Lear LCM-BD4.2 Custom Kulaklık İncelemesi

'Lear' bölümünde MikePortnoy tarafından 23 Ocak 2015 tarihinde başlatılan konu.

  1. MikePortnoy
    Çevrimdışı

    MikePortnoy Analog

    Katılım:
    7 Eylül 2012
    Mesajlar:
    3.600
    Beğenileri:
    2.075
    Merhaba arkadaşlar,

    Bu yazıda sizlere Hong Kong bazlı Lear firmasının son çıkardığı custom kulakiçi monitor olan LCM-BD4.2’yi anlatmaya çalışacağım.

    Bilindiği gibi Lear 3-4 senelik bir firma. Büyük bir firma olmaktan ziyade, benim de hoşuma giden tipte, butik bir firma firma. Sahibi de Tatco Ma isimli bir Hong Kong’lu. Müşteri hizmetleri anlayışını ben beğendim açıkçası; saat farkından dolayı 24 saat içinde cevap gelmese de, en geç 48 saat için geri dönüş yapıyorlar. Sıkıntı yaratmadan her sorumuza cevap veriyorlar.

    Lear’ın LCM-BD4.2’den önce piyasaya sürülmüş, LCM-5 isimli 5 armatür sürücülü, LCM-4 isimli 4 armatür sürücülü gibi kulaklıkları da mevcut. Sayıca bir hayli fazla kulaklık olduğu için, yazıyı meşgul etmemek adına fazla detaya girmeyeceğim.

    [​IMG]

    Lear aynı zamanda çeşitli kablolar ve amfiler de satmakta. Tatco’nun kendi ürünleri dışında, başka markaların ürünlerini de sattığı Forever Source Digital isimli bir mağazası da mevcut. Bu mağaza da Sony, Hidisz, Cayin, IHifi gibi markaların ürünleri bulunuyor. Ayrıca bazı kupon ürünlerin bulunabileceği ikinci el bölümü de var.

    İncelememize konu olan LCM-BD4.2’nin bir de LUF-BD4.2 isimli bir universal versiyonu var. Anladığım ve okuduğum kadarı ile insanlar genelde universal versiyonu beğenmemiş. Tatco ile yazışmalarımda, kullanılan ucun ve oturuş şeklinin çok önem arzettiğini öğrendim. Universal versiyon yapı-teknik olarak aynı olmasına rağmen, custom versiyondan oldukça farklı çalıyor gibi duruyor. Kullanılan uçların dramatik şekilde fark yarattığı anlaşılıyor.

    Yurtdışındaki forumlarda, universal versiyon baz alındığı için BD4.2’ye karşı bir ön yargı oluşmuş. Merak edip okuyanların, custom versiyonun farklı çaldığını unutmadan kulaklığı değerlendirmelerinde fayda var.

    Kutu İçeriği ve Kablo:

    Lear LCM-BD4.2 karton bir ana kutu içersinde geliyor. Bu kutuda, Otterbox taşıma kabı, ufak bir kadife taşıma kılıfı, kulaklığın temizliği için fırçalı bir temizleme çubuğu, yine temizlikte silmek için bir bez, bas ayarı için küçük bir tornavida ve kullanma kılavuzu çıkıyor.

    4.2 ile beraber gelen kablo Tinsel tekniği ile yapılmış ve 4 sarmallı bir ürün. Yumuşaklığını beğenmeme rağmen, bana gelen kablonun bir tarafının memory wire kısmının içindeki tel, pine tam girmediği için memory wire düzgünce bükülemiyor. Yani kulakta durması çok sıkıntı yaratmasa da görüntü açısından biraz problemli gözüküyor. Bunun dışında telin tam olarak pinin içine girmemesi, uzun kullanımlar sonrası memory wire’daki plastik kalkanın yırtılmasına sebebiyet verebilir.

    Kablonun ses kalitesini beğendiğimi söyleyebilirim; en azından Custom Art’ın yolladığı kabloya göre biraz daha yumuşak çalıyor. Tatco bana denemem için henüz o tarihte piyasaya sürmediği yaklaşık 260 USD’lik C9 isimli bir kablo daha yolladı. Henüz yanması tamamlanmadığı için sesi hakkında yorum için erken. Ama yakın bir tarihte incelemesini ve stok kablo ile karşılaştırmasını yapacağız diye umuyorum.

