AKG K702 İncelemesi ve Deneyimler

'AKG' forumunda ulyses tarafından 6 Eylül 2013 tarihinde açılan konu

  1. ulyses

    ulyses
    Expand Collapse
    DSD

    Katılım:
    3 Haziran 2007
    Mesaj:
    1,283
    Alınan Beğeniler:
    127
    Bir AKG K702 sahibi olarak uzun süredir boynumun borcu hissettiğim bu incelemeyi yapmak şimdi, kulaklığı satışa sunduğum şu günlerde nasip oldu. Aslında ürün incelemesini müteakip satışlara aşinayız, ama birazdan okuyacağınızda anlayacağınız üzere bu inceleme satışı hızlandırmak maksatlı yapılmamıştır.

    AKG nin yıllardır amiral gemisi modeli olarak konumlandırdığı K70X serisinin profesyonel kullanım için siyah renkte ve çıkarılabilir kabloyla piyasaya sürdüğü bir seri K702. Sürücüsünün K701 ile tamamen aynı olduğu söylenmekle birlikte, K701 modelinin ilk serileri ile son serileri arasında ufak tweak farkları (daha fazla bas) olduğu kullanıcılar tarafından biliniyor ve K702, sonraki seri K701 lerle aynı ses imzasına sahip. Bununla birlikte hepsini deneme imkanı bulanlar, ilk seriden bir K701 ile K702, Q701 arasındaki farkların oldukça minimal olduğunu ifade ediyorlar.

    [​IMG]

    Dizayn ve malzeme kalitesi, konfor:
    Kulaklık ilk gördüğünüz anda klasik AKG çizgilerine sahip metal tacıyla dikkat çekiyor. Tacın alt kısmında kafaya oturan ve kupların yerine sabitlenmesine yardımcı olan deri bir kuşak yer alıyor. Bu kuşak birçok K701 kullanıcısının kabusu haline gelen çıkıntılara sahip. Kabus diyorum, çünkü K701 de tam tepe noktasına gelen çıkıntı bazı kimselerde bir süre sonra inanılmaz ağrı yapabiliyormuş. K702 de şahsen ben bu durumu yaşamadım. Bunun sebebi AKG nin bu modelde tam orta noktaya bir çıkıntı koymamış, her iki yana eşit sayıda dağıtmış olması olabilir. Ya da benim başım pek hassas değil, bilemiyorum.

    [​IMG]

    Sonuç olarak K702 de konfor konusunda sıkıntı yaşamadım. Aslında denediğim kulaklıklar içerisinde en konforlusu diyebilirim. Kuplar kulak kepçesini tamamen içine alacak şekilde büyük ve dairesel. Padler kulağın arka kısmında daha dolgun olacak şekilde asimetrik yapılmış. bu sayede kulaklık daima düz duruyor ve yerine iyi oturuyor. Kuplar plastik malzemeden imal edilmiş. Ancak görüntüsü ve dokusuyla kalite hissi uyandıran bir plastik bu. Malzeme plastik olduğu için kulaklık oldukça hafif. Uzun süreli kullanımlarda bile yormuyor. Kıyaslamak gerekirse Beyerdynamic DT880 metal kasası yüzünden bir süre sonra boyun ağrısı yapabiliyordu. Bir de padleri kulak kepçesinin tam dış kısımlarına baskı yaptığı için ağrıya neden olabiliyordu. K702 bu bağlamda oldukça rahat bir kullanıma sahip. Kısa süreli deneme imkanı bulduğum HD600 ile benzer konforda diyebilirim. Yalnız HD600'ün oval kupları kulak kepçesinin dış kısımlarına dokunabiliyor. Bundan benim gibi irrite oluyorsanız K702 nin kulak kepçesine hiç dokunmayan padlerini çok seversiniz. Sonuç olarak kulaklığın malzeme kalitesi ve konforu üst düzeyde diyebilirim. Eğer tepe bandının sizi rahatsız etmeyeceğini düşünüyorsanız tereddüt edilecek başka bir noktası yok. Kafadayken biraz komik durması dışında tabi :)

    [​IMG]

    Ses kalitesi, frekans dengesi :
    Öncelikle belirtmek gerekir ki, bu kulaklığın karakteri dinlediğiniz müziğe, kaynağa ve amfiye göre değişkenlik göstermekte. Nötral ve kaynak bazlı sunumu, zaman zaman kuru ve itici gelen bir ses karakteriyle karşılaşmanıza sebep olabiliyor. Detay seviyesi oldukça yüksek. Ancak hız olarak orta şekerli bir kulaklık. Yani ağır kanlı müziklerde her ayrıntıyı, her enstrümanı, çalan kişinin becerisine kadar özümseyebilirken, hızlı rock, metal parçalarda, ya da yoğun enstrümanlı klasik müzik pasajlarında ara ara çuvalladığını farkedebiliyorsunuz. Ancak bu konuda besleme ciddi fark yaratıyor. Yetersiz bir amfi ile bu durum daha yoğun ortaya çıkarken, güçlü akım verebilen, prat konusunda başarılı bir amfi ile durum daha farklı. En son bahsedeceğim balanced bağlantı ise herşeyi, ama herşeyi değiştiriyor. Bu yüzden ses kalitesi konusunda otoriteymişcesine konuşmak istemediğimden (dünyanın tüm amfilerini, tüm daclarını deneme imkanı bulan böyle bir otorite varmıdır bilmiyorum), şahsi deneyimlerimi paylaşmayı uygun gördüm.

