jin-Roh gibi animeleri inceleyebilirsiniz.

    Ama ben hep Japon'ların boy-göz takıntıları nedeniyle böyle şeyler yaptıklarını sanırdım...

    Barbie Hawaii Doll
    Bu takıntı az veya çok dünyadaki bütün ülkelerde, bütün ırklarda vardır. Peki neden? Tabii ki ideal insan tipinden. Yapılan bilimsel araştırmalar insanların bilinçaltını ve bilinç üstünü en çok etkileyen organın gözler olduğunu göstermiştir. Hatta yapılan cinsel araştırmalar karşı cinsi en çok etkileyen organın kadınların göğüsleri, popoları, erkeklerin omuzları olmadığını, karşı cinsin gözleri ve bakışları olduğunu kuşku getirmez bir şekilde ispatlamıştır. Uzun boylu olma isteği de Japonlara özgü değildir, boy ortalamaları ne olursa olsun tüm ülkelerdeki tüm ırklar için geçerlidir. Kiminde daha az, kiminde daha çok olabilir ama sonuçta bu evrensel bir istektir ve nedeni açıktır. Yani bütün insanların bilinçaltında ulaşmak istediği ideal insanın özelliklerinden biri de etkileyici gözlere sahip olmanın yanı sıra uzun boylu olmaktır. Sizce neden Barbie bebeklerinin uzun bacakları vardır?


    Betty Boop
    Şimdi buradan batı animasyon tarihine bir göz atalım. Daha renkli ve sesli sinemanın olmadığı dönemlere bakalım.... Bu dönemde Fleischer Stüdyoları'nda çizilen dünyaca ünlü Betty Boop'un sizce neden çoğu anime karakterinden bile büyük başı, gözleri küçük ağzı ve burnu, upuzun bacakları vardı? Nedeni açıktır... Bu animasyonu Japonlar hazırlamadığına göre, bunu hazırlayanlar kısa boylu ve küçük gözlü Amerikalılar mıydı? Walt Disney bu gerçeklerin farkındaydı ve bunları animasyonlarda büyük bir başarı ile kullandı. Bu sırada oluşmakta olan Japon animasyon sanatındaki Osamu Tezuka gibi öncüler batı animasyonunda gördükleri bu çizimleri ve bunların anlamlarını özümseyerek kendi yapıtlarında kullanmaya başladılar. Sonuçta bütün ülkelerde her ırktan insan kullanılan bu animasyon tipini çok sevdi ve bu türün giderek popülerliği arttı. Animeyi çok seven batılılar kısa boylu ve küçük gözlü insanlar değiller. En uzun ırklardan olan Alman ırkına mensup insanların kendileri uzun boylu ve büyük gözlü olmalarına rağmen dünyada anime ve mangayı, özellikle Sailor Moon gibi bu şekilde çizilmiş yapımları en çok seven ve izleyen insanlardan olmalarını nasıl açıklayabilirsiniz ki?

    Bu tarz çizimler sadece güzel görünme isteğinden dolayı mı kaynaklanıyor?


    Hayır, başka nedenler de var. Bunlardan biri de görsel anlatım. Devasa boyutlardaki gözlere inanılmaz duygular sığdırabilirsiniz. Bu sayede çok derin ve etkileyici bir anlatıma ulaşabilirsiniz. Disney de 1942 yapımı Bambi adlı unutulmaz eserinde büyük gözler kullanarak bu etkileyiciliği yakalamıştır.

    Ayrıca büyük göz bir sembol olarak da kullanılmaktadır. Büyük gözler bazı anime'lerde "masumiyet" ve "duygusallık" sembolüdür. Bu nedenle bazı anime'lerdeki karakterin gözleri çocukken büyüktür ama genelde karakterler yaşlandıkça masumiyetlerini kaybettiklerinden gözleri nispeten küçülür.

    Neden anime ve manga'larda bazen İngilizce sözcükler geçiyor?

    1862 yılında Japan Punch adında İngilizce bir dergi çıkartmış olan Charles Wirgman, Japon karikatürünün babası olarak kabul edilmektedir. Charles Wirgman'ın yapıtlarından günümüze miras kalan en önemli şeylerden biri de çoğu manga'da "İngilizce" sözcüklerin geçmesidir. Bu konuda daha ayrıntılı bilgiyi Manga Tarihçesi bölümünde bulabilirsiniz.