    Alım Süreci, Yapı Kalitesi ve Teknik:

    Lear firmasının kalıpları isteyiş şekli standart diyebiliriz. Yani ikinci boğumu geçik ve dışarıda bolca malzeme bırakılacak şekilde tam kulak kalıbı olarak aldırıyoruz. Daha önce de belirttiğim gibi, kalıpları aldırırken mutkala zarın pozisyonunu tespit ettirin. Bazı kulaklarda zar ikinci boğuma oldukça yakın olabiliyor ve kalıp aldırırken malzemenin önüne koyulan pamuk gidip zara yapışabiliyor. Bu konu üstüne dikkatle eğilmekte fayda var.

    Tatco, kalıpları ağız açık ya da kapalı olarak kabul edip kulaklığı imal edebiliyor. Yani sizin tercihinize kalmış bir durum. Daha önce custom sipariş ettiyseniz ve kalıplarınız ağız açık alınmışsa, varolan kulaklığın kulaklığınızı biçimlendirdiğini düşünerek yine ağız açık alınan kalıbı tercih edebilirsiniz. Bunun dışında, genelde firmalar ağız açık kalıpları tercih ettiklerinden, başka bir custom alacağınızı düşünüyorsanız, 4.2 için de ağız açık kalıp göndermek uygun olabilir.

    Kalıplarımız EMS ile 10 gün gibi bir sürede Lear’a varıyor. Lear kulaklık bittikten sonra yine EMS ile bize gönderiyor; yine 10 gibi bir sürede kulaklık bize ulaşıyor. Tatco, bu süreçlerdeki çeşitli isteklerimize olumlu cevap veriyor. Kulaklığın yapımı 3 hafta ile 4 hafta arasında sürebiliyor. Bana yapmış olduğu kulaklık 3 haftada çıktı aşağı yukarı. Tabii kargo süreçleri eklenince 1 ayı geçiyor kulaklığa kavuşmak.

    Hepimizinin bildiği gibi akrilik bir kasası olan kulaklığın işçiliği iyi düzeyde denebilir. Geçen zaman içerisinde görmüş olduğum Unique Melody tarafından reshell edilmiş bir JH16 gibi olmasa da, durumu kurtarıyor. Mesela, resim basılan plaka daha ince olabilirmiş gibi eleştiriler getirilebilir…

    Kulaklık, içinin anababa günü oluşundan ve dinamik sürücü için hava deliğinin kasanın üstüne yerleştirilmesinden dolayı baya bir dışarı taşıyor. Dolayısıyla yatarak müzik dinlemek biraz zor 4.2 ile. Bu hava deliği mini bir siyah kumaşla içeriden kapatılmış. Siyah kumaş bir çeşit filtre görevi görüyor desek yanıltıcı olmayız sanırım.

    Kasanın dışarı çıkan kısmın üstüne bulunan bas ayar potu ise, tık-tıklı bir çalışmadan ziyade analog bir volume potu gibi çalışıyor. Yani ince ayar yapma şansı sunuyor. Hassasiyeti ise gayet iyi, gevşek çalışmıyor. Ses konusunda ayrıntılı değineceğim üzere, bas ayarı şaka değil. Gerçekten iyi çalışıyor.

    LCM-BD4.2 ilk geldiğinde kabloyu soketlerinden çıkarmak için işkence çekmek gerektiğini belirtmeden geçmeyeyim. Akrilik kasa zannetiğimiz kadar sağlam olmadığı için, kırmadan çıkarmak için baya bir ter döktüm. Kısacası soketleri aşırı derece sıkı geliyor. İlk tak çıkardan sonra olabilecek tek sıkıntısı zaman içinde ileri derecede gevşeme riski.

