Spiral Ear SE5 Reference Custom IEM İncelemesi

'Spiral Ear' bölümünde MikePortnoy tarafından 30 Ekim 2015 tarihinde başlatılan konu.

  1. MikePortnoy
    Çevrimdışı

    MikePortnoy Analog

    Katılım:
    7 Eylül 2012
    Mesajlar:
    3.600
    Beğenileri:
    2.075
    Merhaba arkadaşlar,

    Custom kulaklık dünyasında uzun zamandır konuşulan ve kullanıcılarının beğenisini kazanan Spiral Ear SE5 Reference isimli kulaklığı anlatmaya çalışacağım. Bilindiği gibi Spiral Ear Polonya menşeili bir firma ve sahibi de Grzegorz Baran. Kendisi fazlasıyla prensip sahibi ve malum konularda yardımcı olmamakla beraber her noktada son derece profesyonel davranıyor.

    Kulaklığı almaya karar verdiğinizde, kalıpların ön kontrolü için 5x5 mm boyutlarında standart bir kareli kağıt üstünde çekilmiş fotoğraflarını talep ediyor. Yani göndereyim bir bak olayı bu firma için söz konusu değil. Ön onaydan sonra, kalıpları bir sipariş formu ile firmaya gönderiyoruz. Sipariş formunda, kalıplarınızı kapalı ağızla aldırdığınıza dair bir onay vermenizi istiyor. Açık ağızla alınan kalıplar kabul edilmiyor. Yine de kesin onay kalıplar vardığında veriliyor. Yapım süresi olarak kesin bir tarih vermiyor firma, ancak yaklaşık 4 haftada işlem tamamlanıyor. Kulaklık, Türkiye’ye Fedex’ten başka bir kargo firması ile gönderilmiyor. Dolayısıyla gümrük konularına hazırlıklı olmamız gerekiyor.

    1.jpg

    Yapı Kalitesi, Dizayn ve Aksesuarlar:

    Kulaklığın kasası silikon malzemeden yapılma. Olası fit sorunlarına karşı akriliğe göre absorbe edici olduğu malum. SE5, konfor olarak, diğer custom kulaklıklarıma göre değerlendirildiğinde, Earwerkz Legend R ve Omega serisinden sonra ikinci sıraya konumlanabilir. Diğer bir silikon kulaklık olan Custom Art Harmony 8 Pro’ya göre ise oldukça rahat olduğunu söyleyebilirim. Herhangi bir şişiklik hissettirmiyor. İşçilik ise neredeyse hatasız, sadece sağ kulaklık kanal kısmında ufak bir hata var. Ancak bu hata da çok milimetrik.

    Spiral Ear, genel piyasa anlayışının dışında kalarak, herhangi bir artwork ya da faceplate opsiyonu sunmuyor. 10’a yakın tek renk seçeneği ile beraber, firma, kulaklıkların faceplate’lerine kendi ismini standart olarak yazıyor. Yani Spiral Ear’ı kişiselleştirme olanağımız neredeyse yok.

    Kulaklığın içerisinde, ismine uygun şekilde 5 adet sürücü ve 5 akustik yol, bunlarla beraber kalabalık yaratan oldukça fazla malzeme mevcut. Bütün bu sebeplerden dolayı, ne yazık ki, bütün kulaklara yapılmıyor. Kısacası kulaklığın yapılabilmesi için bol yer gerekiyor.

    Kulaklığın kanalı da oldukça uzun ve bu sayede silikonun hali hazırda iyi olan izolasyonuna da bir katkı sağladığını söyleyebiliriz. Ancak kanal ikinci boğumun orada son buluyor. Yani M-Fidelity SA43 gibi ikinci bendi milimetrik de olsa geçme durumu söz konusu değil.

    SE5’in 2 pin için olan soketleri gömülü ya da diğer bir deyişle recessed dediğimiz cinsten. Gömülü soketlerin avantajını, kablo çıkmalarına karşı silme/flush soketlere karşı daha dirayetli olduğu şeklinde anlatabiliriz. Kulaklıkla beraber gelen kablo da yine eski tip Westone 2 pin uçlara sahip standart bir kablo.

