AKG K271 Studio Kafaüstü Kulaklık Yorum ve İncelemesi

'AKG' forumunda ziprar tarafından 5 Mart 2008 tarihinde açılan konu

  1. ziprar

    ziprar
    Expand Collapse
    FLAC

    Katılım:
    30 Aralık 2007
    Mesaj:
    359
    Alınan Beğeniler:
    73
    Arkadaşlar mini3 amfi artık elimde (teşekkürler berat) :)

    Pil olayı biraz uğraştırıcı oldu. Uygun pil bulmak zor. 9.6 V accupower aradım ama, ancak 8.4 V CFL bulabildim.

    Ayrıca kutuya sığdırmak zor. Bence hammond kasanın bu boyu 1-2 mm daha yüksek olmalıymış. Pilin kalınlığı çok zor sığıyor (ki en incesini seçtim). Daha önce duracell alkaline denedim o hiç girmedi, dış kabuğunu soyunca belki girerdi ama denemedim. Takmak için de komple açmak lazım kutuyu, diye düşünüyorum, ki öyle yaptım.

    Ayrıca içime sinen bir arakablo da bulamadım. Eldekiler bazan hareket ederken cızırdayabiliyor temassızlıktan.

    Neyse. Sese gelirsek yorum yapmak için erken ama sanki çok hafif bas artmış gibi. Bunların da burn-in'i varmış beklemek lazım açılması için. Bir de şarj ederken dinleyince bir arkaplan gürültüsü geliyor. (Şarj fişini çıkarınca kesiliyor. Sanırım adaptörden kaynaklanıyor. Çünkü her adaptörde biraz farklı geliyor. 19 V'luk laptop adaptörleri ile doğrudan şarj etmek mümkün). O yüzden şarj edeyim de fişi çıkarıp dinleyeyim.

    Ses şiddeti olarak tam denemedim ama sanırım vibez'in 30 kademelik sesine bir 8-10 kademe daha eklenmiş gibi düşünün.

    Bu söylediklerimi ileride detaylandırabilirim.

    Zaten okuduklarımdan anladığım şu. Bir kulaklık amfisini alıp, bir amfili bir amfisiz olarak birkaç parça dinleyip test etmek pek doğru ya da mümkün bir yöntem değilmiş. Esas test şöyle olur diyorlar. Bir süre (burn-in sonrası diyelim bir hafta) amfili kullanacaksın, kulak alışıncaya kadar. Sonra pat diye amfisiz hale geçince esas o zaman ne kaybettiğini anlayabiliyormuşsun. Du bakalım.
     
  2. KontG

    KontG
    Expand Collapse
    Analog

    Katılım:
    26 Ocak 2007
    Mesaj:
    2,589
    Alınan Beğeniler:
    8

    Aynen bana olan şey işte :wink Uzun süre amfili vibe'dan sonra bir anda amfisiz vibe dinleyince şok olmuştum... :) Normalde arada fark yokmuş gibi geliyor ardarda dinleyince, ama öyle değil işte... Garip ama gerçek :)
     
  3. ziprar

    ziprar
    Expand Collapse
    FLAC

    Katılım:
    30 Aralık 2007
    Mesaj:
    359
    Alınan Beğeniler:
    73
    mini3 veya daha doğru yazılışıyla mini^3
    (mini cube diye geçiyor, yani mini'nin 3. kuvveti. miniden sonra gelen 3 aslında üstte ve üs şeklinde)
    "300mWrms into 33Ω
    30mWrms into 330Ω"
    veriyormuş.

    33 ohm'da 300 mW veya 330 ohm bir kulaklıkla 30 mW.
    Yani 300 ohm bir kulaklığı da sürebilir anlamına geliyor bu.
    Tabii olay sadece ohm'a bakmadığı için duyarlılığı da dikkate almak lazım. Bakalım.

    Şimdi önceki sayfalarda ayrıntılı anlattığım hesaba göre hesaplayınca;
    mini3 vibez'e bir 10 desibel ekliyor. Bu da 6.67 vibez ses kademesine denk geliyor.
    Yani vibez artık 30 değil 37 ses kademesine sahipmiş gibi düşünülebilir (pratikteki algı da bunu onaylıyor. Amfili x ses seviyesinde dinlediğimi, amfisiz x+7 de dinleyince aynı ses seviyesinde oluyorlar. Bu denkliği bulmak, ses kalitesi karşılaştırması yapabilmek için gerekli olan ilk aşama idi).