    Kulaklığın içinde, adına uygun olarak 2 adet 6mm dinamik sürücü ve 4 adet de armatür sürücü bulunuyor. Kısacası LCM-BD4.2 hibrid bir kulaklık. Armatür sürücüler önce bir hortum sonrasında metal bir boru ile, dinamikler ise hortum ile sesi iletiyor. Gördüğüm kadarı ile ikili armatür sürücüler kullanılmış. İkili armatürlerden birer tane, dinamiklerden yine birer tane olmak üzere toplam 4 boru çıkışı var.

    Bahsettiğim dinamik sürücü hortumlarının çıkışı, şu ana kadar bir kulaklıkta gördüğüm en küçük çıkışlara sahip. Hatta armatürlere bağlı metal boruların da çıkışı az daha büyük. İğnenin anca girdiği bu çıkışları temizlemek uzun vadede biraz sorun oluşturabilir gibi gözüküyor. Bu sebeple, her kullanımdan sonra kutusuna koymadan önce kontrol etmekte ve temizlemekte büyük fayda var.

    Kulaklığın izolasyonu ise çok iyi değil. Gerek akrilik yapısı gerekse bas sürücüleri için açılmış hava deliği, dış sesleri yeteri kadar izole etmiyor. Daha başka bir anlatımla silikon bir custom kulaklığın gerisinde kalabilecek bir izolasyon puanı var.


    Ses Meselesi:

    Lear LCM-BD4.2 dinleyiciyi oldukça ferah ve açıklığı bol bir sahne ile çevrelemekle beraber, transparan-gerçekçi-doğal notalarla, çözünürlüğü yüksek bir sunumla karşılıyor. Özellikle enstrüman notalarının, bas ayarına bağlı olarak sıcak bir hava yerine, nötral bir boşluğun içerisinden çıkıp gelmesi bu ferahlığı ve havadarlığı üst konumda tutuyor.

    Koyuluk ve boğukluk kavramlarının, özellikle yüksek bas ayarlarına kadar ciddi oranda bulunmadığı kulaklık, inceleme öncesi standart kablosu ile beraber 100 saat üstü burn-in’e tabii tutuldu.



    [​IMG]

    Alt Frekanslar

    Bilindiği gibi 4.2’nin, volume potu gibi çalışan bir bas ayarı mekanizması mevcut. Yarı yola kadar fazlaca sıcaklık ve renklendirme vermiyor. Bas ayarlarını 5’e bölerek inceleyelim istedim. Sırayla devam edelim;

    1)En düşük bas ayarı ile, tam olarak öyle olmasa da, alt frekans miktarı fazla olmayan hafifçe bir kafaüstü dinliyor hissiyatı var. Sub-bass vurguları yine yeterince belli olmakla beraber, mid-bas fazla kendini belli etmiyor, ancak notaların netliği kaybolmuyor. Bas sunumunun en sıkı ve hızlı olduğu sunum en düşük ayar. Ayrıca enstrümanlar arası boşluğun en fazla hissedildiği ayar yine bu ayar.

    2)Çeyrek açılmış bas ayarı ile vurgular yine aynı güçte kalmakla beraber, mid-bass kendisini biraz daha belli ederek, genel sunuma hafif bir gövde veriyor ve kendi frekansına dahil olan notaların detayı biraz daha artıyor. Bu ayarda alt midler hafifçe etkilenme belirtisi göstermeye başlıyor, çok çok hafif bir koyuluk-siyahlık serpiliyor.

    3)Yarıya kadar açılmış bas ayarı ile, midbas hafifçe biraz daha artsa da, esas belirginlik sub basslarda kendisini gösteriyor. Subbas vurgularının detay ve dengesinin en iyi olduğu ayar bu ayar benim görüşüme göre. Daha az ayarlarda derine inme mevzusunun yarı yol ayarı kadar iyi olduğunu söyleyemem. Yarı ayarda, özellikle alt ve orta midler üstüne birazcık renklenme ve az daha koyuluk-siyahlık geliyor. Ancak bu koyuluk SM3 ya da SM64 gibi algılanmasın; en az bas ayarı ile hafif açıkça çalan midlere, özellikle de alt midlere tokluk katıyor.