    Kulaklıkla beraber aksesuar olarak neredeyse hiçbir şey gelmiyor. Solid renk bir Pelican hard case, kullanıcı kılavuzu ve temizleme çubuğu standart olarak sunuluyor. Neredeyse 5000 TL olan bir kulaklıkla beraber temizleme bezi bile gönderilmemesi şaşırtıcı. Tabii temizleme bezinin gönderilmemesini başka bir şekilde de değerlendirebiliriz. Kulak kirinin bir kısmının silikon üzerinde kalması, kulaklığın kulağa takılmasını kolaylaştırıyor. Kulak kiri bir nevi kayganlaştırıcı görevi görüyor ve firma bu sebepten dolayı temizleme bezi koymamış olabilir. Yine de Spiral Ear aksesuar açısından sınıfta kalmış durumda benim gözümde.

    Ses Meselesi:

    Spiral Ear SE5 Reference, kayda ve kaynağa bağlı olarak sunumda ufak değişikliklere gidiyor. Örnekleyecek olursak, eğer kayıtta sahne darsa kulaklık dar veriyor, genişse kulaklık da geniş oluyor. Notalar kalınsa Spiral bazen gereğinden kalın verebiliyor gibi.. Ben mümkün olduğunca bunları minimum yansıtan kayıtlarla dinlemeleri yapmaya özen gösterdim.

    Genel olarak Spiral SE5 Reference, üstlerin çok belirgin olmadığı, gövdeli, hafif sıcak tarafta ve yormayan bir sunuma sahip.

    2.jpg

    Alt Frekanslar:

    Kulaklığın sub-basslarının vuruş gücü ve belirginliği oldukça fazla denebilir. Yine de aşırı bir baskı ve sertlik ile vurduğunu söylemek abartılı olacaktır. Yine kayda bağlı olarak, sub-bassların gücü de değişebiliyor, her dakika aynı güçle vurmaya çalışan bir sunum yok.

    Ancak sub-basların tonu çok doğal değil; tam olarak kuru denilemese de, birazcık armatürvari bir vuruş hissettiriyor. Yine de derinlere inme, kontrol sağlama, detay verme, askıda daha fazla kalma yetenekleri ve sahne üzerinde derinlemesine katman yaratma hissiyatı oldukça iyi. Bundan başka, sub baslar sahne üzerinde, geniş sayılabilecek bir çemberden veriliyor.

    Mid-bass sunumu dinleyiciye çok yakın konumlu değil. Sahne ortasında yakın bir yerden verilen mid-bassın sahneyi sıkıştırma gibi bir sorunu da yok. Mid bas tonu ise tam olarak neutral sayılmaz, soğuk tarafta olmaktan ziyade hafif sıcak tonda sunumu gerçekleştirdiğini söyleyebiliriz. Ancak genel spectrumu normalden daha fazla sıcaklaştırmıyor. En iyisi olmasa da, mid bassın çözünürlüğü ve detayı da oldukça iyi seviyelerde; ancak benim için mid-bassın esas güzel tarafı, sunum bütünlüğünü koruyarak müziğe eşlik edebilmesi. İşin teknik tarafından bakarsak, bu durum, genelde oldukça iyi olan bütünlüğe/uyuma veya diğer bir deyişle coherence’a oldukça iyi katkılar sağlıyor.

    Mid Frekanslar:

    Spiral Ear SE5 Reference, mid frekansların diğerlerine göre daha önde konumlu olduğu bir sunuma sahip. Yine de midlerin dinleyiciye çok fazla yakın olduğunu da söyleyemeyiz. Yani dinleyiciyle sahne arasındaki mesafeyi koruyabiliyor.

    Kulaklığın genel mid frekans tonu hafif sıcak ve doğal. Gerek kalın gerekse ince nota üretimi oldukça başarılı. Ancak zaman zaman kayda bağlı olarak notaların fazla kalınlaşabildiği gerçeğini atlamamak gerekiyor. Çözünürlük ise dinlediğim kulaklıklar arasında zirveye oynayacak bir performansa sahip. Arka plan nüanslarını ve enstrüman seslerini iyi oranda çözerek ve uzatarak, başarılı olan nota üretimi ile beraber genel tınıların katkısıyla organikvari bir hava yaratıyor. Ancak genelde hafif bir kolorasyonun olduğu da bir gerçek.

    Midler genelde çok temiz ve berraklık seviyesi çok yüksek olmasa da, alt midler midbastan fazla etkilenmediği gibi, üst midler de kontrolden çıkmıyor. Ancak üst mid detayını biraz eksik buldum. Sibilansın neredeyse olmadığını göz önüne alırsak, detay vermeye çalışmaktan ziyade bu bölgeyi yumuşatma yolunun tercih edildiğini söyleyebiliriz.