    K702 yi ilk aldığımda Heed Canamp amfi ve Emu-202 ile kullanıyordum. İnsanların bu kulaklık için neden cılız sesli, bas yoksunu gibi yorumlar yaptığını anlayamamıştım. Tamam bir DT880 gibi midbas vurgusu yoktu. Hatta midbas olması gereken yerde hiçbirşey yoktu. Ama derin baslar epeyce diplere iniyor ve dağılmadan tane tane kulağıma iletiliyordu. Gövdeli bir orta frekans ve hafif grenli tatlı üst frekanslarla birlikte gayet keyifli bir ses alabiliyordum. Çok aşırı detaylı, ya da üst düzey bir ses kalitesi olmasa da sistemimdem memnundum.

    Sonrasında maddi sorunlar yüzünden Heed Canamp'ı satmak zorunda kaldım. Ve en azından kulaklığı kullanabileyim diye e-bay den bir Bravo Audio V1 hibrit amfi aldım. Kulaklığın sesi birden bire değişiverdi. O derin baslar kayboldu. Midbasla, bas arası çamurumsu bir vuruntu eşliğinde incelmiş bir orta frekans ve iyice sibilansa boğulmuş bir üst frekansla karşılaştım. Aslında durum tarif ettiğim kadar kötü olmamasına karşın (çünkü K702, iyi kötü her kaynaktan dinlenebilecek kadar bir ses sunabiliyor), Heed Canamp gibi iyi sinerjili bir amfiden geçmek zorunda kalınca hissettiklerim bunlardı. Bu şekilde bir süre idare ettim. Gelir gider dengesini yerine oturtup, biraz da para biriktirince uzun zamandır aklımda olan Audio-GD Dac19DSP siparişi verdim. Amfi siparişi vermedim. Çünkü sistemi temelden kurmaya karar vermiştim.

    Dac19 geldiğinde ilk farkettiğim kulaklığın bir kez daha değişip koyu bir karaktere bürünmesi oldu. Heed Canampla aldığım kadar temiz bir ses alamıyordum hala, ancak dac19, Bravo gibi mütevazi bir amfiyi bile domine edebilmişti. Yoğun midler, derinleşen alt frekanslar ve çok tatlı tizlerle bir kulaklıktan duyduğum en analogvari sesi alıyordum. Bu keyif devam ederken bir yandan da daha üst bir amfi ile neler olabileceğini düşünüp heyecanlanıyordum. Aklımda Audio-GD C2C amfi vardı ki, Kingwa kardeşimiz NFB10 isimli yeni modelini ortaya çıkardı. Bu cihaz hem çok sözü edilen, en pahalı daclarda kullanılan 32 bit sabre çipli bir dac'a, hem de çok güçlü, sıfır geri beslemeli bir balanced amfiye sahipti. Ani bir gaza geliş ile dac19'u satıp siparişi verdim.

    NFB10 geldiğinde biraz hayal kırıklığına uğradım. Kulaklarım dac19'un yoğun kıvamına alışıktı. Bu yeni dac-amfiyle K702 açılmış, açılmış adete cam gibi geçirgen bir hale gelmişti. Arşivimdeki birçok parçanın kayıt kalitesinin, kaba tabiriyle çöp olduğunu farkettim. Parçalar eskisi kadar duygusal gelmiyordu. o analog tat kaybolmuştu. Bununla birlikte detay seviyesi çok artmış, kulaklığın sesi kafa patlatacak kadar yüksek seviyelere ulaşmıştı. Hatta kulaklığı masaya koyup hoparlör gibi dinleyebiliyordum. Alt frekanslar daha sıkı, daha hızlı, orta frekanslar daha yalın, üst frekanslar zaman zaman fazla sivriydi. Bir süre bu şekilde dinlemeye ve alışmaya çalıştım. Kulak pişmesi dediğimiz süreç tamamlanıp duyduğum sesi daha iyi hazmedebildiğim zaman sesi gerekenden fazla açıyor olduğumu farkettim. Amfinin karanlık arka planı ve temiz çıkışı, kulaklığın etli olmayan ses karakteriyle birleşince ses az geliyor yanılgısı yaratıyordu. Nitekim sesi biraz kısınca müzik daha keyifli ve sakin gelmleye başladı.