    4)Son çeyrek sınıra ayarlı bas miktarı, sahnedeki enstrümanlar arası boşluğu sıcaklaştırıyor. Tabii midbas ve subbas miktarları eşitlenir hale yaklaşıyor. Midbas bu ayardan sonraki noktalarda yoğunlaşıp detayları kaybettireceğinin hissiyatını veriyor. Ancak alt frekansların tatlı tonu burada kendisini daha iyi belli ediyor, dinamik sürücünün etkisi ile hafifçe bir analogvari tat da geliyor. Bu ayara kadar sahne, detay ve çözünürlük gibi konularda bas miktarının bir sıkıntı yaratmadığını da ekleyeyim. Bütün enstrümanlar, alt frekans duvarının önünde seslenmeye devam ediyorlar. Birbirlerine karışma gibi durumları yok.

    5) Bu ayarda gereksiz fazla miktarda, yoğun ve sıkılığını oldukça kaybetmiş bir bas sunumu var. Bütün spectrum fazlaca bir koyulukla detayların üzerini örtüyor. IE80’den daha az vurgulu, hatırladığım kadarı ile aynı yoğunlukta bir sunum mevcut. Açıkçası 15 dakikadan fazla dinlemeyi zaman kaybı olarak gördüm. Bas kafalar için dahi, güzelim sunumu bozduğu için, max bas ayarının tercih sebebi olacağını düşünmüyorum.

    [​IMG]

    Benim zevkime göre en optimum nokta ilk çeyrek sınır ile yarı yol ayarı. Bu ayarlarda alt frekansların, çok aşırı detay vermekten ziyade armatürvari dokunuştan uzak, çok geniş ile orta genişlikte bir alan arasında vurduğunu , gerek midbas gerekse subbasların sert olmayan tatlı ve doğal bir ton ile seslendiğini söylemek mümkün. Bu tatlı ton, alt midleri de nispeten etkileyerek daha gerçekçi bir sunum yaratıyor.

    Alt frekans vuruşlarının sahne üzerinde derinliğine uzaması-kesilmesi ve derinlik yaratma yeteneği en iyisi sayılabilecek kadar gelişmiş olmasa da, verdiği hava hissiyatı sayesinde sırıtır bir noktada da değiller; kısacası tonu ön planda olmak üzere alt frekanslar üst düzey bir kulaklığa yakışır derecede iyi. Çift dinamik sürücülü hybrid bir kulaklık olsa da, metal müziklerde hızı konusunda fazla bir sıkıntı yaşamadım; yarı ayar da dahil olmak üzere parçaların hızını kaldırabiliyor.

    Tabii müzik aşırı hızlandıkça, alt frekansların minimum ayara indirmekte fayda var. Bu aşamada biraz sıkılık ihtiyacı doğduğunu eklemem gerekiyor. Örneğin, Spyro Gyra veya Chick Corea gibi ustalarda, bas ayarı ile oynamak bir zevk meselesi haline gelirken, Dream Theater gibi grupların çok hızlı pasajlarını dinlemek için alt frekans yoğunluğunu müziğe göre ayarlamak bir zorunluluk haline geliyor.

    Mid Frekanslar:

    Yukarıda belirttiğim gibi bas miktarı ayara bağlı olarak fazlalaştığı oranda, özellikle alt midler üzerinde hafifçe bir koyuluk ve az miktarda renklendirme oluşuyor. Ancak bu bahsettiğim koyuluk gece-gündüz gibi değil. Her ne kadar alt frekansların fazlalaştığı noktalarda hafifçe bir koyuluk baş gösterse de, midler genel olarak azıcık açık -parlak değil- bir yapıda çalıyorlar.

    Yine benim zevkime göre, ilk çeyrek sınır ve yarı yol optimizasyonuna bağlı kalarak midleri anlatmaya çalışacağım. En alt bas ayarında midler biraz daha açık çalarken, bahsettiğim ayarlarda birazcık renk, tokluk ve az daha gövde geliyor. Tabii midlerin çok cılız olduğu söylenememekle beraber, notaların içinin çok dolu ve sahne üzerinde alanının çok geniş olduğunu söylemek de zor.