    SE5’in en başarılı yönlerinden biri vokalleri. Genel midrange havasının vokallere de taşındığını ve doğal bir vokal sunumunun olduğu bir gerçek. Vokallerin çözünürlüğü yüksek olduğu gibi, bu çözünürlük sayesinde vokalin katmanları ortaya çıkmakta. Tekrar etmekte fayda var, vokallerin organikliği ile birlikte, bir miktar kolorasyon mevcut.

    3.jpg

    Üst Frekanslar:

    Bu frekans bandı, genel spectrumda miktar olarak en az olan bant. Kendilerini aşırı belli edip öne çıkarmıyorlar, bu durum, yormadan dinlemek için kullanıcıya bir avantaj sağlıyor. Kulaklığın bir miktar koyu sayılabilecek sunumunun arasından, biraz parlatılmış olarak sıyrılsa da, beyin delici tiz takımına hiçbir yönden dahil değiller. Bu parlatmaya/kolorasyona rağmen, üst frekanslar oldukça doğal bir tınıya sahip.

    Üst frekansların hızı metal müziklere yeterli gelmekle beraber, çözünürlüğünü mid frekanslar kadar beğenmediğimi ekleyeyim. Detay tarafından değerlendirecek olursak, genele oranla detay seviyesinin ve uzama yeteneğinin oldukça iyi olduğunu düşünsem de, ufak nüansları kaçırdığına ya da bu detayları belli belirsiz verdiğine şahit oldum. Aslında kulaklığın diğer yönlerdeki başarımları karşısında çok can sıkan bir durum değil ancak insanın dikkatini çekiyor.

    Sahne ve Enstrüman Ayrımı

    Yukarıda da belirttiğim gibi, SE5 Ref’in sahnesi, kayda bağlı olarak ufak miktarlarla da olsa değişikliğe uğruyor. Ancak ortalama olarak, sahnesinin çok dar olduğu düşünmemekle beraber, yanlara doğru çok açıldığını da söylemem zor. Sahnede çok genişlik olmasının, genel bütünlüğü azalttığını düşündüğümden, SE5’te sınırlarda kaldığını görmek iyi bir durum benim için. Derinlik meselesinde ise oldukça iyi seviyelerde işler çıkarıyor. Derinliğin avantajı ile, üst düzey bir konumlandırma ve enstrüman ayrımı oluşuyor.

    Enstrümanlar genel olarak ortaya toplu, ya da diğer bir deyişle çok sağa sola yayılmadan birbirlerine yakın çalsalar da karışma gibi bir durum söz konusu değil, ancak biraz daha birbirinden uzak konumlama, daha havadar bir sunum ve arka planın aynı kalması şartı ile daha iyi bir ayrım sağlayabilirdi. Ancak gerçekçilik sağlayan bütünlüğünü ve uyumunu son derece iyi bulduğumu ekleyeyim. Arka plan konusunda ise, gerek karanlık olma meselesinde gerekse stabilliği açısından iyi işler çıkarıyor. Arka plan dinleyiciye nispeten uzakta kurulu olduğu için, sahnenin sınırları da yakında durmuyor.


    Bir Karşılaştırma..

    Vs Lear LCM-BD4.2:

    4.jpg


    ¾ bas ayarında, Lear subbasları miktar olarak daha belirgin fakat daha az güçle vurarak verirken, SE5 mid basları daha belirgin veriyor. Alt frekansların genel tonu Lear’da daha tatlı, doğal fakat kolore verilirken, SE5’in vuruşları ve notaları daha derli toplu, hızlı ve sıkı. Bass room dediğimiz olayda hemen hemen aynı alanı kullandıklarını belirtelim.

    Mid frekans bölgesinde, SE5 yüze daha yakın, Lear biraz geriye yaslı sesleniyor. Bu durum Lear’ın daha ferah sunum yapmasına olanak sağlıyor ve karakteri V shape hale getiriyor.

    Genel olarak Lear daha temiz notalarla çalarken, SE5’in çözünürlüğü bir miktar daha iyi ve genel mid sunumu daha doğal ve stressiz. Lear’da enstrümanlar sahne üzerinde daha az alan kaplarken, SE5’in sunumu daha gövdeli ve enstrümanlar daha etli. Bu durum vokallere de yansıyor ve SE5, Lear’a göre daha gövdeli ve tok vokaller üretiyor. Özellikle de bayan vokallerde bu fark daha net anlaşılıyor.