    Önceki hesaplarda örneğin dt880 için de 10 desibel gerekli idi ekstradan. Yani amfi ile dt880 kullanırsanız, amfisiz cx300/px100/px200/ex90 kullanıyormuş gibi oluyorsunuz. Yani amfi sizin ses seviyenizi o düzeye yükseltiyor.

    K271 için 9 desibele ihtiyacım vardı, bu açıdan yeterli oldu. Ses kalitesi farkı olayına yavaş yavaş girebileceğim sanırım. Çünkü henüz k271'in amfisiz sesine bile tam alışmadığımı düşünüyorum. Amfi bana ulaşmadan örneğin son keşfettiğim, seste neden berraklık olmadığına ilişkin birşeydi. Bu sanırım sesin dokusuna (texture) ilişkin birşey. Kaygan/cilalı değil kadife gibi bir ses olması açısından berrak değil, dokulu (zengin dokulu veya dolgulu mu demeli, ama yok dolgu uymuyor, doku demek gerek) bir sesi var denebilir. Ben bunu hatta ileri gidip AKG karakteristiği olarak bile düşünme eğilimine girdim. Bilmiyorum ne kadar doğrudur. Fakat bunun farkına vararak dinlediğinizde başka bir tat alıyorsunuz (tatminkar oluyor yani), başka beklentilere girip dinlediğinizde başka bir tat alıyorsunuz. Aslında bu doku olayı, sese yaklaşmanızı sağlıyor. Sanırım en çok vokaller bunu belli ediyor ve sesin içine girip keşfedecek ayrı bir dünya varmış gibi düşündüğüm de oluyor. Doku zengin değilken sesi algılamak kolay, ama içine girilecek fazla bir derinlik de olmuyor.

    Tekrar amfisiz dinlemelerime döndüm. Bir öyle dinliyorum bir böyle.

    (Çok acayip denemelerim devam ediyor kısacası. Hatta v700 için öyle bir eq buldum ki (ki bu sadece parametrik eq'da mümkün), garip ve saçma bir şekilde sesteki ayrıntıyı yakalama seviyesini arttırdığını düşünüyorum. Biraz daha emin olunca ayrıntılandırırım. ziprar oradan buradan bildirdi... :) Haber spikeri gibi hissettim kendimi)
     
  4. noXious

    noXious
    Expand Collapse
    Analog

    Katılım:
    25 Ocak 2007
    Mesaj:
    2,321
    Alınan Beğeniler:
    13
    Bir ara K81 e ciddi yönelmiştim ama konfor konusunda sıkıntıları olduğu için vazgeçmiştim, şuan açıkçası bana göre HFI700 den benim müzik zevkimi daha iyi icra edebilecek bir model yok(Dinlediğim modeller arasında). Gerek K81 olsun K181 olsun halen merak ettiğim modeller arasında. Bu arada amfin hayırlı olsun ziprar izlenimlerini keyifle takip ediyorum.
     
  5. ziprar

    ziprar
    Expand Collapse
    FLAC

    Katılım:
    30 Aralık 2007
    Mesaj:
    359
    Alınan Beğeniler:
    73
    Teşekkürler noXious.

    Zaman zaman yazılarda rastladığımız bir "AKG House" kavramı var. Benim anladığım, AKG kulaklıklarının genel karakteristiği anlamında.

    Anladığım, bir firmanın ürettiği kulaklıklar çok farklı ve geniş bir yelpazeye de hitap etse, sanki bazı karakteristikler korunuyor gibi. Mesela dikkatimi çeken, dt880 bas utangacı/az baslı ve dt770 bas yoğunluklu olarak geçse de; ikisi için de sesin 'cartoony' olduğuna dair şeyler okudum. Tabii daha çok dt880 için geçiyordu. Her ne kadar dinlememiş olsam da bu terim kafamda tatlı/eğlenceli, biraz çizgifilm gerçeküstülüğüne sahip (cartoon çizgi film olduğu için?) olarak canlanıyor.

    Aslında bu tip genel karakteristikleri, bildiğimiz kadarıyla firmalara göre adreslesek, kendisine kulaklık arayanlar için epey faydalı olurdu, diye de aklıma geldi şu an için.
     
  6. ziprar

    ziprar
    Expand Collapse
    FLAC

    Katılım:
    30 Aralık 2007
    Mesaj:
    359
    Alınan Beğeniler:
    73
    Amfi ile ilgili gidip gelen düşüncelerin bugünkü payı;

    Birebir dinleme yaptığımda %95 olasılıkla kör testi geçemeyeceğimi düşünüyorum. Yani hangisi amfili ayırt edebileceğimi sanmıyorum.

