Hifiman Edition S - Techno-Fi Turu

'Kulaklık Genel' bölümünde mavi tarafından 25 Temmuz 2017 tarihinde başlatılan konu.

  1. Özen
    Çevrimdışı

    Özen WAV

    Katılım:
    12 Ağustos 2016
    Mesajlar:
    771
    Beğenileri:
    1.457
    O misafirler durur durur ters zamanda denk gelirler her zaman :) Bana da denk geldi zar zor geceleri dinledim anca odamda
     
    #41
    Yabguz ve endia bunu beğendi.
  2. Mikrobiyolog
    Çevrimdışı

    Mikrobiyolog FLAC

    Katılım:
    5 Ocak 2016
    Mesajlar:
    503
    Beğenileri:
    1.422
    Murphy'nin kanunları işte, ters gidebilecek her şey ters gider :); örneğin benim sıram ev taşımaya denk geldi, mecburen en son sırayı aldım..
     
    #42
    Yabguz, theoldman ve endia bunu beğendi.
  3. Özen
    Çevrimdışı

    Özen WAV

    Katılım:
    12 Ağustos 2016
    Mesajlar:
    771
    Beğenileri:
    1.457
    Muprhy kanunlari he :gulme
     
    #43
    endia bunu beğendi.
  4. mavi
    Çevrimdışı

    mavi MP3

    Katılım:
    7 Temmuz 2013
    Mesajlar:
    141
    Beğenileri:
    735
    @endia, turun kapanis gönüllülerinden @Atilla yurt disina cikacagi icin rica etti.
    Sizden sonra sevgili @cgtyguner'e yollamadan kendisine gondermemiz mumkun müdür?
     
    #44
    furkan kocyigit bunu beğendi.
  5. endia
    Çevrimdışı

    endia MP3

    Katılım:
    5 Ocak 2011
    Mesajlar:
    108
    Beğenileri:
    161
    pek tabi Ceyhun hocam..
     
    #45
  6. Özen
    Çevrimdışı

    Özen WAV

    Katılım:
    12 Ağustos 2016
    Mesajlar:
    771
    Beğenileri:
    1.457
    İncelemeyi bende ekleyeyim.
    Öncelikle Mavi- Ceyhun beye tur için teşekkür ediyorum Çok merak ettiğim bir kulaklıktı. Ve bir de re400 de sürpriz oldu onu da dinleme firsatı bulduk bu sayede. Onun hakkında ki kısa görüşlerimi de musait zamanda yazarım inşallah.

    Kutu: Ürünün icinden bir tane kablo ve bir tane taşıma çantası çıkıyor. Kutu olayına pek takılan biri olmadıgım icin pek de bir sey yazamayacağım :)

    Yapı ve fit:
    Ürun kalite olarak saglam bir yapısı var. Ama kafa bandının tam kafanın üstune gelen kizmi bana cok sert geldi ve kafaya takarken biraz fazla açsam kırılacak hissi aldım. Biraz da korktum açıkçası bir sey olur diye. Yumuşak bir plastikten yapsalarmış cok daha iyi olurmuş bence.
    Fit olarak o kafa bandinin serr olmasından dolayı belli bir muddet sonra rahatsiz etti beni. Bu rahatsızlık oyle ust duzey degil tabiki ve taktıktan yarim saat sonra falan başladı.

    Bu arada kupların açılıp kapanma olayi cok kolay. Bir mıknatıs sistemi ile 1 sn de çıkıp takılabiliyor. Bu olayi cok sevdim..

    Kulaklığın genel olarak ses karakteri sıcak bir yapıda. Sıcakdan ve basslari on planda ona cok az arkadan eslik eden midler ve sonra tizlee gelen bir yapıda..

    Bass:
    Kulaklığın bass ları bence en başarılı olduğu alan. Derinlere inebilen bir yapısı var. Ben genellikle dinlenelerimi çoğunlukla acik olarak yaptım . Acik vaziyette bass lar daha fazla derine inip subbass etkisini verebiliyor.
    Edm, pop, hipop tarzında bi bass kulaklığı olmasada fazlası ile is görür.
    Metal ,rock gibi hız isteyen pasajlarda yavas kalabiliyor bu frekansımız ve diger mid tizleri de
    örtebiliyor. Ben bass olarak fAzlası ile begendim kulaklığı. Dedigim gibi pop ,edm vs dinlerken o subbas etkisini bir nevi veriyor.

    Mİdbass: Hafifce siskin ve haliyle perde yapıyor midlere.

    Mid: Sıcak bir yapida tatli bir sunuşu var ve biraz perdeliler. Özellikle yukarıda bass fazlalığından bahsettim. Bu yüzden midleri ve vokali perdeliyor bass lar fazlalaştıgı zaman. Ama buna ragmen yine de ben midleri beğendim. Detayı gayet iyi veriyor. Ayrım konusu bu fiyata bence yeterli. Micro detayları duymak baya dikkat istiyor .
    Vokalin onunde hafif bir perde var. Bu perdelilik genelde metal, rock ve akustik tarzi parcalarda ortaya çıkıyor . Ama pop,edm vs tarzlarda hic bir sorun yok vokali gayet olabildigince net vermeye çalışıyor.
    Midlerde ki olumsuzlukları yazsamda benim bu fiyat aralığında hosuma gitti. Ama bu fiyata daha iyi mid vokal veren kulaklıklar da var tabi ki.

    Tiz: Tizlerimiz biraz cekinik ve geride. Yormuyor ama detay seviyesi de dusuk. Roll of var.
    Özellikle yine metal gibi parcalardan corbaya dönebiliyor. Yesitemiyor kulaklıkğımız :) Hız istemeyen şarkılar da tane tane alabiliyoruz sesleri.

    Bi Soen dinlerken mesela hem midler hem tizler devamlı bi karışma egiliminde. Akustik tarzı parcalarda zillerin sesi ve tonu benim hosuma gitti.

    Sahne: Sahnesi genel olarak kapali hali biraz dar. Açık şekli biraz daha genis ve havadar.
    Kapali seklinde vokaller biraz daha size yakın . Açık halinde biraz daha uzaktan sesleniyorlar. Ve ayrım açık haliyle daha iyi.

    Genel olarak ; hep elestirdim galiba :D ama ben kendi adima beğendim. Özellikle arşivimim % 30 u pop tarzı olduğunu var sayarsak alinabilesi olan bir kulaklık. Özellikle 2. Eli 500 lere bence cok iyi bir alternatif olabilir..