    Sonuçta anime de bir tür çizgi film ve çizgi filmleri sadece küçük çocuklar seyreder değil mi?
    Hayır. İlk olarak animeler sadece küçük çocuklar için yapılmaz, aksine bir çok animenin çocuklar tarafından izlenmesi yasaktır. Anime kendi içinde farklı türlere ayrılır. Bunların arasında çocuklar için yapılan animelerden, felsefe ve psikoloji içeren animelere (Evangelion vs.) ve çocukların izlemesinin kesinlikle yasak olduğu, büyükler için yapılan ve hayal bile edemeyeceğiniz kadar çok şiddet, cinsellik ve iğrençlik içeren animelere (la Blue Girl, Elfen Lied, Urotsukidoji vs.) kadar çok sayıda tür yer alır.

    Hımmm.... Sanırım bu büyük bir endüstri olmuş....
    Evet. Örnek vermek gerekirse Amerikalıların çizgi roman pazarı yıllık yaklaşık 100 milyon dolardır. Halbuki Japonya'daki Manga pazarı yıllık yaklaşık 5 milyar dolardır. Japonya'da animeler Türkiye'deki gibi televizyonda sadece çocuklar okuldan gelince gündüz seyretsinler diye yayınlanmaz. Japonya'da anime filmleri akşamları yani insanların en çok televizyon başında oldukları ve televizyon kanallarınca en çok önem verilen saatlerde Prime Time'da da yayınlanır. Ayrıca geceyarısından sonra da yetişkinlere yönelik animeler yayınlanır. Animeler Amerika, Fransa, Almanya gibi diğer birçok ülkede de bu şekilde yayımlanmaktadır.

    Anlaşılan oldukça popüler bir şey....
    Her yıl Amerika'da ve bütün Avrupa ülkelerinde anime-manga fuarları açılır ve çok büyük ilgi görür. Ayrıca bütün bu ülkelerde sadece anime-manga üzerine kitap, kaset, bebek, eşya satan özel dükkanlar bulunmaktadır. Hatta Amerika'daki hemen her üniversitede bir anime kulübü vardır. Buraya tıklayarak bunların bir listesini görebilirsiniz.

    Peki anime'lerin dünya animasyonundaki yeri nedir?

    The White Snake Enchantress
    Türkiye'de bilinmemesine karşın birçok anime dünya çapında hayranlıkla izlenmekte ve değişik ülkelerdeki bir çok saygın festivalde ödüller kazanmakta. İlk renkli anime sinema filmi olan 1958 yapımı The White Snake Enchantress'ın Venedik, Meksika ve Berlin festivallerinde ödüller kazanmasının ardından dünya çapında söz sahibi olmaya başlayan anime'ler, uluslararası yarışmalardaki bu başarılarını her yıl daha da arttırarak sürdürmekteler. Mesela Spirited Away filmi hem 2003 yılında en iyi animasyon dalında Oscar kazanmış hem de 2002 yılında dünyanın en büyük film festivallerinden olan Berlin Film Festivali'nde en büyük ödülü kazanmıştır.

    Anime'nin başarısına doğal olarak batılı animasyon şirketleri de kayıtsız kalmıyorlar. Zaten uzun süredir batılı şirketlerle ortaklaşa birçok proje yapılıyor ve sonuçta ortaya mükemmel animeler çıkıyor. Buna Fransız-Japon ortak yapımı olan Mysterious Cities of Gold (Türkiye'de bilinen ismiyle Güneşin Oğlu Esteban) gibi bir çok örnek sayılabilir. Ayrıca, batı animasyonun temsilciliğini yapan Disney de artık anime'lerin başarısını açıkca kabul ediyor. Bu nedenle 1996 yılında yapılan Disney-Tokuma anlaşmasıyla Disney, Japon animasyonunun en büyük temsilcisi olan Studio Ghibli'nin anime filmlerinin dünya çapında dağıtımını ve pazarlanmasını üstlendi. Ayrıca Disney, Studio Ghibli'nin hazırladığı anime filmlerinin üretim masraflarının bir kısmını karşılayarak bu filmlere yatırım yapmaya başladı. Mesela Studio Ghibli'nin Tonari no Yamada-kun (My Neighbors the Yamadas) adlı filminin 2.4 milyar yen tutan üretim maliyetinin %10'u Disney tarafından ödendi. Ayrıca Disney, anlaşma uyarınca dağıtımını üstlendiği Studio Ghibli filmlerinden olan Princess Mononoke'nin İngilizce dublajı için 2.4 milyon dolar harcadı.