    Bir yandan bu iyi birşey gibi gözüküyor. Çünkü amfinin işlevi sesi renklendirmek olmamalı, teorik olarak. Yani bir sürü deneme ve harcama sonunda kulağınıza hitap eden kulaklığı buldunuz diyelim. Amfinin sesi değiştirmesini ister miydiniz? Bu açıdan aynı sesi elde etmek bile bana yeterli geliyor. Yani şu anda "Kulaklığı süremiyorsanız, sesi çok kısıksa amfi kullanın. Yoksa çok gerekli değil" görüşüne daha yakınım.

    Öte yandan ne kadar farkedilebilir bir durum bilmiyorum ama sanki baslar Berat'ın söylediği gibi biraz kırpılmış durumda. Ses şiddeti değil, derinlik ya da kalite olarak. Belki aynı veya çok az daha fazla ses şiddeti sağlıyor basta, ama derinlik ve sıkılık azalmış gibi. Bir de önerim, bu tip ses değişimleri baslarda daha kolay belli oluyor gibi. Yani bir amfinin sese getirdiği değişimi gözlemeye çalışırken. Amfisi olanlar buna konsantre olabilir. Neyin peşine düşeceğinize önceden karar vermezseniz, farkı görebilmek daha zor oluyor çünkü.

    Derin bas vuruşa sahip davul ve bir de flüt olan tekdüze (tekdüze olması sayesinde aynı ses periyodik olarak geliyor, kolayca incelemek adına) bir parçada deneyince daha rahat görülür oldu gibi. Flütte de sanki az da olsa bir pütür/kayıp var gibi, geldiği de oluyor.

    Aslında düşünüyorum da, sesi alıp tekrar işlerken orjinalinden daha iyisini elde etmesi zaten bir açıdan bakınca bana çok anlamlı gelmiyor zaman zaman. Hangi açıdan bakınca? Şu açıdan; "fotokopi aslından iyi olamaz. İsterseniz koyuluğunu (ses şiddetini) arttırsanız bile".

    Amfinin düşük thd'si olayını bir kenara bırakırsak tabii. Çünkü o nokta, artık 'fotokopilenmiş' sesin düşük thd ile yükseltgenmesi sırasında mevzu bahis oluyor, daha önce değil.

    Arkasındaki mantığı anlamadan buna kesin yorum getiremem tabii...

    Aslında belki de gerçekten kötü bir amfiye ihtiyaç var, amfinin sesi nasıl değiştirebildiğini görebilmek için. Elimizdekiler pek değiştirmiyorsa bu gene iyi birşey. Bir de sesi beligin şekilde bozan bir amfi dinlesem, o zaman en azından "hah, bariz sesi değiştiriyor" diye kulağımın emin olduğu birşeye tanık olmuş olacağım.
     
  7. Be Creative

    Be Creative
    Expand Collapse
    Analog

    Katılım:
    26 Ocak 2007
    Mesaj:
    2,685
    Alınan Beğeniler:
    124
    Ben de öyle düşünüyorum. Farklı türde modeller üretseler de her firmanın belli bir karakteri ve tarzı oluyor. Beyerdynamic ne modeli çıkarırsa çıkarsın her zaman parlak diye nitelendirilebilecek bir yapıya sahip, DT231'den DT990'a kadar bu konuda benzer yorumlar görmek mümkün. Keza, Sennheiser'ın dolu dolu midleri de HD555 ya 580'den HD650'ye kadar tüm modellerde benzer karaktere sahip gibi yorumlara baktığım zaman. Genel olarak yapıları korunuyor...

    Her ikisine katılıyorum ben de. Sonuçta amfi yeni bir şeyler yaratamaz o müzikle ilgili. Eğer sesi değiştiriyorsa, yapabileceği tek şey kaynaktan aldığı sesi kendi kafasına göre yorumlamak, bu da ses kalitesine gelişme sağlamaz. Dolayısıyla amfinin yararı yalnızca güçte bana göre. Aslında amplifikasyon işinin özünü gördükten sonra iyi bir DAC'e sıcak bakmaya başladım, bakalım zaman ne gösterecek.
     