    Kimlere öneririm : Edm, hipop, rnb, akustik turde şarkı dinleyenlere.
    Kimlere önermem: Metal, rock vs dinleyenlere

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]
     
    #46
    Son düzenleme: 23 Kasım 2017
    Italoman, Atilla, Elano68 ve diğer 6 kişi bunu beğendi.
  7. endia
    Çevrimdışı

    endia MP3

    Katılım:
    5 Ocak 2011
    Mesajlar:
    108
    Beğenileri:
    161
    @Atilla hocama doğru paket yola çıktı..
     
    #47
    mavi bunu beğendi.
  8. Atilla
    Çevrimdışı

    Atilla MP3

    Katılım:
    22 Eylül 2015
    Mesajlar:
    44
    Beğenileri:
    63
    Paket malum kargo firması yüzünden şimdi elime ulaştı.
     
    #48
  9. endia
    Çevrimdışı

    endia MP3

    Katılım:
    5 Ocak 2011
    Mesajlar:
    108
    Beğenileri:
    161
    ben de kısaca izlenimlerimi yazayım;

    kulaklığı pek uzun dinleyemedim maalesef, birkaç saat dinleyebildim, biraz da yanında gelen re400'le vakit geçirdim.

    öncelikle @mavi - Ceyhun bey'e turu düzenlediği için teşekkürler ederim..

    IMG_20171123_001640_HDRs.jpg

    IMG_20171123_001417s.jpg

    kutu
    basit ve şık bir kutuda, taşıma çantasıyla geliyor, ne eksik ne fazla diyebiliriz.

    tasarım, ergonomi
    malzeme kalitesi yeterince iyi. mıknatıslı kup kapakları iyi düşünülmüş, pratik ve sorunsuz..

    kulaklığın sesi sıcak tarafta.. nötrün bir tık sıcağı değil de biraz daha sıcak tarafı diyebiliriz..

    bu arada dinlemeleri d200+, zishan dsd ve imac+zishan z1'le yaptım..

    bas
    kulaklığın en az beğendiğim tarafı baslar diyebilirim;
    yeterli derinliğe inmeden genişleyip dağılan alt baslar ve biraz şişik, kapalı ve dokusuz üst baslar olarak tanımlayabilirim kulaklığın bas cevabını.. açık kullanımda biraz daha ferah ama yine de doku eksikliği hissediliyor.. özellikle kapalı kullanımda midlere bas sızıntısı rahatsız edici boyutlara ulaştı benim için..

    mid
    midler bas bölgesine göre daha temiz, çözünürlük, detay konusunda iyi, kaydın hakkını veriyor. en azından hakkını yemiyor diyebilirim.. bunu müzikal bir sunumla yapması kulaklığın başarılı tarafı..
    kulaklığın en doğru tonlamayı yaptığı bölgede midler bana göre, bu da özellikle vokalleri keyifli kılıyor..

    tiz
    tizler yeterince uzamıyor, erken bitiyor. baslardaki dokusuzluk burada da var.. charlie haden'ın kontrbası kadar chet baker'ın trompeti de "texture" eksikliğinden muzdarip maalesef..

    dinlemelerin çoğunu modern cazla yaptım, biraz da klasik rock. kulaklığın asıl olarak benim çok az dinlediğim elektronik müzikle iyi gideceğini düşünerek xploding plastix vs. dinledim, işte kulaklık kendisini burada gösterdi; kulaklığın tuningi elektronik ve pop dinleyicileri hedef kitle seçilerek yapılmış görünüyor.

    kulaklık tür seçiyor gibi ama aslında daha çok dinleyici seçiyor sanki;
    kritik dinleme yapıyorsanız kusurları göze batıyor ama çok da sese takılmadan kulağıma takıp bir kaç saat geçiririm derseniz, o da müzikallikten ödün vermeden sizi ödüllendiriyor diyebilirim..

    kısacık da olsa re400 dinleyebildim, yumuşak ve rahat sunumuyla bence çok başarılı bir kulaklık, en son 49 dolar görmüştüm fiyatını, dinlediğim çoğu çinliye tercih ederim ;P
    okuduğunuz için teşekkürler..
     
    #49
    mavi, refuserQ, furkan kocyigit ve diğer 2 kişi bunu beğendi.
  10. Mikrobiyolog
    Çevrimdışı

    Mikrobiyolog FLAC

    Katılım:
    5 Ocak 2016
    Mesajlar:
    503
    Beğenileri:
    1.422
    Kulaklık bu akşam bana geldi. :ok
     
    #50
    refuserQ ve mavi bunu beğendi.
  11. Mikrobiyolog
    Çevrimdışı

    Mikrobiyolog FLAC

    Katılım:
    5 Ocak 2016
    Mesajlar:
    503
    Beğenileri:
    1.422
    Giriş:

    Her zaman olduğu gibi öncelikle bu güzel forum ortamını bize sağlayan site yönetimine ve bu tur için Hifiman’den kulaklığı tedarik eden @mavi, Ceyhun Bey’e teşekkürlerimi sunarak başlamak istiyorum.

    Hifiman Edition S incelemesi

    [​IMG]

    Hifiman Edition S nedir? Hifiman Edition S, Hifiman firmasının özellikle mobil kullanım (örneğin toplu taşımada seyahat ederken telefonundan streaming servisleri dinleyen insanlar) için çıkardığı, istendiğinde açık, istendiğinde kapalı olarak kullanılabilen kafaüstü kulaklığı. Piyasaya 250$’dan girdiyse de, güncel fiyatı 129$ ve direk olarak Hifiman’in kendisinden satın alınabiliyor:

    https://store.hifiman.com/index.php/edition-s.html

    [​IMG]

    Enteresan bir şekilde Hifiman kendi sitesinde bu kulaklığı kulağı çevreleyen olarak değil, kulak üstü olarak (on-ear) tanımlamakta. Oysa kullanımda kulaklık, kulak kepçesini tamamen içine alacak kadar büyük yapıda.

    Yine sitesinde yazdığı üzere kulaklık 18 ohm empedansa ve 113dB duyarlılığa sahip.