    Anime ve Manga, bugün birçok batı üniversitesinde ders olarak okutulmakta ve incelenmektedir. Buraya tıklayarak bu konudaki akademik çalışmalardan bazılarına ulaşabilirsiniz. Hatta Türkiye'de Bilkent Üniversitesi'nde Modern Japan konulu English and Composition 102 dersinin konularından birisi de anime ve manga'ydı.

    Bugün batı dünyasının en önemli yönetmen, yazar ve animatörlerinin bir çoğunun anime'ye karşı hayranlık duyduğu biliniyor. Bu kişiler Hayao Miyazaki, Mamoru Oshii, Katsuhiro Otomo gibi anime yönetmen, yazar ve animatörlerine olan hayranlıklarını açıkca dile getiriyorlar. Mesela birkaç örnek verirsek:

    "Animasyonun yaşayan efsanesi" olarak adlandırılan Hayao Miyazaki hakkında, Buena Vista şirketinin başkanı Michael O. Johnson bir televizyon programında şöyle diyor:
    Disney'in içinde Miyazaki'ye hayran olan çok sayıda animatör var....

    Pixar stüdyolarının A Bug's Life ve Toy Story adlı filmlerinin yönetmeni olan John Lasseter şöyle diyor:
    Pixar'da bir sorun çıktığı zaman çözemezsek Miyazaki'nin filmlerinden birini alıp izleriz ve ilham verecek bir sahne ararız ve bu her zaman işe yarar!! Hayrete düşer ve ilham alırız. Toy Story filmi Bay Miyazaki'ye çok büyük bir minnettarlık borçludur.


    Steven Spielberg'in, Hayao Miyazaki'nin yönetmenliğini yapmış olduğu Lupin III: The Castle of Cagliostro'nun sinema tarihindeki en iyi macera filmlerinden biri olduğunu ve aynı zamanda en iyi araba takip sahnesine sahip olan film olduğunu söylediği söylenmektedir.
    Disney'in Mulan filminin yönetmenleri olan Barry Cook ve Tony Bancroft şöyle diyorlar:
    Miyazaki bizim için bir Tanrı gibidir...

    Ayrıca, Disney'in Güzel ve Çirkin, Notre Dame'ın Kamburu filmlerinin yönetmenleri olan Gary Trousdale ve Kirk Wise'ın ve Disney'in Ariel, the Beast, Pocahontas ve Aladdin karakterlerinin baş animatörü olan Glen Keane'nin, Miyazaki'nin anime'lerine olan hayranlıkları biliniyor.
    Batman ve Superman'in animasyon dizilerinin yazarı ve yapımcısı olan Paul Dini, Miyazaki'nin animelerine olan hayranlığını şu sözlerle dile getiriyor:
    "Mükemmel", "olağanüstü" ve "gerçekliği ve animasyonu aşan bir film yapımcısı"

    1987'den beri birçok Star Trek serisinde görev alan Rick Sternbach, Miyazaki'nin Nausicaa of the Valley of Wind adlı filminden etkilenerek Star Trek: The Next Generation'daki uzaylı ırklardan birine Nausicaäns adını vermişti.
    Alien, The Abyss ve The Fifth Element gibi dünyaca ünlü filmlerin sahne planlamalarını yapmış olan ve dünyaca ünlü The Aedena Cycle ve The Airtight Garage gibi çizgi romanların yazarı olan Fransız sanatçı Jean "Mobius" Giraud, Miyazaki'yi şöyle tanımlıyor:
    O, çocukların düşüncelerine en parlak alev... Miyazaki, animasyon olarak adlandırılan bu yeni sanatı soylulaştırdı.