    Ancak notalar kulak rahatsız edici de değil, tam tersine ince olmaktan ziyade çok hafifçe kalınca, daha önemlisi temiz, doğal ve yüksek çözünürlüklü. Ancak bu hafifçe kalınlık, analogvari ya da organik bir tat da vermiyor, tabii analitik bir hava da yok. Enstrümanlar birbirlerinden ciddi miktarda ayrık olduğu ve aralarındaki hava boşluğu kolayca hissedildiği için, çözünürlük hissiyatı da üst seviyelere çıkıyor.

    Müzikten bir örneklendirme yapacak olursak; Dave Weckl’ın konuk sanatçı olduğu Csaba Toth Bagi’nin Aved Ivenda isimli parçasında elektro gitar tonları son derece doğal bir tonda ve yüksek çözünürlüklü. Daha önemlisi gitar solosu sol üst-orta noktasından hafif yakınca seslenirken, arka taraftaki enstrümanların tınıları ve çözünürlüğü de nispeten yerli yerinde kalmaya devam ediyor.

    Midlerin genel tonuna da, belki biraz nötral denebilir. Alt frekans ayarının verdiği hafif koyuluğun fazla sirayetli olmadığı noktada, çok çok hafif sıcak tarafta kalan midlerin transparanlığı, en iyiler klasmanında sayılabilir.

    Spectrumda, zaman zaman biraz geride hissettirseler de perdesizliği, çözünürlüğü gibi unsurlar transparanlıkla birleşince ortaya doğal bir mid sunumu çıkıyor. Ancak ben midleri çok geride bulmadığımı ekleyeyim, yani kulaklık pek V shape sayılmaz; daha çok geniş açılı ve üstleri kesik U gibi bir sunumu olduğu rahatça söylenebilir. Yani Tralucent 1p2, H8P veya PFE232 gibi keskin bir V shape sunum yok.

    Üst midler ise zaman zaman öne gelme belirtisi gösterse de, tonu açıklaştırmadan, yırtıcı-sibilansa yatkın olmaktan oldukça uzaklar. Kayda bağlı olarak sibilans biraz etkisini gösterse de, dinlediğim diğer üst düzey ve özellikle de hybrid kulaklıklara göre oldukça kontrollü bir yapıda. Kısacası vokal dinlemek, kadın ya da erkek, pek işkence halini almıyor.

    Özellikle sibilansı mevcut olan Norah Jones kayıtlarındaki üstmidlerde vokali, ççç ve ssss olarak uzatmaktan ziyade, Lear burada notaları biraz köşeli veriyor; tam olarak sertleştiği de söylenemez açıkçası.

    [​IMG]

    Üst Frekanslar:

    Çoğu armatür sürücü tam olarak dizginlenemediği için, bu bölümde genelde sorun yaratır. Ya doğallıktan uzak, ya fazlaca renkli, ya da fazlaca serttirler. Lear LCM-BD4.2, çok dolgun olmasa da, bu frekans grubunda benim şu ana kadar dinlediğim nispeten en doğal ve gerçekçi çalan kulaklıklardan biri. Tabii genele bakıldığında bu şekilde; yoksa kendisinden daha doğal çalan kulaklıklar mutkala olacaktır-vardır.

    Üst frekansların uzaması, kesilmesi gibi unsurların çok iyi oluşu sayesinde, üstlerin en tepe noktalarının altında kalan bölümleri de kaçırmayarak çok iyi bir iş başarıyor. Zil vuruşlarının her bir notası mümkün olduğunca yumuşak şekilde ve ince olmayan-rahatsız etmeyen bir yapıda. Yani hormonal etkilerin olduğu pek söylenemez. Üst frekanslar yine midler gibi transparan ve detaylı çalmakla beraber, genel spectrumda çok hafifçe mid miktarından fazlalar.

    Sahne ve Enstrüman Ayrımı:

    LCM-BD4.2 gerek sahne ferahlığı, gerekse konumlandırmanın gerçekçiliği açısından çok iyi bir iş başarıyor. Genel dinleti, aşırı bir geniş sahne vermekten ziyade, enstrümanlar arası boşluğa odaklanıyor. Bu net ve sıcak olmayan boşluklar çok havadar ve hafif geriye yaslı olarak nitelendirilecek bir sahne yaratıyor.