    Kutu içeriği:

    · Hifiman Edition S kulaklık

    · 3.5mm jakla sonlanan 130cm civarı bir adet kablo

    · Kablo için küçük bir yakaya tutturma mandalı

    · 3.5mm -> 6.5mm jak adaptörü

    · 3.5mm -> 2 jaklı uçak adaptörü

    · Fermuarlı taşıma çantası

    Bunların fotoğraflarını size sunamadığım için üzgünüm. Ne yazık ki kutuyu açar açmaz kulaklığa daldım ve gerisini unuttum. Özellikle taşıma çantasını beğendiğimi söylemeliyim.

    Fiziksel özellikler, malzeme kalitesi ve konfor:

    Uzunca bir süre he400i ve re400 kullanmış, buluşmada he400s’e göz atmış biri olarak bir Hifman ürününden ne beklemem gerektiğini az çok biliyorum: İyi ses kalitesi ama vasat malzeme kalitesi. Bu açıdan Edition S beni pek şaşırtmadı. Aslında fırçalanmış metal kısımları, dışı deri, kafaya değen yüzeyi kadife kaplı pedleri –ki bunlar bana he400i’nin son derece beğendiğim, yumuşak ve rahat pedlerini hatırlattı- ve kafa bandındaki deri kaplı yastıkçıkları gayet başarılı buldum.

    [​IMG]

    Ama kafa bandının yapıldığı çıtırdayan plastik malzemeyi ve kulaklığın yanında verilen ve bugüne kadar bir kafa üstünde gördüğüm en ince kabloyu pek beğenmedim. Kafa bandından birazdan bahsedeceğim ama görünce beğenmediğim kablonun, kullanımda herhangi bir olumsuzluğa neden olmadığını ve görevini sorunsuz yaptığını belirteyim. Ayrıca kablo, kulaklığa tek taraftan (alışılageldiği üzere soldan) bağlanan ve kulaklık tarafı 3,5mm, kaynak tarafı 3,5mm 4 pin olan, nispeten temel bir kablo olduğu için, beğenmeyen kolaylıkla kabloyu değiştirebilir.

    [​IMG]

    [​IMG]

    Kablonun üzerinde +/- ve orta buton olmak üzere üç buton var. Ancak bunlardan + ve – iPhone ile çalışmıyor. Android tarafını bilemiyorum, deneyen arkadaşlar yazacaktır. Orta buton ise iPhone’da fonksiyon görüyor.

    Ayrıca ben denemedim ama Hifiman’in web sayfasına göre kablo üzerinde bir de mikrofon mevcut.

    [​IMG]

    Kafa bandına gelecek olursak, öncelikle bandın üzerindeki yastık yerleşimi basit ama çok başarılı: Kafa bandı üzerindeki yastıkar 3 kısıma bölünmüş, sağ ve sol yanlar biraz daha çıkıntı iken orta kısım biraz geri çekilmiş. Bu yerleşim sayesinde pek çok kulaklıkta sorun yaratan tepe noktası baskısı hemen hiç oluşmuyor, kulaklığın ağırlığı daha çok kulaklarda ve bandın sağ ve sol yanında oluyor. Bu açıdan çok beğendim. Bandın beğenmediğim kısmı ise sıkıştırma basıncı ve pek esnek olmayan yapısı oldu. Kulaklık baş üzerine yerleştirilirken çıtır çıtır sesler geliyor, insan kırılacak diye korkuyor. Nitekim yakından bakınca kafa bandının her iki yüzünde sol ve sağ tarafta kılcal çatlaklar gördüm. Kulaklık böyle mi geldi, ben mi yaptım bilmiyorum. Kimsenin günahını almak istemem. Ancak benim yapmam ile olduysa hafifçe zorlanmaya bile tahammülü olmayan bir malzeme olduğunu söyleyebilirim.

    [​IMG]

    Kullanım konforuna geçecek olursak; ne yazık ki kafa bandının yanlardan uyguladığı yüksek basınç, diğer her açıdan çok konforlu bulduğum kulaklığı, uzun dinlemelerde benim için bir miktar yorucu hale getirdi. Şöyle ki, kulaklık pedleri son derece yumuşak ve konforlu olduğu halde, uzun dinlemelerde kafa bandının baskısı nedeniyle, pedin en üstte temas ettiği şakaklarımda, kulaklarımın hemen üzerinde bir rahatsızlık hissettim. Sanırım sızlama olarak tarif edebileceğim bu hissiyat saç diplerimde oluşan baskıya bağlı oluştu.

    Kafa bandının uyguladığı basıncın olumlu tarafı ise kulaklığın, hafifliğiyle de birleşince, kafadan hemen hiç düşmeyecek şekilde tutunuyor olması. Bu kulaklığı takarken abartmadan dans bile edebilirsiniz, kolay kolay düşmeyecektir.

    Kullanımla ilgili yine kafa bandıyla ilgili bir diğer olumsuzluk da, kafa bandı ayarını kafa üstündeyken yapmanın zorluğu. Kulaklığı takmadan ayarlamanız lazım. Kafa üstündeyken ayarlamaya çalışınca önce açılmıyor, sonra bir anda birkaç tık birden gidebiliyor. İnce ayarlama yapmak zor.

    Kulaklığın fiziksel olarak en ilginç özelliği ise, beraberinde verilen manyetik kapakçıklar sayesinde, hem açık hem de kapalı kulaklık yapısında kullanılabilmesi. Ancak bu özelliğe, ses üzerindeki yoğun etkileri nedeniyle, ses kalitesi kısmında detaylı olarak değineceğim. Burada sadece kapakçıkların ses izolsayonu üzerindeki etkisinden bahsedeceğim:

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    Kapakçıklar açıkken kulaklık, dışarı ses sızdırmada tamamen açık bir kulaklık gibi davranıyor, ancak dışarıdan gelen sesleri duymada yarı açık bir kulaklık kadar ses alıyor. Kapalıyken ise kulaklık dışarıya yarısı kadar az olsa da yine ciddi bir miktar ses sızdırıyor ve dışarıdan da oldukça fazla ses alıyor ne yazık ki. Kapakçıklar çıkan sese yarı yarıya etki etse de, giren sese etkileri minimal. Yani kapalıyken dinleyici için ses izolasyonunu, dinlediğiniz müziğin diğer sesleri bastırması sağlıyor, bu da sesi açmanıza sebep oluyor ve yanınızda oturan kişi de şarkıyı sizinle beraber dinliyor. Sonuç olarak taşınabilir bir kulaklık olarak burada benden eksi puan alıyor Edition S.