    Sandman ve Books of Magic gibi ünlü çizgi romanların yazarı olan Charles Vess, eserlerinde Miyazaki'nin yarattığı Totoro ve Kiki gibi bir çok karakter kullanmakta.
    Dünyanın en büyük yönetmenlerinde olan Akira Kurosawa, Miyazaki'nin My Neighbor Totoro adlı filmini yüzyılın en iyi 100 filmi listesine koyuyor ve şöyle diyor:
    Animasyon olmasına rağmen çok etkilendim. Nekobus'a gerçekten bayıldım. Kiki's Delivery Service'i izlerken ağladım. Film endüstrisi için aradığım bütün yetenekler anime'ye geçti. Bu yüzden film endüstrisinin gerçekten çok çalışması gerekecek. Genç insanları çeken böyle filmler yapmalıyız.

    Matrix'in yönetmenliğini yapmış olan Wachowski kardeşler, dünyaca ünlü Ghost In The Shell, Patlabor, Blood: The Last Vampire, Jin-Roh, Urusei Yatsura gibi anime'lerin yönetmenliğini ve/veya yazarlığını yapmış olan Mamoru Oshii'ye olan hayranlıklarını devamlı dile getiriyorlar. Üstelik Matrix'deki birçok sahnenin aslında Ghost In The Shell'den esinlenmiş olduğu biliniyor. Bu iki filmi karşılaştıran ve Matrix'in Ghost In The Shell'den almış olduğu sahneleri inceleyen çok sayıda siteden birine buraya tıklayarak ulaşabilirsiniz.
    Titanic, Aliens, The Abyss, Rambo II, Terminator gibi sayılı filmlerin yazarlığını ve yönetmenliğini yapmış olan James Cameron, Mamoru Oshii'ye gönderdiği mektupta şunları söylüyor:
    Ghost In The Shell, etkileyici bir kurgu çalışması. Yetişkinler için, edebi ve görsel mükemmelliğe ulaşmış ilk gerçek animasyon filmi. Dizaynı, görsel uyumun şiirselliği ve içeriğinin derinliği onu bilim kurgu filmlerinin içinde özel bir yere koyuyor. Oshii-san'a tebriklerimle - önemli bir görsel çalışma.

    Robocop 2 ve 3 filmlerinin senaryosunun ve Batman-saga 'Return of the Dark Knight' ve Daredevil çizgiromlarının yazarı olan Frank Miller'ın Akira, Robot Carnival, Roujin Z, Spriggan (bu filminin konusu Türkiye'de geçmektedir) gibi anime filmlerinde yazarlık ve/veya yönetmenlik yapmış olan Katsuhiro Otomo'ya hayran olduğu bilinmektedir. Hatta Frank Miller, Robocop III filmindeki kötü karaktere Otomo adını vermiştir.

    Türkiye'de Anime ve Manga'nın durumu nedir?
    Türkiyede çok kısıtlı sayıda insan bu konuda bilgili.

    Peki neden?

    Bir çok neden var. Bunun bir nedeni Türkiye'deki Internet kullanımının çok az olması. Çünkü Internet bağlantısı olmayan birisinin bunlar hakkında gerçekleri ögrenmesi çok zor. Bu kişiler mecburen televizyonda gördükleriyle yetinmek zorundalar.

    Ayrıca Türk toplumundan kaynaklanan bir sorun var. Türkiye'de çizgi filmlerin sadece küçük çocuklar için yapıldığı düşünülür. Eğer izleyen kişi çocuk değilse toplum tarafindan küçük görülür ve dalga geçilir.

    Üstelik Türkiye'de bazı önyargılar var. Çoğu kişi Japon çizgi filmi deyince Şeker Kız Candy gibi şeyler düşünüyor, sadece uzun bacaklı koca gözlü karakterler akıllarına geliyor ve bütün Japon çizgi filmlerinin böyle olduğunu sanıyor. Malesef çoğu kişide bunlara karşı bir antipati oluşmuş durumda ve bu kişiler anime'ın bunlardan çok daha farklı bir şey olduğunu bilmiyorlar. Malesef bunun en büyük nedeni ise Türk televizyonlarında bu güne kadar sadece bu tür animelarin yayınlanmış olması.

    Peki neden Türkiye'de diğer türlerde animelar yayınlanmıyor?