  8. KontG

    KontG
    Expand Collapse
    Analog

    Katılım:
    26 Ocak 2007
    Mesaj:
    2,589
    Alınan Beğeniler:
    8
    evet amfinin ses kalitesine olan etkisi yok denecek kadar az diyebilirim ben de. Sadece ufak tefek unsurlari var. Ama yine de kor test yapmadan yorum yapmak istemiyorum
     
  9. ftt

    ftt
    Expand Collapse
    WAV

    Katılım:
    9 Şubat 2007
    Mesaj:
    502
    Alınan Beğeniler:
    0
    enteresan, ben iki farkli amfi arasinda fark hissediyorum (gibi geliyor). amfisiz kullanim & amfili kullanim arasindaysa soz konusu farki "gibi geliyor"dan daha fazla hissediyorum (gibi geliyor :)) ). ben de kor test yapmadan net konusmak istemiyorum kont gibi, ama amfilerin ses karakteristiklerine olan etkisinin "unique" olduguna dair siddetli bir inancim var. vaktim oldugunda kucuk ve ilkel bi test duzenegiyle "inanc"i "dusunce"ye donusturecem insallah.
     
  10. Be Creative

    Be Creative
    Expand Collapse
    Analog

    Katılım:
    26 Ocak 2007
    Mesaj:
    2,685
    Alınan Beğeniler:
    124
    DT231 + A818 + Headsix ile Dt231 + A818 arasında bariz bir fark vardı. Aynı şekilde 2.1 hoparlore bağlayınca da yine ses kalitesinde bariz fark oldu diyebilirim. Fark yok görüşüm bir süredir değişti benim bu tecrübelerim dolayısıyla, ama ben daha iyi olduğu konusunda ciddi şüphelere sahibim. Güç konusunda belki 2-3 kat fark var, müthiş katkı sağlıyor ses seviyesine. Ancak ses kalitesinde Meier'in amfisi için söyleyebileceğim şey, sesi parlattığı. Bassları gereğinden fazla arttırıyor bence, tiz ve midlerde çok iyi yine de. Ancak Sony'nin kendi sesini Dt880 ile dinleyebilme imkanım olsa keşke, çünkü bence daha doğal.

    Bu arada konu geçmişken bir kaygımı da belirteyim. DAC arayışındayım ancak gerçekten amfi + kaynak kadar iyi performans gösteremediği söyleniyor DAC'nin. Gerçekten kaliteli DAC'a sahip, önerebileceğiniz herhangi bir portatif amfi varsa tavsiyeler beni çok mutlu eder. Şu ana kadar Pico ve 2MOVE'a [yorumlara dayanarak] bakınca biraz hayal kırıklığına uğradım açıkçası.
     
  11. deaddy

    deaddy
    Expand Collapse
    FLAC

    Katılım:
    13 Ağustos 2007
    Mesaj:
    288
    Alınan Beğeniler:
    2
    Metin Dacı illaki amfili olanlardan almak zorunda değilsin. Fubar 2'ye bakabilirsin mesela iyi yorumlar alıyor baya headsix ile güzel bir kombo olur tahminimce. Ben dac ile farkı takar takmaz anladım o kadar bariz etki ediyor sese kaynak ama kulaklık değişince hep ilk başta bir fark göremiyorum sonradan farkedilmeye başlıyor farklar.
     
  12. ftt

    ftt
    Expand Collapse
    WAV

    Katılım:
    9 Şubat 2007
    Mesaj:
    502
    Alınan Beğeniler:
    0
    valla genelde "kaliteli DAC'i olan amfiler" degil de "amfi entegre edilmis DAC'ler"in esamesi okunuyor genelde Be Creative :) Majesteleri DAC yani bu tur kombolarda. Portatif degil ama kulaklik amfisi entegre edilmis modellerden Zero DAC'e goz atabilirsin (kasasi Zhalou 2.5 DAC'lerin kasalarina cok benziyor. Zhalou D2.5'un icine ekstradan bir amfi koyup Zero'yu uretmisler sanki).

    http://cgi.ebay.com/ZERO-24-192-DAC...ryZ14978QQssPageNameZWDVWQQrdZ1QQcmdZViewItem

    http://www.head-fi.org/forums/f5/review-zero-24-bit-192khz-dac-headphone-amp-pre-amp-269458/