    [​IMG]

    Kulaklığın kayda değer bir diğer özelliği ise taşınabilir olabilme iddiası ile uyumlu olarak katlanabilmesi, kapların, kafa bandının içine yerleşerek kapladığı alanın oldukça azaltılabilmesi.

    Dinleyelim Bakalım:

    [​IMG]


    Dinlemeleri masa üstünde Audioengine D1 ile (Foobar’dan flac + tidal browser 320kbps), mobilde Sony NW ZX100+Hugo (flac+DSD), iPhone7+Hugo (tidal Hi-Fi), yalnız NW ZX100 (flac+ DSD) ve lightening to 3,5mm adaptör ile yalnız iPhone7 (Tidal Hi-Fi) şeklinde yaptım. Kulaklık kaynağın iyileşmesinden fayda gördü, en iyi deneyimi Hugo+ Sony DAP ikilisinden, en vasat performansı tek iPhone 7’den aldım.

    Gelelim kulaklığın ses kalitesine, hemen belirteyim kulaklık ses kalitesi olarak, kusurlarına rağmen benden geçer not aldı. Bunun en temel sebebi, kulaklığın açıkken de, kapalıyken de ortaya koyduğu canlı, eğlenceli sunum. Bu kulaklıkla, dinlediğim şarkının ve türün hangisi olduğundan bağımsız olarak, şarkının başlamasını takiben birkaç saniye içinde hemen şarkının ritmine, temposuna, duygusuna girdim.

    Canlı, eğlenceli deyince birçok kişi “acaba V-shape bir sunum mu?” diye merak etmiş olabilir, hemen belirteyim, değil. Çünkü tizler ve baslar V-Shape kulaklıklardaki gibi belirgin olmakla beraber, midler de aynı derecede önde. Hatta tizler ve baslar detay ve kalite olarak yer yer anca günü kurtarırken, şarkıyı ve kulaklığı kurtaran net, detaylı midler oluyor.

    Kulaklığın tonu, tınısıyla ilgili bir sorun hissetmediğimi de belirteyim.

    Bas mid tiz frekansları ayrı ayrı irdelemeye geçeceğim ama öncesinde kulaklıkla ilgili bir meseleyi açıklığa kavuşturmak istiyorum: Nedir bu kulaklık, açılabilen kapalı bir kulaklık mı yoksa kapanabilen açık bir kulaklık mı? (İkisi birden olamaz mı? Bence mümkün değil, bir sürücü en yüksek performansını belirli bir durumda verecektir ve öbür durum mutlaka bir geri adım olacaktır.) Bence ilki. Yani bu kulaklık bence kapalı bir kulaklık ve fakat açılabiliyor, ya da kısmen açılabiliyor diyeyim.

    Neden kapalı derseniz şöyle: kulaklık kapalı iken, kapalı bir kulaklığın sunumunu ortaya koyuyor. Ancak açıkken, gerçek anlamda açık bir kulaklığın sunumuna ulaşamıyor. Evet kapakçıklar çıkarınca ses bir miktar genişliyor, enstrümanlar hacim kazanıyor ama örneğin benim elimdeki HD600’ün -ki çok da geniş sahneli değildir, dahi yanına yaklaşamıyor. Müzik bir türlü yeterince genişlemiyor, sizi çepe-çevre sarmıyor, yükselmiyor, aşağı-yukarı boyut kazanmıyor. Kulak hizasında sağdan sola diziliyor. Güzel de diziliyor, konumlandırma gayet başarılı, ancak açık bir kulaklıkta yakalanmaya çalışılan oradaymış benzeri sunuma hiç yaklaşmıyor (Açık kulaklıkların ne kadar yaklaştıkları da tartışılır tabi ama bunun hiç alakası yok).

    Konumlandırma iyi dedik, hemen sahneyi de aradan çıkaralım: Kulaklık sahneyi önde ve dar kuruyor, yakın, samimi çalıyor. Bu nedenle de bence kulaklığın en zayıf sunduğu tür orkestral müzik eserleri oluyor. Konçertolarda nispeten daha başarılı örneğin, çünkü belki orkestranın hacmi tam olarak hissedilemiyor ama bir keman konçertosunda, kemanın önde ve net sunumu, her notanın tek tek kulağınızda çalınması, müziğin hemen sizi içine almasına yol açıyor. Sırf kemana ya da piyanoya yakın olup tüm detayları yakalamak adına, orkestrayı ve salonu feda edip, konçertolarınızı bu kulaklıkla dinleyebilir ve yine de çok zevk alabilirsiniz. Opera da aynı şekilde, müzikal partisyonlardan kısmen feragat edip, solistleri yakından ve detaylı dinleyebilirsiniz.

    Tizler diyerek frekanslara geçelim.. Açık ve net: Edition S bir tiz kafa kulaklığı değil. Kulaklık ne açıkken ne de kapalıyken süper bir tiz sunumu yok. Tizler fazla uzamıyor. Oradalar, hatta konum olarak da gayet önde ve belirginler ama belli ki yorucu olmamak adına bir miktar kırpılmışlar. Buna rağmen kayıtta tizlere bağlı bir sertleşme varsa, sibilans vb. özellikle kapakçıklar kapalıyken bunları da duyuyorsunuz, ama çok rahatsız edici olmadığını da söylemeliyim. Bana kalsa kulaklığın açık ya da kapalı kullanılmasından en az etkilenen frekanslar da tizler oluyor. Hafif bir genişleme, sertlikte azalma olmakla beraber tiz sunumu benzer.

    Baslar: Evet baslar da pek uzamıyor ve çok da aşağılara inmiyor. Mid bas ağırlıklı. Ancak kapakçıkların en çok etkilediği bölüm burası olduğu için bas karakteri hakkında genel geçer bir yorum yapamıyorum. Çok kabaca, kapalıyken sıkı ama miktar olarak az, açıkken yayvan ve miktar olarak fazla diyebilirim. Ama işin aslı pratikte o kadar basit değil. Çünkü yukarıdaki şeklinde yazınca sanki kapalıyken baslar daha kaliteliymiş gibi anlaşılıyor, oysa bazı şarkılarda kapalı basları beğenirken bazı şarkılarda da açık basları çok beğendim. Yani şarkıdaki bas miktarına ve sıkılığına göre tercihim değişti. Sıkı, hızlı, miktar olarak az basları olan şarkılarda kapakçıkları açmak baslara sıkılığı fazla azaltmadan hacim kazandırıp, adeta bir Sony extrabass etkisi yaparken, zaten şişkin, yavaş basları olan şarkılarda kapakçıkları açmak, basların içini boşaltıp etkisini alıp götürdü. Bazen de kapakçıkları açınca ortaya çıkan şişkin, boomy mid baslar, midlerin üzerine taştı ya da miktar olarak rahatsız edici oldu.