    SE5 üst midleri daha önde konumlasa da, Lear bu bölümde detaylandırma amaçlı bir parlama sergiliyor; bu durum Lear’ı sibilansa daha yatkın bir kulaklık yapıyor. Genel mid sunumu Lear’da daha canlı duyulurken, SE5 daha koyu ve daha az kolore bir performans sergiliyor. Transparanlık konusunda Lear bir miktar daha transparan hissettirse de, her ikisi de benim transparanlıkta favorim olan SA43’ün gerisinde kalıyor.

    Üst frekans bandında ise, Lear sunumu miktar olarak daha fazla ve daha belirgin veriyor. Bununla beraber her iki kulaklığın çözünürlüğü hemen hemen aynı olsa da, Lear’ın tizleri SE5’e göre daha metalik bir tonda. Ancak detaylı hissettirme konusunda Lear bir miktar daha başarılı. Metal müziklerdeki hız meselesinde ikisi de çok çok iyi değil, ancak hızlı pasajlarda Lear işin içinden çıkamazken, SE5 altından kalkabilir bir hıza sahip.

    Farklar çok olmasa da, Lear yatayda daha geniş bir alan sunarken, SE5 derinlik olarak biraz daha başarılı ve derinlemesine konumlandırmayı daha iyi ve gerçekçi yapmakta. Enstrümanlar arası mesafeler Lear’da daha fazla. Ancak Lear bunu yaparken ve temizlik sunmak için, enstrümanların sahne üzerinden kapladığı alanı küçültüyor. SE5’te ise enstrümanlar daha etli ancak birbirlerine daha yakın. Bu iki özellik karşılaştırıldığında, daha cılız fakat daha ferah ve temiz, ya da daha gövdeli fakat birbirine yakın çalan sunumlar ortaya çıkıyor. Bütünlük olarak ikisi aynı derecede iyi, ancak enstrüman uyumu konusunda daha iyi olan SE5, fokuslanmayı da bir miktar daha kolay hale getiriyor.

    Enstrüman ayrımında ise, birbirlerine yakın konumlasa da, daha karanlık ve daha stabil arka planı ile SE5 daha iyi bir performans sergiliyor. Ortalığın karıştığı pasajlarda, Lear bazen kontrolü kaybederken, SE5 mümkün olduğunca ayrık tutmaya devam ediyor.

    5.jpg

    Son Söz:

    Spiral Ear SE5 Reference, hataları ve eksikleri ile birlikte, yılların eskitemediği ve custom dünyasının zirve noktalarından biri. SE5 Ref, tonalite ve nota üretimi açısından SA43 ile birlikte en iyi bulduğum kulaklıklardan biri olmakla beraber, alım sürecinin zorluklarına ve Grzegorz’un prensiplerine katlanmaya mecburuz. Aslında SE5’in bunca yıldan sonraki performansına bakılırsa, Grzegorz’un kendince haklı olduğu kanaatine varabiliriz.

    İncelemeyi okuduğunuz için teşekkür eder sevgilerimi sunarım.
     
    #1
    Son düzenleme: 30 Ekim 2015
    Engin, KaraSinek, semih ve diğer 17 kişi bunu beğendi.
  2. dulty
    Çevrimdışı

    dulty DSD

    Katılım:
    18 Ocak 2014
    Mesajlar:
    1.403
    Beğenileri:
    1.441
    Eline sağlık @MikePortnoy , herhalde hepimizin ağzının sulandığı bir kulaklık. Legend ile niye kıyaslama yok?
     
    #2
  3. MikePortnoy
    Çevrimdışı

    MikePortnoy Analog

    Katılım:
    7 Eylül 2012
    Mesajlar:
    3.600
    Beğenileri:
    2.075
    Legend elimde bulunmuyor artık, bakma sen imzaya :) Bu arada Legend artık üretilmeyecek zannedersem. Earwerkz, Empire Ears oldu.
     
    #3
  4. sensable
    Çevrimdışı

    sensable WAV Moderatör

    Katılım:
    30 Aralık 2011
    Mesajlar:
    1.152
    Beğenileri:
    475
    Kulağınıza sağlık, zevkle okudum. Koyu rengi daha güzel ama sanki bu kulaklığın, şimdi bi baktım da google'dan.
     
    #4
  5. dulty
    Çevrimdışı

    dulty DSD

    Katılım:
    18 Ocak 2014
    Mesajlar:
    1.403
    Beğenileri:
    1.441
    Bir de Ultimate var mıydı aldığın zaman? Yani Ref'i mi tercih ettin, yoksa şansa mı öyle oldu?

    Olsun abi sen yinede hafızadan bir karşılaştır Legend ile...
     