    Bir de bir-iki aydir 2.0A'sini kullandigim Oritek'in Zhalou modlari var (desktop gene). Adam Cin mali Zhalou DAC'lere bastan ayaga cila cekiyor, opsiyonel olarak icine amfi falan yerlestiriyor. Tabii soyle de bir durum var ki Oritek'in modlarini kullanan adamlar genelde entegre amfi kullanmak yerine DAC-only unit + bagimsiz bir amfi kombinasyonunu tercih ediyorlar; bu bence de daha mantikli olani. Ben olayi PC toplama olayina benzetiyorum. Bu tur tek kasa bundle'larla sinirlanmaktan ziyade tum parcalarini ayri ayri seciyorsun. Sonucta illa portatif bir seyler aramiyorsan sana onerim ikisinin birbirine entegre oldugu mamuller yerine isini iyi yapan parcalari bulup birlestirmen. [headsix + apogee minida ne bomba olur mesela ama tuzlu ki ne tuzlu. mp3 player'dan dijital sinyali nasil alacaksin, olayin o boyutu da var -portatiflikten kastin mp3 player'le kullanmak falansa]

    http://www.apogeedigital.com/images/minidac_fp_sm.jpg

    *bir de practical devices da cikarmis usb dac'li amfi xm5 diye, nedir ne degildir hic bilmiyorum.
     
  13. Be Creative

    Be Creative
    Expand Collapse
    Analog

    Katılım:
    26 Ocak 2007
    Mesaj:
    2,685
    Alınan Beğeniler:
    124
    hmm.
    Çok sağolun bilgiler için. :wink Apogee uçmuş cidden fiyat olarak. Aslında düşünmemi bile engelleyen, araştırıp bir şeyler bakma isteğimi azaltan olay yine kargo oluyor. [Apogee için değil tabii yine de, o model eğer tam olarak şuysa uçmuş: http://www.apogeedigital.com/products/minidac.php]

    O da en iyi ihtimalle laptop olabilir herhalde. Yani sanırım her şartta iyi bir DAC işine girilecekse pek portatif olma şansı yok, özellikle kalite olarak.
     
  14. yilmaz196

    yilmaz196
    Expand Collapse
    WAV

    Katılım:
    12 Mayıs 2007
    Mesaj:
    821
    Alınan Beğeniler:
    8
    Bu zero iyi birşeye benziyor o fiyata. Bende düşünüyorum böyle desktop birşey, şu ipoddan kurtulmak lazım artık. Hakikaten kalitelimi acaba...
     
  15. fizmitli

    fizmitli
    Expand Collapse
    Guest

    arkadaşlar eyer dac düşünüyorsanız şu hatırlamayı yapayım size,
    artık yavaş yavaş piyasaya studio master flac lar düşmeye başladı,bunlar 16 ile 24 bit arasında olabiliyorlar fakat genelde 20 - 22 ve 24 bit lik değerlerde oluyorlar.Yani şuraya gelmek istiyorum 24 bit destekli bir dac almanız size bu özel parçaları tam kapasite ile dinlemenize olanak sağlayacağını unutmayın.düşük bit değerli alacağanız bir dac,değişen teknolojinin altında kalacağı için biraz ölü bir yatırım olabilir.
     
  16. ziprar

    ziprar
    Expand Collapse
    FLAC

    Katılım:
    30 Aralık 2007
    Mesaj:
    359
    Alınan Beğeniler:
    73
    Bu apogee mini-dac 'tuzlu ötesi' olmuş yahu...

    Zaman zaman düşünüyorum. Bu küçük amfi ve dac pazarına ses endüstrisindeki büyük firmalar neden rağbet etmiyor? Etselerdi acaba mevcut piyasanın fiyat olarak şişmiş olduğunu mu görürdük? Tabii diğer bir faydası üretimde kalite ve fiyat standartları oturmuş olurdu. Sanırım ürünler tek tek üretildiği için de (seri üretim olmadığı için) maliyetler yüksek.

    Dac'ların ses kalitesine olan katkısının amfilerden daha çok olması doğal olmalı. Zaten amfilerin böyle bir amacı da olmamalı. Adı üstünde amfi. Sesi renklendiriyorsa bu bir kusur sayılır. Eğer renk katmak istiyorsak çeşitli efekt ve eq ile katılabilir. Sizce amfilerin sesi değiştirmesi olayı, efekt ve eq düzeyinde elde edilebilecek değişiklikler kapsamında (eş düzeyde) düşünülebilir mi?

    Bir de şu var. 'Sesi değiştirmek' sesi kaliteli hale getirmek demek değil. Nasıl efekt ve eq kattığımızda sesin kalitesini değiştirdiğimizi düşünmüyor, sadece kişisel tatlarımızı/tercihlerimizi sese yansıtıyorsak (flat ses de bu bağlamda bir tercih/tat).