    Gelelim midlere: Midleri bilerek sona sakladım, çünkü bence bu kulaklığın en kayda değer ve günü kurtaran frekans aralığı midleri. Tizden, bastan, 3,5-4 yıldızı ancak alan bu kulaklık, benden midlerde en kötü 4,5 yıldızı aldı. Bu kulaklıkta midler de, diğer frekanslar gibi, sunum olarak önde. Ancak diğer frekanslardan farklı olarak midlerde herhangi bir doku, detay kaybı söz konusu değil. Tersine kulaklığın mid detayı oldukça yüksek. Vokaller, gitarlar, saksafonlar vs. hepsi gayet güzel ayrışıyor ve dokusu, detayı hissediliyor. Kapakçıkların midler üzerindeki etkisini bakacak olursak, mid frekanslar da yine kapakçıkların açılması ile genişliyor, artan basların da etkisiyle sunum sıcaklaşıyor. Ancak netlikte bir azalma da meydana geliyor. Sanki odak biraz kayboluyor. Hani bazen gölgemiz koyu ve nettir de ışıktan uzaklaştıkça genişler ama netliği azalır ya, kapakçıklar açılınca buna benzer bir etki oluyor. Ben baslarda da olduğu gibi bazı şarkılarda kapalı sunumun netliğini, bazı şarkılarda açık sunumun hacmini ve sıcaklığını sevdim. Midlerle ilgili eleştirim ise benim zevkime göre bu önde, iyi odaklanmış, net, perdesiz midlerin biraz cılız kalabildiği yönünde. Ben midlerimi biraz daha etli ve daha yumuşak seviyorum. Ama bu kulaklıktan lambalı ampliyle sürülen HD600 midleri beklemenin de haksızlık olacağı kanaatindeyim.

    Türler:

    Kulaklık canlı sunumu nedeniyle özellikle pop, rock, hard rock gibi türlerde oldukça başarılı. EDM’ci değilim, pek fazla örnek şarkı bilmiyorum ama denediklerimde açık konfigürasyonda fena sonuç vermedi. Ama sub bas arayanları kesmeyecektir. Trio ya da kuartet cazında, saksafon, piyanoda (piyanonun bas tarafında zayıf, çabuk sönüyor ama tek tek vuruşlar da çok net hissediliyor) başarılı, kontrbasta, davulda anca durumu kurtarıyor, yine midlerle işi götürüyor yani. Klasik müzikteki durumu anlattım; orkestranın büyüklüğünü, konser salonunun hacmini veremiyor, yine de dinlenebilir orası ayrı tabi. Sonatlar keyifle, konçertolar ise soliste odaklanarak kısmen dinlenebilir.

    Sony MDR100AAP ile karşılaştırma:

    Bu kısımda kulaklığı kısaca elimdeki tek taşınabilir, kapalı kulaklık olan Sony MDR100AAP ile karşılaştırmaya çalışacağım. Her iki kulaklıkta şu anda yakın fiyattalar.

    [​IMG]

    Ele alınca malzeme kalitesi olarak Sony biraz daha önde. Kişiden kişiye değişir ama ben iki kulaklığın tasarımını da beğeniyorum. Sanki Edition S kafada biraz daha havalı duruyor. Edition S’in yanında gelen çanta, MDR100’ün kesesinden daha iyi, ancak Sony’nin de flat kablosu, Hifiman’in kinden iyi.

    Konfor olarak Hifiman’in ilk taktığımda belirgin derecede daha rahat. Sony’de kafa bandı tam tepeme dokunuyor, kulaklarım da daha dar olan kapların içine (hem çeperine, hem dibine) temas ediyor. Yalnız bunlara rağmen Sony’yi saatlerce dinleyebildiğimi biliyorum, bu küçük temaslar belirgin bir ağrıya sebep olmuyor. Diğer taraftan Edition S’in kafa bandı uzun dinlemelerde benim geniş kafamı rahatsız edecek kadar sıkıyor. Şakaklarımda rahatsızlık, bir sızı oluşuyor. Ama okuduğum kadarıyla bu benim kafama özgü bir durum ve çoğunluk bunu hissetmeyecek ve Edition S’i son derece rahat bulacak.

    [​IMG]

    Sürülebilme: iki kulaklık da kolay sürülüyor. Ancak ilginç bir şekilde Sony NW ZX100 DAP ile, 24 ohm, 103dB/mW’lık Sony Mdr100 daha düşük seviyede daha çok sese ulaşıyor. Oysa sayısal değerler Edition S’in daha kolay sürüleceğini söylüyordu.

    Gelelim sese: Sony’nin sahnesi daha geniş, sunumu daha geriye yaslı, tizleri belirgin olarak daha geride, sub basları daha fazla. Ama tak çıkar mukayese de Sony cansız, sönük, perdeli hatta bulanık. Edition S her üç frekansta da daha berrak, daha canlı, daha dinamik. Pek bir karşılaştırma yok. İkisini arka arkaya dinleyen kimse kolay kolay Sony’i beğenmez.

    Tak çıkar yapmadan, farklı zamanlarda uzun dinlemelerde ise durum biraz farklı. Daha geniş sahne ve orkestral müzik başarımının yanı sıra Sony’nin bir avantajı daha ortay çıkıyor; bu kulaklık yormuyor. Saatlerce ve hemen her tür müzikle kullanılabiliyor ve kulak yorgunluğu oluşturmuyor. Diğer taraftan Edition S’in canlı ve dinamik sunumunun bedeli, dinlenen türe de bağlı olarak, zamanla kulak yorgunluğu olarak geriye dönebiliyor.

    Yine de kişisel olarak bugün alsam ben Edition S’i alırdım. Çünkü evde zaten geniş sahneli, geriye yaslı, uzun saatler boyu yorulmadan dinleyebildiğim Amiron Home gibi bir kulaklığım var. Edition S, önde, canlı sunumuyla benim için farklı, coşkulu bir seçenek olurdu. Ayrıca dışarıda da kritik dinleme yapmıyorum, yolda beni oyalayacak keyifli bir kulaklığı tercih ederim.