    #5
  6. bakieryigit
    Çevrimdışı

    bakieryigit FLAC

    Katılım:
    7 Haziran 2015
    Mesajlar:
    551
    Beğenileri:
    1.299
    Ayrıntılı bir inceleme , eline sağlık.. Valla kulaklık kanalların geniş bu açıdan şanslısın :) baya büyük duruyor kulaklıklar , güle güle kullanın.
     
    #6
  7. MikePortnoy
    Çevrimdışı

    MikePortnoy Analog

    Katılım:
    7 Eylül 2012
    Mesajlar:
    3.600
    Beğenileri:
    2.075
    Teşekkür ediyorum. Aslında koyu ve transparan renkler, iç kısımdaki kabloları daha güzel gösteriyor :)

    Ultimate gümrük mevzularından dolayı hedef dışı kaldı.

    Legend hatırladığım kadarı ile, yüze daha yakın bir sahne kuruyor. SE5 derinlik olarak çok daha başarılı. SE5 daha yüksek çözünürlüğe sahipken, Legend detayları daha iyi meydana çıkarıyor. Frekans miktarlar benzer olsa da, kalite olarak alt frekans departmanında SE5 üstünlüğü göze çarpıyor. Hayal de kuruyor olabilirim :) Ama Legend R benim beğendiğim bir kulaklık olmuştu.

    Teşekkür ediyorum.
     
    #7
  8. refuserQ
    Çevrimdışı

    refuserQ WAV

    Katılım:
    13 Ekim 2013
    Mesajlar:
    635
    Beğenileri:
    1.004
    İnceleme için teşekkürler...
     
    #8
    MikePortnoy bunu beğendi.
  9. elektronik müzik
    Çevrimdışı

    elektronik müzik FLAC

    Katılım:
    1 Eylül 2014
    Mesajlar:
    526
    Beğenileri:
    391
    İnceleme çok detaylı ve keyifli, teşekkürler...
     
    #9
  10. Ouroboros
    Çevrimdışı

    Ouroboros MP3

    Katılım:
    17 Nisan 2014
    Mesajlar:
    239
    Beğenileri:
    78
    Eline sağlık abi yine 10 numero bir inceleme :D
     
    #10
  11. silver
    Çevrimdışı

    silver MP3

    Katılım:
    1 Aralık 2012
    Mesajlar:
    93
    Beğenileri:
    44
    elinize sağlık :)
     
    #11
  12. ax
    Çevrimdışı

    ax FLAC

    Katılım:
    1 Temmuz 2012
    Mesajlar:
    524
    Beğenileri:
    509
    İndirim yapsa 100 euro kadar ultimate olanıda alınabilir.Satıcı arkadaş halden anlayan birisi değil pek...

    Bu arada miracle ve merlin gibi customları denediniz mi hocam aradaki fark nasıl ?

    @MikePortnoy
     
    #12
  13. MikePortnoy
    Çevrimdışı

    MikePortnoy Analog

    Katılım:
    7 Eylül 2012
    Mesajlar:
    3.600
    Beğenileri:
    2.075
    Teşekkür ediyorum hepinize :)

    Dediğim gibi Grzegorz prensiplerinden ödün vermeyen biri, indirim gibi unsurlar söz konusu olmuyor.

    Miracle veya Merlin denemedim, ancak edindiğim izlenimler SE5'in birçok açıdan daha iyi olabileceği yönünde.. Yine de karşılaştırma yapmadan birşey demek doğru değil.
     
    #13
  14. emreisiklar
    Çevrimdışı

    emreisiklar FLAC

    Katılım:
    27 Eylül 2015
    Mesajlar:
    532
    Beğenileri:
    432
    Fedex sıkıntı, normal posta ile gümrüksüz Geçme ihtimali oluyor ama fedex kesin takılır


    Sent from my iPhone using Tapatalk
     
    #14
  15. dulty
    Çevrimdışı

    dulty DSD

    Katılım:
    18 Ocak 2014
    Mesajlar:
    1.403
    Beğenileri:
    1.441
    Son zamanlarda normal posta ile düşük değer gösterilmiş üründen de gümrük alındığı bir durum oldu, umarım PTT'de fedex'e bağlamaz, yanarız valla.
     
    #15
  16. emreisiklar
    Çevrimdışı

    emreisiklar FLAC

    Katılım:
    27 Eylül 2015
    Mesajlar:
    532
    Beğenileri:
    432
    Mojo geçti


    Sent from my iPhone using Tapatalk
     
    #16
    puskuruk, VirtuFortuna ve dulty bunu beğendi.

Sayfayı Paylaş