    Tabii bu dediklerim yarı ve daha düşük bas ayarı için geçerli. Ayar yarıdan yukarıya çıktığı oranda, net ve nötral boşluklar yerine birazcık sıcak hava serpiliyor. Buna rağmen sahnenin güzel olan tarafı, genişliğinden veya derinliğinden ziyade, enstrümanların yerini net olarak verebilmesi. Tralucent gibi zaman zaman sanallaşan bir sahnenin olduğundan da bahsedemeyiz. Ancak dinleyiciyi, 3 eksende rahatça çevreleyen bolca bir alan olduğunu söylemek gerekiyor.

    Sahnenin en önemli unsurlarından biri bana göre bütünlüğü. Birbirinden çok uzakta çalan enstrümanlar olduğu sürece bir bütünlük yakalanması zordur. LCM-BD4.2’nin, çok geniş bir alana yayılmak ve çok uzak mesafelerde çalmak yerine, üstünde durduğu unsur enstrüman uyumu. Kısacası enstrüman bir köşede tek başına çalmaktan ziyade, uzaklığını makul konumda tutup, diğer bir enstrüman ile arasına net boşluk koyarak müzik bütünlüğünü koruyor. Tabii bu dediklerim, sahnenin dar veya sığ olduğu yönünde yorumlanmasın. Az yukarıda da değindiğim gibi, kulaklık üst düzeye yakışır derecede sahne alanı da sunuyor.

    Çözünürlüğe katkı yapan unsurlardan biri de, enstrümanlar arası alanların katkısı ile oluşan enstrüman ayrımı. Çok karanlık ve stabil bir arka planı olmasa da ayrımın iyiliği kayda değer. Alt frekans grubunun belli bir ayara kadar genel sunumu örtmemesi de ayrı bir başarım olarak görülebilir.

    Beslenme ve Kaynak-Kayıt Seçimi:

    Her ne kadar beslenme konusunda sıkıntı çıkarmasa da, bazı üst düzey kulaklıklara göre sesi daha fazla açma gereğinin olduğunu söylememiz gerekiyor. Tabii bu 1 ya da 2 kademe olacaktır, yoksa telefon gibi cihazlarla amfilemeksizin dinlendiği bir gerçek.

    Kaynak kısmı için bir parantez açma gereği duydum açıkçası. LCM-BD4.2 kaynak seçmiyor desek tam yerini bulmuş olacağız. Gerek bu uyum, gerekse kulaklığın kötü kayıtları affedici oluşu, her türlü kaynağa ve kayda evet diyebileceğimizin bir göstergesi. Tabii ne kadar iyi kaynak-kayıt o kadar iyi müzik olgusu, bu kulaklık için de geçerli. Ancak mühim olan, her tür kaynakta ve özellikle de kötü sayılabilecek kayıtlarda iyi performans verebilmek. İyi kaynak ve kayıtta, zaten bütün kulaklıklar tam performanslarını verirler. Mesela H8P bu konuda biraz sorun yaşatırken, LCM-BD4.2 gayet iyi işler çıkartıyor.

    Her ne kadar, her tür kaynak kavramını kümeye alsak da, alt frekansı çok-fazla dolgun-önde konumlu kaynaklar, bas ayarının rahat yapılabilirliği açısından bir kısıtlama getirebilir. Bu hususa da dikkat etmekte fayda var.

    Son Söz:

    Lear LCM-BD4.2, alımdaki süre açısından sabırlı olunması gereken, transparan, havadar ve doğal çalan, üst midleri yırtıcı olmayan hybrid bir custom kulaklık. Custom dünyasındaki yerini de hakediyor denebilir. Tabii bazı eksileri yok değil, her kulaklıkla olduğu gibi.. Müşteri hizmetleri açısından bir sorun yaşanacağını düşünmemekle beraber, Tatco’nun da oldukça yardımsever olabileceğini ekleyeyim. Kulaklığın fiyatını da belirtelim yaklaşık 1400 USD.

    İncelemeyi okuduğunuz için teşekkür eder sevgilerimi sunarım.