    Son söz:

    Hifiman’in mobil kullanıcıları göz önünde tutarak ürettiği Edition S, benim beğenimi kazandı, 5 üzerinden 4 yıldıza değer buldum. Sesine ilave olarak, mobil kullanıcı için olmazsa olmaz olan küçük katlanabilir yapı, taşıma çantası, kolay sürülebilme, kısa, üzerinde android ve ios uyumlu tuşlar ve mikrofon bulunan, 90 derece açılı 3,5mm jakla sonlanan kablo gibi özellikleri taşınabilir bir kulaklık için başarılı buldum. Eksik olarak gördüğüm en önemli unsur ise izolasyon oldu. Mobil kullanılacak bir kulaklığın hem çevreden daha az ses almasını hem de dışarıya daha az ses sızdırmasını beklerdim. Eksik olarak gördüğüm diğer bir konu ise, her ne kadar şu ana kadar sadece ben yaşamış da olsam, uzun süre kullanımda yüksek kafa bandı basıncı nedeniyle yaşadığım rahatsızlık oldu. Mobil kullanılacak bir kulaklığın, 9-10 saatlik bir otobüs yolculuğunda da konforunu olabildiğince koruması gerektiğini düşünüyorum.

    Son bir nokta olarak, ilgili kısımda baslar, tizler ve sahnesini eleştirdiğim halde kulaklığın sesini niye artılar hanesinde andığımı belirtmek istiyorum. Ben bu kulaklığı bir odyofil kulaklığı olarak değerlendirmedim. Sebebi fiyatının düşük olması da değil üstelik. Çünkü bugün, Massdrop sayesinde, az bir fark ile He4xx, Hd6xx, K7xx gibi ciddi odyofil kulaklıklar alınabiliyor. Bu kulaklığın sesi mükemmel bile olsaydı, uçak uğultusunda, metro ya da otobüs motoru gürültüsünde bas dokusunun, tiz detayının acaba ne kadarı duyulacaktı ki? Ayrıca kim toplu taşımada dinlediği müzikte en ince detayı, en geniş sahneyi vs arar ki? Ben bu kulaklığı vasat bir kaynaktan sürüldüğü halde, sıkıcı bir yolculuğu, müzik ile nispeten keyifli hale getirmeyi hedeflemiş bir kulaklık olarak değerlendirmeye aldım ve bu bağlamda da sesini oldukça amacına uygun ve başarılı buldum. “Yok arkadaş ben odyofilim, ağırbaşlı müzikleri kritik dileme yapacağım” diyenler için firma zaten He400i, He400s, He560 vb. gibi kayda değer kulaklıklar sunuyor. Ayrıca zaman zaman bir odyofil de belirli bir minimumu karşılayan ve üstüne de eğlenceli bir sunum ortaya koyan bir kulaklıktan fazlasıyla keyif alabilir.

    Sonuç olarak, işten, okuldan eve giderken telefonundan başlıca pop, rock vb müzikleri dinlemek isteyen, arada bir konuşma geldiğinde cevaplayacak olan ve iem ya da earbud tercih etmeyen arkadaşlara, bu kulaklığı da seçenekleri arasına değerlendirmelerini şiddetle tavsiye ederim. Dinledikleri müziğe göre sesini çok beğenebilirler, hatta sonrasında daha pahalı pek çok odyofil kulaklığını “sıkıcı” bulabilirler.
     
    #51
    Son düzenleme: 21 Aralık 2017
    Pax, pazac, mavi ve diğer 6 kişi bunu beğendi.
  12. Mikrobiyolog
    Çevrimdışı

    Mikrobiyolog FLAC

    Katılım:
    5 Ocak 2016
    Mesajlar:
    503
    Beğenileri:
    1.422
    Eee arkadaşlar ne oldu bu turun devamı? Benden sonra biri hacıladı mı yoksa kulaklığı?? :D
     
    #52
    mavi bunu beğendi.
  13. trexmilennium
    Çevrimdışı

    trexmilennium MP3

    Katılım:
    21 Ekim 2012
    Mesajlar:
    61
    Beğenileri:
    60
    Selam, theoldman den bana geldi bugün. Bu arada re400 de var kutuda. Süpriz oldu açıkçası hatta ben onu daha çok merak ediyordurm :)
    ben tüm yorumları okumadım ama re400 den bahseden olmamış?

    Ben yorum yaparken ondan da bahsetmek isterim.
     
    #53
    mavi bunu beğendi.
  14. theoldman
    Çevrimdışı

    theoldman MP3

    Katılım:
    22 Mayıs 2017
    Mesajlar:
    43
    Beğenileri:
    62
    kulaklikla ilgili yorumlarimi yazayim. re400 u deneyemedim edition s ile ilgili olacak yorumlar.

    hifiman in genel ozelligi olarak gordugum ambalaja onem veren bir model bu da. tasima cantasi ve kulakligin katlanma sekli tasima icin epey kolaylik saglayacak kadar iyi. bir kafa ustu kulakligin toplanabilecegi kadar toplaniyor bence. konfor olarak ta sinifinda iyi diyebilirim, tac biraz baski yapiyor ancak yine de konforlu. tek taraftan kablolu olmasi hareket halinde kullanim icin kolaylik olmus ancak bu cross talku azaltan etmenlerden biri mi diye dusunduruyor beni.

    oncelikle jds labs the element ile denedim elimdeki he400i ile farkini daha net gorebilmek adina. yuksek cozunurluklu muziklerle beraber dinleyince benim zevkime hic hitap etmedi. ancak bunu soylerken masaustu bir amfi ile test ve kiyas yaptigimi da goz onune almak gerekir.

    kulaklik cok kolay besleniyor, element cok guclu geldi. gain kapali halde %30 civarinda optimum seviyede dinleyebildim, daha yukarilara cikinca muzikten ziyade bir gurultu dinliyorsunuz.

    sahne bana oldukca dar geldi, sesler cogu yerde ust uste geliyor hissi olusuyor, bunun crosstalk yetersizliginden de kaynaklandigini dusunuyorum. sakin alanlarda tizler yeterli ve detayli. midler onde, vokaller dogal geliyor. basslar derin degil ancak benim icin kuvvetli caliyor. ses tepkisi ise yapisi geregi hizli, suratli calinan klevensende atlamadan notalari yakalayabiliyor.