    Malesef televizyon kanalları diğer anime'ları tercih etmiyorlar çünkü sadece küçük çocukların çizgi film seyrettiğini düşünüyorlar ve diğer animelari getirmiyorlar. Ayrıca RTÜK'ten korkuyorlar, çünkü ShowTV eskiden çok sayıda güzel ve orjinal animelar gösterirdi ama bir anime yüzünden 1 gün kapatma cazası aldı!! Ayrıca Pokemon yüzünden ATV 1 gün kapatma cezası aldı. StarTV ise One Piece yüzünden uyarı aldı. Dünyada anime yüzünden 2 TV kanalı kapatılan herhalde tek ülke Türkiye'dir.

    Diğer ülkelerle Türkiye'yi karşılaştırabilir misiniz?
    Anime ve manga sadece Afrika ve Arap ülkelerinden bazıları ve bir de Türkiye'de tanınmamaktadır.
     
    #13
    cembonzakura, sserkogss, border66 ve diğer 3 kişi bunu beğendi.
  14. akaelos
    Çevrimdışı

    akaelos MP3

    Katılım:
    13 Şubat 2017
    Mesajlar:
    170
    Beğenileri:
    67
    1. Hocam code geass shounen diye biliyordum.
    2. Ova hikaye dışı anime bölümleri değil mi?
    Bütün yazınızı okudum elinize sağlık

    SM-N915F cihazımdan Tapatalk kullanılarak gönderildi
     
    #14
    djalimarmaris bunu beğendi.
  15. djalimarmaris
    Çevrimdışı

    djalimarmaris FLAC

    Katılım:
    30 Nisan 2014
    Mesajlar:
    371
    Beğenileri:
    325
    Sadece Bir ture sokmak zor

    Ova olay bittigi icin cok serbest bu konuda
    Onceden yasnmis bir konu olabilecegi gibi durumu aciklayan bir hikaye, ara hikaye, yada cok daha farkli birseyde olabiliyor. Tv serisinden ayri satildigi icin yapimci cok serbest bu konuda .hersey olabiliyor.
     
    #15
    akaelos bunu beğendi.
  16. akaelos
    Çevrimdışı

    akaelos MP3

    Katılım:
    13 Şubat 2017
    Mesajlar:
    170
    Beğenileri:
    67
    Saolun bir bilgilendirme code geass r3 duyuruldu galiba :)

    SM-N915F cihazımdan Tapatalk kullanılarak gönderildi
     
    #16
    djalimarmaris bunu beğendi.
  17. sensable
    Çevrimdışı

    sensable WAV Moderatör

    Katılım:
    30 Aralık 2011
    Mesajlar:
    1.095
    Beğenileri:
    411
    Geçtiğimiz hafta, uzun zamandır beklettiğim Tengen Toppa Gurren Lagann'ı seyrettim. İlk bölümler biraz zorlayabilir ancak daha sonra çok iyi toparlıyor. Tavsiye ederim kesinlikle.

    Şöyle güzel bir görsel de salayım mesajın altına;

    [​IMG]
     
    #17
    djalimarmaris, DrWhite ve fenrir bunu beğendi.
  18. fenrir
    Çevrimdışı

    fenrir FLAC

    Katılım:
    13 Ocak 2013
    Mesajlar:
    514
    Beğenileri:
    255
    Her muhabbeti geçtiğinde interstellar filminin bundan araklama olduğunu dillendiririm. Burda da yazmadan geçmiyim :D
     
    #18
    djalimarmaris bunu beğendi.
  19. sserkogss
    Çevrimdışı

    sserkogss FLAC

    Katılım:
    10 Mayıs 2007
    Mesajlar:
    675
    Beğenileri:
    402
    Ayrintili bilgiler icin cok tesekkurler. Eskilerden hatirlatidigim, merakla her bolumunu takip ettigim drogan ball serisini hala ozlerim. Gecenlerde 1. Sezonunu bulup tekrardan izlemistim.
     
    #19
    fenrir bunu beğendi.
  20. fenrir
    Çevrimdışı

    fenrir FLAC

    Katılım:
    13 Ocak 2013
    Mesajlar:
    514
    Beğenileri:
    255
    Yeni versiyonu Dragonball super'de fena değil izleyebilirsiniz. Yanlış hatırlamıyorsam enson 88. bölümü çıktı
     
    #20

Sayfayı Paylaş