    İncelemede kullanılan ekipmanlar:

    Hifiman HM901
    Samsung Galaxy S
    IPhone 6
    Sansa Clip+

    Lear ve Forever Source Digital Linkleri:

    http://lear.hk
    http://fs-digital.net
     
    #1
    silver, cngnstr, Submariner2 ve diğer 17 kişi bunu beğendi.
  2. dulty
    Çevrimdışı

    dulty DSD

    Katılım:
    18 Ocak 2014
    Mesajlar:
    1.403
    Beğenileri:
    1.441
    Güzel inceleme için teşekkürler, keyifli dinlemeler.
     
    #2
  3. Ouroboros
    Çevrimdışı

    Ouroboros MP3

    Katılım:
    17 Nisan 2014
    Mesajlar:
    239
    Beğenileri:
    78
    Hepsini okudum :D Eline kulağına sağlık abi :)


    Şimdi bu kulaklık hd800 ün ufağımı değil mi :D
     
    #3
  4. MikePortnoy
    Çevrimdışı

    MikePortnoy Analog

    Katılım:
    7 Eylül 2012
    Mesajlar:
    3.600
    Beğenileri:
    2.075
    Ben teşekkür ederim Deniz.

    Teşekkürler :) Darısı basına.

    Ben HD800 dinlemedim açıkcası, ama karşılaştırma yapan arkadaslar, HD800 tonunun daha Dogru oldugunu söylediler yanlis anımsamıyorsam. Hissiyat olarak biraz kafaustu dinliyor hissiyatı var. Ama aman aman degil.
     
    #4
    refuserQ ve Ouroboros bunu beğendi.
  5. Serhat
    Çevrimdışı

    Serhat FLAC

    Katılım:
    29 Ocak 2012
    Mesajlar:
    636
    Beğenileri:
    311
    Kalemine, kulağına sağlık.

    Anladığım kadarıyla eğer zaman içinde donanımsal sorunlar yaşatmazsa,
    bas portununda avantajıyla kolay kolay dinleyicisini başka kulaklık arayışlarına yönlendirmeyecek her türe ayak uyduran yada bas portuyla uydurulabilen bir kulaklık.




    Sesi kulağa aş edenlere selam olsun...
     
    #5
  6. MikePortnoy
    Çevrimdışı

    MikePortnoy Analog

    Katılım:
    7 Eylül 2012
    Mesajlar:
    3.600
    Beğenileri:
    2.075
    Sağol ağabey.

    Evet Dediğin gibi bas ayarı bozulmazsa dinleyiciyi kolayca bıktırmaz. Ancak dışarıya dogru baya bir taşıyor, buna da dikkat etmek Lazım alırken.. İrrite olmamak acısından.
     
    #6
  7. MTRMSK
    Çevrimdışı

    MTRMSK FLAC

    Katılım:
    6 Aralık 2012
    Mesajlar:
    624
    Beğenileri:
    361
    Abi sesini falan bilmem de senin her kulaklık jelibon gibi oluyor çok hoşuma gidiyor. Eline sağlık.
     
    #7
    Ouroboros bunu beğendi.
  8. high-fidelity
    Çevrimdışı

    high-fidelity DSD

    Katılım:
    1 Ocak 2013
    Mesajlar:
    2.185
    Beğenileri:
    863
    Kulaklarına sağlık abi.Çok detaylı bir inceleme olmuş.Güle güle dinle tekrardan.:)
     
    #8
    MikePortnoy bunu beğendi.
  9. MikePortnoy
    Çevrimdışı

    MikePortnoy Analog

    Katılım:
    7 Eylül 2012
    Mesajlar:
    3.600
    Beğenileri:
    2.075

    :D Sağol Burakcim. Darısı basına.
     