    kulakligi kapatan aparatlari ekledigimiz zaman ise amaci olan yalitimi uyguluyor ancak bedelini midleri geriye goturerek oduyorsunuz. biraz daha koyu tonda bir sese burunuyor.

    elementten kurtarip bilgisayarin ses cikisina dogrudan taktigimizda ve ses cozunurlugunu dusurdugumuzde ise sinifinin orta ust seviyesine yakin bir kulaklik elde ediyoruz. zaten bu konumda genis sahne, ses ayrimi beklemedigimiz icin hizli ve konforlu bir kulaklik olarak isimizi goruyor. bilhassa akustik rock ve vokal agirlikli sarkilarda memnun edecektir.

    oyun icinde de deneyecektim kulakligi ancak vaktim olmadi. basslarin sert durusu sayesinde oyunun da altindan kalkacagini dusunuyorum.

    alma kararina gelecek olursak, tasinabilir, kolay surulebilir ve bu seviyede kulakliga ihtiyacim olursa, konfordan biraz feragat edip sennheiser momentum on-ear almayi secerdim.
     
    #54
    Pax, refuserQ, pazac ve diğer 2 kişi bunu beğendi.
  15. mavi
    Çevrimdışı

    mavi MP3

    Katılım:
    7 Temmuz 2013
    Mesajlar:
    141
    Beğenileri:
    735
    Değerli fikirlerini paylaşan herkese teşekkürler!

    Öncelikle, bu güzel ve emek dolu incelemeniz için teşekkürler Turan Bey.

    Sürülme konusuna gelince, firmalar zaman zaman hafifçe "ilginçleşen" ölçüm metotları kullandıkları için aslında bu tarz, belirgin bir standardı olması gereken değerlerde bile kağıt üzerindeki rakamlara uymayan sonuçlar ortaya çıkabiliyor.

    Bir başka açıdan da düz bir mühendislik mantığıyla yaklaşalım.
    Edition S'in, sınıfına göre devasa sayılabilecek 50 mm'lik dinamik sürücüsü, MDR-100AAP'nin 40 mm'lik sürücüsünün alan olarak 1.6 katına yakın (tam oran olarak 25 / 16).

    Bu iki sürücünün de dinamik olduğunu ve üç aşağı beş yukarı benzer topolojiye sahip olduklarını varsayarsak (zira empedansları da yakın 18 & 24 ohm) 50 mm'lik sürücünün aynı ses yüksekliğine ulaşması için daha yüksek bir akıma ihtiyaç duyacağını düşünebiliriz.
     
    #55
    refuserQ, Pax ve Mikrobiyolog bunu beğendi.
  16. Mikrobiyolog
    Çevrimdışı

    Mikrobiyolog FLAC

    Katılım:
    5 Ocak 2016
    Mesajlar:
    503
    Beğenileri:
    1.422
    Rica ederim Ceyhun Bey, asıl ben fırsat için teşekkür ederim. Bayağı keyifli vakit geçirdim Edition-S ile. :)

    Katkınız için de teşekkür ederim, kuşkusuz haklısınız, ben çap farkını dikkate almamışım. :ok
     
    #56
    Pax ve mavi bunu beğendi.
  17. trexmilennium
    Çevrimdışı

    trexmilennium MP3

    Katılım:
    21 Ekim 2012
    Mesajlar:
    61
    Beğenileri:
    60
    Merhaba,
    Bende kendi izlenimlerimi aktarayım. Baştan sona yorum yapmaya gerek yok, zira daha önceki yorumların çoğuna katılmakla beraber ekleme çıkarma ve özetleme yapmak adına;

    Önce eksileri;
    - Sesi dışarıya veriyor; Evde bile tek başına değilseniz yanınızdakileri rahatsız etmemek adına sesi çok kısmanız lazım. yoksa anfisiz bile epey kaçırıyor.
    -Kapak olmasa daha iyi olurmuş, önceki yorumlarda olduğu gibi kapağın çok az bir etkisi var, sahne vs gelişmesi yok gibi. Keşke sabit kapalı olsaymış ta bu kadar kaçırmasaymış sesi dışarıya.
    -Bass idare eder seviyede, Darbe var, doku orta, bass detayı zayıf
    -Tiz idare etmez seviye de, Çözünürlük düşük, miktar orta. Tını biraz hatalı. (Bunlar fiyatına göre yorumlar. 20$ kulaklıktan iyi tabii ki :) )

    Artıları;
    - Dinamik çalan bir kulaklık. Kuru ve eğlencesiz değil,
    - Mid başarımı özellikle V şekilli müzik dinleyen biri için çarpıcı
    - Malzeme kalitesi iyi, premium giriş hissi var, Kutusunda da aynı hava mevcut
    - Konfor gayet güzel.

    Artıları ve eksileri göz önünde alınca, Dinleme tarzına göre çok beğenecekler olacağı gibi, tiz detayı eksik gelenler için düşündürebilir.

    Re400 Hakkında;
    Benim için çok güzel bir sürpriz oldu. Mid merkezli kulaklık denemelerim çok az. Shure se535, Auditechnica ckm500, ckm99 gibi kulaklıkları dinledikten sonra orta üst seviye bir kulaklık denemek istiyordum.

    Açıkçası Pop, EDM, Jazz müzik dinleyici olarak hep V şekilli ve tiz-bass önde kulaklıklar dinleyenler uzak dursunlar :). Ben epey yadırgadım.

    Kulaklıkta ilk süpriz Bass oldu. Re-serisi kulaklıklarda hangi yorumu okuduysam bassın çok zayıf ve yetersiz olduğunu okudum yada anladım.
    Ama bu kulaklık Subbasslarda özellikle sürücünün de çok küçük olduğunu varsayarsak epey başarılı. Bir Bass canavarı değil ama derine inebilen ve orta miktar, dokulu bassları var. Burası sevindirici.

    Midlere diyecek bişey yok, çok öndeler, detaylılar, vokaller, çalgılar ve hepsi hep önde, ama biraz Shouty denilen yanı biraz bağıran tarafta, yorucu bir tarzı var midlerin. Mesela Kafaüstü Edition S o kadar değil. Fakat bu tarzında mutlaka ciddi bir kitlesi var ve hayran da kalacaklardır.