    Ama dac aynı değil. Örneğin 16 bitte ses 65535 (2 üzeri 16) farklı düzeyde, dac'ın kapısına gelip dayanır. Dac'ın bu gelen sayısal veriyi, kendi elektriksel karşılığını üreterek 'canlandırması' lazım. Burada ne kadar o basamak aslına uygun olarak canlandırılırsa, kalite o kadar artar. Yani doğrudan kalite ile ilgili.

    Ses teknolojisini görüntü teknolojisine benzeterek düşünürsek, sesin temelde iki parametresi olduğunu düşünebiliriz. Biri 16 ya da 24 bit olarak konuştuğumuz sesin genliğinin dikeyde kaç farklı basamakla temsil edildiği. Bunun bir monitörde örneğin 'çözünürlüğe' karşılık geldiği düşünülebilir. Nasıl ki çözünürlük yüksekse bir daire o kadar az pikselizasyona (karelenmeye) uğramış gözükürse, seste bir andaki ses verisinin biti ne kadar fazla ise, seste geçişler de o kadar pürüzsüz/smooth olur diyeceğim, ama genlik çözünürlüğü tek başına bunu sağlayamaz. Çünkü bir de işin yatay bileşeni var. Saniyedeki veri sayısı. Örneğin audio cd'lerde bu değerler genlik 16 bit, hız 44100 Hz. Yani saniyede 44100 tane böyle 16 bitlik veri var elimizde. Sesi bunlar şekillendiriyorlar. Bu hız dediğim şey de, görüntü teknolojisinde ekran yenileme hızı gibi düşünülebilir (benzetmeler her ne kadar çok oturmasa da. Aslında hem genelik hem hız sesin çözünürlüğü olarak da düşünülebilir. Biri dikey eksendeki çözünürlük, diğeri yatay (zaman) eksenindeki çözünürlük).

    Tabii şu var. 24 bitlik dac aldınız. Ama buna 24 bit ses bulmak çok kolay değil. Çünkü bunlar pek yaygın değiller. 16 bit ses varsa elinizde 24 bit dac buna ne yapsın?

    Bu arada ses dalgasının genliği/yüksekliği bağlamında örneğin 16 bit, 8 bite göre çok büyük bir gelişme idi. Ama 24 bit o kadar da kritik bir sıçrayış olamadı. Çünkü kulağın da bir algı kapasitesi var. Bana, 'dalganın hızı'nı arttırmak genişliğe ilişkin bit'ini arttırmakdan daha önemli gözüküyor.

    44100'lük bir ses verisi bir açıdan yeterli gözüküyor. Çünkü bununla 22050 Hz'e kadar ses üretebilirsiniz (insan kulağı da 20-20000 Hz'lik sesi duyabildiğine göre ilk aşamada sorun yok gibi gözüküyor). Neden yarısı? Çünkü bir ses dalgasını oluşturmak için bir tepe ve bir çukura ihtiyacınız var. Yani bir nokta yukarıda ve bir nokta aşağıda. Sesin kendisi 'atmalardan' oluşuyor. Bu 'ses verisi noktalarının' genlikte (dikey eksende) ne kadar yukarıda veya aşağıda oldukları sesi oluşturmuyor (hepsi yukarıda yapsanız veya hepsi aşağıda yapsanız ortaya bir 'ses' çıkmıyor), bunlar arasındaki 'göreceli fark' sesi oluşturuyor.

    İşte bu atmaları yapmak istersek tepe ve çukuru şekillendirmek için 20000 Hz'lik ses gibi yüksek frekanslarda, saniyede 20000 atma, yani 20000 tepe+çukur yaratmamız lazım. Bu durumda (44100/20000 ~= 2) elimizde tepe için 1 ve çukur için 1 nokta var. Yani bu yüksek frekanslarda ses dalgası biraz testere dişe benziyor; keskin üçgenlerden oluşan tepeler/çukurlar. Oysa örneğin 1000 Hz'lik bir sesi aynı miktarda (44100 Hz ses verisi ile) yaratmak isteseydik, tepe ve çukur başına 1 değil 20 noktalık bir hassasiyet sağlayabilirdik. Bu da gerekirse çok daha yuvarlak/smooth olabilen tepe ve çukurlar demek.

    Yani 44100 Hz yeterli gibi gözükse de, yüksek frekanslar için detaylı bir şekillendirmeye imkan vermiyor. Ancak en temel ihtiyacını karşılayabiliyor. Olasılıkla bu yüzden en kolay zarar gören ve kaybedilen frekanslar tiz/yüksek frekanslar oluyor.
     