    #9
  10. moonstar
    Çevrimdışı

    moonstar DSD

    Katılım:
    30 Ocak 2014
    Mesajlar:
    1.721
    Beğenileri:
    2.873
    Detaylı bir inceleme yapılmakla kalınmamış, "Custom" almak isteyenler için de güzel bir rehber olmuş :ok
    Hayırlı olsun, ciem koleksiyonunuz baya bir genişledi sanırım :)
     
    #10
  11. one_m7
    Çevrimdışı

    one_m7 MP3

    Katılım:
    26 Ocak 2014
    Mesajlar:
    194
    Beğenileri:
    111
    Eline emegine saglik ates abi. Sen ve senin gibi olan abilerimiz ve arkadaslarimiz(isin piri) sayesinde belkide hic sahip olamayacagimiz kulaklari dinlemis kadar oluyoruz :)
     
    #11
  12. Carlito
    Çevrimdışı

    Carlito MP3

    Katılım:
    11 Eylül 2012
    Mesajlar:
    206
    Beğenileri:
    70
    Çok güzel bir inceleme olmuş gayet detaylı ve hoş anlatımlı :)
    Fakat aslında şunu da merak etmiyor değilim mesala custom art harmony pro8 ile
    Biraz arasındaki farklardan bahsetseniz çok iyi olur mesela özetle hybrid bir custom ile tamamen armatür sürücülü custom arasında ki farkı ben dahil çok kişi merak ediyordur :)
    Tekrar emekleriniz için kendi adıma çok çok teşekkür ederim :)
     
    #12
  13. BatmaN19
    Çevrimdışı

    BatmaN19 FLAC

    Katılım:
    3 Eylül 2010
    Mesajlar:
    481
    Beğenileri:
    355
    Ateş tebrikler,her incelemede üstüne koyuyorsun,standartları yükseltiyorsun.

    İyi günlerde kullanman dileğiyle.
     
    #13
  14. ardacumhur
    Çevrimdışı

    ardacumhur WAV

    Katılım:
    24 Temmuz 2014
    Mesajlar:
    1.008
    Beğenileri:
    777
    Yine şahane bir inceleme olmuş eline kulağına sağlık Ateş abi, custom almadan önce dikkat etmemiz gereken yerleri de belirtmen ayrıca güzel olmuş.

    İnceleme yine çok çok üst düzeyde ancak bizlere anlatabilmek için herşeyi yapmışsın Teşekkürler :)
     
    #14
  15. MikePortnoy
    Çevrimdışı

    MikePortnoy Analog

    Katılım:
    7 Eylül 2012
    Mesajlar:
    3.600
    Beğenileri:
    2.075
    Teşekkürler arkadaşlar. :)

    Öyle deme, günün birinde herkese nasip olsun, teşekkürler :)

    Teşekkür ederim. :) Aslında dinamik sürücünün avantajları var tabii, ancak önemli olan ayarların nasıl yapıldığı.

    İki kulaklığın karşılaştırmasını yazacağım, ancak genel olarak ve alt frekans detayı hariç, açık yapıda midler seviliyorsa LCM-BD4.2 daha iyi bir kulaklık.

    Teşekkürler arkadaşlar, elden geleni yapmaya çalışıyoruz :)
     
    #15
  16. MikePortnoy
    Çevrimdışı

    MikePortnoy Analog

    Katılım:
    7 Eylül 2012
    Mesajlar:
    3.600
    Beğenileri:
    2.075
    #16
    refuserQ ve Serhat bunu beğendi.
  17. Solanahtarı
    Çevrimdışı

    Solanahtarı WAV

    Katılım:
    9 Kasım 2013
    Mesajlar:
    1.134
    Beğenileri:
    858
    listen & learn everything. Acoustic & audio revolution açılımı da buymuş :)
     
    #17
  18. MikePortnoy
    Çevrimdışı

    MikePortnoy Analog

    Katılım:
    7 Eylül 2012
    Mesajlar:
    3.600
    Beğenileri:
    2.075
    Bende açılıyor valla.
     
    #18
  19. ardacumhur
    Çevrimdışı

    ardacumhur WAV

    Katılım:
    24 Temmuz 2014
    Mesajlar:
    1.008
    Beğenileri:
    777
    Proxy, VPN falan var mı?
     
    #19
  20. refuserQ
    Çevrimdışı

    refuserQ WAV

    Katılım:
    13 Ekim 2013
    Mesajlar:
    635
    Beğenileri:
    1.003
    İnceleme için teşekkürler Ateş abi... Kulaklarına sağlık...
     
    #20

Sayfayı Paylaş