    Tizler ise en zayıf yanı re400ün. Neredeyse en üst tizleri hiç duyamadım (roll-off). tını yanlışa kayıyor çünkü üst tizler yok, alt-tizler ve üst midler öyle baskın ki tüm gücünü oraya veriyor, O yüzden çok da detaydan vs söz ötmek mümkün değil.

    Bu noktada re400 bana pek hitap etmedi. Zaten tarzımda değil. eğer tizler toparlanabilirse bence vokal merkezli ciddi bir kulaklık olabilir. Böylede çok sevenleri var elbette. :)
     
    #57
    refuserQ, mavi, Özen ve diğer 1 kişi bunu beğendiniz.
  18. Pax
    Çevrimdışı

    Pax FLAC

    Katılım:
    4 Ekim 2016
    Mesajlar:
    248
    Beğenileri:
    680
    Turun gerçekleşmesini sağlayan sayın site yöneticilerine, sayın @mavi Ceyhun beye ve sayın Hifiman yetkililerine çok teşekkür ederim. Hifiman Edition S arkası kapalı/açık kullanımı ve kolay sürülebilme özellikleriyle dikkatimi çeken bir kulaklıktı. Bu vesile ile dinleme fırsatı buldum.

    Halihazırda HE400i kullanan biri olarak malzeme kalitesinde Hifiman Edition S modelinde de yanıltmadı. Açıkçası model ayırt etmeksizin marka olarak malzeme kalitesini vasat buluyorum. İtina ile kullanılması gereken kulaklıklar bana göre. Özellikle taşınabilir kafaüstü kulaklık olarak tasarlanan Edition S daha sağlam malzemelerden üretilmesi gerektiği kanısındayım. Ama o zaman da fiyat bu kadar rekabetçi olamazdı firma tercihini bu yönde yapmış.

    IMG_20180122_133406-01.jpeg IMG_20180122_133952-01.jpeg

    Edition S modeli mobil kullanıcılar için kolay taşınabilir ve her kaynaktan kolay sürülebilir olarak tasarlanmış. Konfor olarak özellikle çok beğendim. Hafifliği ve çıkarılabilir kablosunun tek taraftan bağlantılı olması konfora çok olumlu yansıyor. Padlerin derinliği ve yapısında hiçbir sorun yok. Edition S kulağımdayken evde yatarak bile müzik dinledim hiçbir sıkıntı yok sıfır sorun. Taşıma çantasını şık ve kullanışlı buldum. Kulaklık katlanıp çantaya konulduğunda boyut gerçekten taşınabilir oluyor. Sık seyahat eden ve kulakiçi kullanamayan kullanıcılar için iyi bir alternatif. Bu özelliklere bu fiyat seviyesinde pek rastlayamıyoruz.

    Ses konusuna gelirsek bu konu çok kişisel olmakla beraber sanırım özellikle kendimize şu soruyu sormamız gerekiyor; Edition S ile evde kritik dinleme yapacak mıyım? Yoksa sadece taşınabilir kulaklık olarak mı kullacağım? Mobil kulaklık olarak dinlecekse kulaklığın bir eksisi; izolasyon çok iyi değil günü kurtarır tarzda. Dinamik ileriye doğru saldırgan çalan bir kulaklık. Hareketli canlı şarkılarda ışıldayan bir sesi var. Tonlama olarak Wm1a ile oldukça nötre yakın buldum. Edition S kaynağa da tepki veren bir kulaklık. Telefonla denedikten sonra dap ile ses olumlu anlamda gelişiyor.

    Arkası açık/kapalı kullanımıyla ilgili arkası açık dinlerken tizler ve midler pek etkilenmezken bas miktar olarak artıyor. Ama çok da sıkı ve gövdeli olmayan baslar gevşiyor yayvan bir hal alıyor. Arkası kapalı sesi de bas severleri memnun etmeyecektir. Ben kendi zevkime göre ev ortamında arkası açık kullanmayı daha keyifli buldum. Tabiki dışarıda arkası kapalı dinlenecek.


    Edition S in en güçlü yanı bence midleri. Midler bas ve tizlere göre daha detaylı ve başarılı. Geriye yaslı değil orkestra dinlerken önden üçüncü sıradaki koltukta oturuyorsunuz. Genel olarak biraz cılız ince çalmasına rağmen çoğu mobil kullanıcıyı fiyatına göre memnun eder.

    Tizler pek detaylı olmasa da birbirine yapışma sözkosunu olmadı. Miktar olarak bence sınırda kullandığım 400i den daha parlamaya elverişli ve daha yorucu geldi.

    Sahne algısı da geniş yapıda değil fiyat segmentine göre ortalama geçer not alır. Mesela re400 sahne derinlik algısında bence daha başarılı idi.

    Edition S ile evde kritik dinleme yapılacaksa ağırlıklı olarak Jazz Blues klasik müzik dinleyen biri olarak kulaklıktan şu 5 tane ensturumanı olabildiğince doğal tonlamaya yakın çalmasını beklerim. Bunlar piyano, çello, keman, trompet ve tenor saksafon. Piyano ve çelloda fiyatına göre şikayet etmezsin. Ama keman, trompet ve özellikle saksafonda beklediğimi hiç alamadım. Bu ensturuman seslerinde kulaklık gerçekçilikten uzak rahatsız eden bir ses çıkardı. Re400 ensturuman konusunda fiyatına göre bana daha başarılı geldi. Dediğim gibi bunlar çok kişisel isterler. Ağırlıklı pop, elektronik dinleyenler için hiçbir sıkıntı yok kulaklık bu türlerde gayet eğlenceli çalıyor.

    49 dolarlık Re400 ün sesini fiyatının gayet üzerinde bulduğumu söylemeliyim. Fit olarak da çok rahat bir kulakiçi küçücük hap kadar birşey zaten:D Frekanslar dengeli bas önde olmamasına rağmen 20hz sesleri zorlanmadan verdiğini düşünüyorum. Fiyatı özelinde alınası bir kulakiçi kulaklık Re400.

    Olabildiğince yazıyı kısa tutmayı okuyanları sıkmamayı hedefledim. Umarım başarmışımdır:) Herkese saygılar sunuyorum. İyi forumlar.
     
    #58
    Mikrobiyolog, endia, trexmilennium ve diğer 4 kişi bunu beğendi.

Sayfayı Paylaş