  17. fizmitli

    fizmitli
    Expand Collapse
    Guest

    amfi lerin sesi aldığı gibi iletmesi pekde mümkün gibi görünmüyor sevgili ziprar,
    dünyada efsaneleşmiş piyasada yer etmiş markalara bakacaz olursak herbirinin kendine özgü bir ses rengi var.Zaten böyle birşey olmasaydı amfiler sadece güçlerine göre fiyatlandırılırdı.Amfileri geçin sistemde kullanılan kablolar bile sese nekadar çok etki ediyor rengini değiştiriyor.

    ses verilerinin değerleri üzerine vermiş olduğunuz bilgiler gayet doyurucu.Yalnız şöyle bir durum var, piyasaya yavaş yavaş high defination kayıtlar sürülmeye başladı.Peki nedir bu kayıtlar diyeceksiniz,hemen izah edeyim.Bunlar genelde studyo master larıdır ve 24 bit 96 khz değerdedirler.Sizinde bahsettiğiniz gibi 16 bit 44,1 khz değerleri bir albümü bir cd ye oturtabilmek için standartlaşmış bir işlemdir.Halbuki studyo masteringleri tamamlanmış olan parçalar 24/96 değerdedir ve özel cihazlar ile cd ye bindiribilmek için encode edilir ve kalıplar hazırlanır.

    Bu bahsettiğim bilgiler doğrultusunda artık direkt olarak studyo mastering işlemi tamamlanmış ve herhangi bir encode işlmine uğramamış parçaları dinleyebilme olanağımız doğdu.Şuan için yaygın olmamakla beraber bence biz dinleyiciler için müziğin geleceği budur.Tabiki bunları dinleyebilmek için 24/96 in-out bir dac e ihtiyaç var,benimde siz dostlarıma bu hatırlatmayı yapayım dedim.

    Birde insan kulağının algılayabilme değerlerinden bahsetmişsiniz fakat birçok kişi tarafından yapılan kör testlerde 24 bit değere sahip parçaların 16 bit liklere göre aralarında büyük fark olduğunu söylüyorlar hatta şunuda ekliyorlar kör teste bile gerek olmadığı.

    Şimdide bukadar açıklamadan sonra ''e be kardeşim tonla şey anlatmışsında nerden bulucaz bu parçaları''dediğinizi duyar gibiyim.Şimdilik az sayıda(benim bildiğim)site bu parçaların satışını yapıyor.Ama zamanla yavaş yavaş çoğalıcak hatta emule,torrent gibi paylaşım parogramları ilede paylaşıma da düşer.

    http://www.highdeftapetransfers.net/...listcategories (24 bit Studio Master)

    http://www.hdtracks.com (16 bit FLAC, yakında 24 bit Studio Master)

    http://www.linnrecords.com (16 bit FLAC, 24 bit Studio Master)

    http://www.gimell.com (16 bit FLAC, 24 bit Studio Master)

    http://www.musicgiants.com (16 bit FLAC, 24 bit Studio Master)

    http://www.itrax.com (16 bit FLAC, 24 bit Studio Master)

    http://www.pristineclassical.com (sadece 16 bit FLAC)

    http://www.mindawn.com (sadece 16 bit FLAC)

    bu sitelerde satışları yapılıyor.Hepinize sevgiler ...
     
  18. ziprar

    ziprar
    Expand Collapse
    FLAC

    Katılım:
    30 Aralık 2007
    Mesaj:
    359
    Alınan Beğeniler:
    73
    Aslında söylediğim daha çok teorikte nasıl olması gerektiği ile ilgili idi. Bir de şu var. Bence ses rengi olayında amfi değil kulaklık belirleyici olmalı diye düşünüyorum (hatta hifi'nin anlamını düşünürsek ikisi de belirleyici olmamalı, şeffaf/geçirgen/renksiz/düz olmalı). Aslında söylediğim daha çok kulaklık amfileri içindi.

    Bu tartışma solid state ve lambalı amfi tartışmasına doğru gider aslında. Hangisi sesi aslına sadık verir, hangisi hoşa gider. Hifi kavramının özünde hoşa gitmek mi yoksa aslına sadıklık mı yatar? Aslında adı üstünde kavram 'aslına sadıklık' ama herşey sonunda gidip 'zevk almaya' dayanır. Yani 'aslına sadıklık' da zevk almak içindir. Zevk almıyorsam aslına sadık olmuş banane, denebilir tabii.

    Bu açıdan hak verdiğim pratik noktalar ve vermediğim teorik noktalar var yani. Tercih kişiye kalmış.

    Yalnız şunu söylemeliyim. Bir müziği dinlerken aldığımız zevkin belki %10-30'u bizim o anki modumuzla, o an kendimizi nasıl hissettiğimizle veya edindiğimiz alet hakkındaki fikirlerimiz/inançlarımız/önyargılarımızla ilgilidir daha çok diye düşünüyorum. Bu açıdan insan olarak bizler 'zevk ölçümü' için araç olarak kullanılabilir olmaktan uzak subjektif varlıklarız. Ama sonuçta ölçüyoruz ve ölçmeliyiz de. Bu durumda çok hassas belirlemeler yapmak zor ve işin büyük bir kısmı da psikolojik tatmin olarak gözüküyor bana (özellikle kablolar konusu, bunu bir başlıkta biraz tartışmıştık ama unuttum şimdi).

    24 bit 96 kHz kayıtlar için başka alternatifler de var. Örneğin dvd audiolar. sacd'lerin formatı kaçtı bakmak lazım ama audio cd'den yüksek olmalı. Öte yandan bunlar 5.1 falan oluyorlar. "Müzik stereo'da dinlenir" diye bir belirleme var, ama bunun doğruluğunun süreceğine emin olmak için henüz erken. Çünkü 5+1=6 değişkenli bir sesi optimize edip mükemmel hale getirmek stereo bir sesten çok daha zor. Ama nasıl ki mono ses stereo'nun yanında eksik kalıyorsa, tahminim birgün 5.1'lerde de (veya artık o zaman 10.2 mi olur bilemem) öyle bir ses ortaya çıkacak ki, bunu stereo ile vermek mümkün olamayacak.

    İnsan kulağının algılama kapasitesi olayı şöyle. 24 bit, kör testle veya gören gözlerle anlaşılabilir bence de. Ama bilgisayarların eski 8 bit ses ürettiği zamanları hatırlar mısınız bilmem? İşte o ses, 16 bitin yanında, üstünde tuşlara basınca değişik sesler çıkartan çocuk oyuncakları var ya, onun gibi kalırdı. Demek istediğim şey, kulaklarımızın algı kapasitesi çok daha yüksek olsa idi, benzer bir sıçramayı 16'dan 24'e geçerken de hissedebilirdik. ama durum öyle değil. 8'den 16'ya geçişte kalite artışı 100 ise örneğin, 16'dan 24'e geçişte belki en fazla 10'dur.
     
  19. fizmitli

    fizmitli
    Expand Collapse
    Guest

    en iyisi 24/96 dac e sahip olan arkadaşlar buyursun denesin arasındaki farka kendileri karar versin.


    http://www.soundkeeperrecordings.com/format.htm (sayfanın altında 2 adet ses dosyası var indirin ve test edin.ARADAKİ FARKI ANLAYABİLMEK İÇİN 24/96 İN-OUT DAC MUTLAKA OLMASI GEREKİR)

    Bu arada yeni bir gelişmeden sizi haberdar edeyim.Wav formatında ve 24 bit / 176.4 KHz çözünürlüğünde Studio Master kayıtları yakında piyasaya sunuluyormuş. Kayıtlar ilk önce DVD üzerinde satılacak ve yakında da download edilebilecekmiş.

    http://www.computeraudiophile.com/node/122
     
  20. ziprar

    ziprar
    Expand Collapse
    FLAC

    Katılım:
    30 Aralık 2007
    Mesaj:
    359
    Alınan Beğeniler:
    73
    Örnekleri indirdim, teşekkürler. Sakin bir kafayla dinleyeceğim fırsat bulunca. Aslında daha önce 24/96 dinledim ama aynı parçayı karşılaştırmalı dinlemek daha iyi olur.

    Bir de yanlış anlaşılma olmasın. Ben 24/96'nın farkı/faydası azdır bağlamında söylemekten çok, 8->16 geçişinin, 16->24 geçişine göre çok daha önemli oluşunu vurguluyordum. Yani karşılaştırmam/puanlamam göreceli. Aslında yapabilirsem bu örneğin bir de 8 bit halini 16 bitlikten üretsek o zaman söylediğim şey daha iyi anlaşılabilir.

    Bir de salt 24 bit farkını görmek için aslında 16/44 ile 24/44'ü karşılaştırmak lazım. Öbür türlü işin içine zaten önceki yazımda vurgu yaptığım 44 kHz -> 96 kHz faktörü girmiş oluyor.

    Aslında fırsat bulunca farklı tip kopyalar üretip bir yere koymaya çalışmayı deneyebilirim.