    Balanced K702:
    Balanced kavramının dilimizdeki karşılığı nedir tam bilemiyorum, ama teknolojiyi özetlemem gerekirse, dinamik sürücülerde sargıda oluşan manyetik alanın diyafram hareketi esnasında bir geri besleme yaratmasını ve gelen sinyali bozmasını önlemeye yönelik bir teknolojidir. Bunun için sürücü topraklamasının her bir sürücü için ayrı ayrı olması gerekir (Normalde kulaklılarda tek kablo kullanılır). Aslında olay kabloyla da sınırlı değildir. Amfi ve dac çıkışlarının da bu teknolojiye uygun olması şarttır. Çünkü sinyal kablosundan gönderilen sinyale eş zamanlı olarak topraklamadan sönümleyici sinyalin gönderilmesi gerekir. Yani bir yerde amfi devresi her iki kanal için iki adet yapılmakta ve birisi sadece sönümleme için kullanılmaktadır. Zamanlamanın ve devre tasarımımın kusursuz olmasının önemi, bu tarz amfi ve dac ların pahalı olmasının bir sebebidir. (Kısıtlı elektronik bilgimle ancak bu kadar açıklayabiliyorum. Elektronikçi arkadaşlar hatalarım varsa ve mesajlarında düzeltirlerse sevinirim)

    [​IMG]

    Gelelim balanced K702 ye. Bence AKG baştan bu kulaklıkları balanced hazırlamalıymış. Hele ki profesyonel kullanım için hazırlandığı düşünüldüğünde. Ama böyle yapmamışlar ve hatta K701 de tek çıkışa bağladıkları iki topraklama kablosu (ki sadece ucundaki jack değiştirilerek balanced hale gelebiliyor) yerine işin ucuzuna kaçıp tek kablo kullanmışlar. Değişebilir kablonun jack'ı da tek çıkış olduğu için modlama benim gibi amatörler için tam bir işkence haline gelmiş. Neyse ki Boğaç kardeşimizin lojistik ve fikirsel desteğiyle ve head-fi de gördüğüm bir makaleyle zor da olsa bu modlamayı yapabildim. Sonuç kesinlikle buna değdi. Arka planı kapkaranlık, ferah, mükemmel bir stereo deneyimi elde ettim. Herşey ama herşey çok daha iyi bir hale geldi. Tizler kenarları yuvarlatılmış kristal taneleri gibi, orta frekanslar geyet doğal, ama K702 nin karakteri gereği zaman zaman kuru. Alt frekanslar ise kelimenin tam anlamıyla sıkı ve hızlı. Şöyle söyleyeyim, balanced bağlantı ile K702 armatür sürücülü bir iem den bile daha hızlı olabiliyor. Diğer kulaklıklarda durum nedir bilemiyorum ama bir K70X kulaklığı imkanınız varsa kesinlikle balanced kullanmalısınız. Resmen sınıf atlıyor kulaklık.

    Sahne:
    K702 ve genel olarak K70X serisinin en güçlü tarafından, ufak bir iki satırla bahsetmek yeterli olmazdı. Bunun için ayrıca ele almak istedim. Akg bu kulaklıklarda kademeli diyafram teknolojisi kullanmış. Yani diyafram tüm noktalarında aynı kalınlıkta değil. Yanlış bilmiyorsam kenarlardan merkeze doğru incelen bir profili var. Akg bu yapının eşsiz bir sahne deneyimi yarattığı iddia ediyor. Pek de reklam sloganı sayılmaz. Gerçekten sahne konusunda çok başarılı bir kulaklık K702.

    [​IMG] (Fotoğraf alıntıdır)

    Üç boyutlu, holografik bir sunumu var. Vokaller başınızın biraz yukarısında, karşınızdan gelirken yaylıların ve kontrabasın arkanızdan ensenizin iki yanına süzüldüğünü, tizlerin sağ ve sol kulağınıza öpücükler kondurduğunu hissediyorsunuz. Yani sahne önünüze, uzağınıza, ya da DT880 de olduğu gibi sağ ve sol tarafınıza değil başınızın çevresine yerleşiyor. Enstrümanları yatay ve dikeyde tek tek ayırabiliyorsunuz. Gel gelelim derinlemesine ayırmak mümkün olmuyor. Çünkü K702 nin sahnesi şişirilmiş bir balon gibi. Enstrümanlar balonun iç çeperlerin yapışmış gibi duruyor. Yani sahne genişliği harika ama derinliği zayıf. İşte bu nokta da balanced bağlantı birkez daha önem kazanıyor. Çünkü balanced bağlantıda bu balon etkisi kırılıyor. Ses sağ ve sol kanallara daha çok ayrışıyor. Holografik sunum devam etse de aldığınız ses daha stereo hale geliyor. Ve enstrümanların derinliğini az da olsa kestirebiliyorsunuz. Yine de bence sahne derinliği K702 nin yumuşak karnı. Çoğu kişi bas yoksunluğu ya da ince midlerden şikayet etse de, deneyimlerim bu sorunların tamamiyle beslemeyle alakalı olduğunu bana kanıtladı. Ancak sahne derinliğini şu ana kadar idealimdeki duruma getirebilen bir sistemim olmadı. Muhtemelen kulaklığın sınırı buraya kadar.

    Sonuç:
    K702 gerçekten güzel bir kulaklık. Fiyatının çok ötesinde bir potansiyeli var. Ancak bu potansiyeli kullanmak için belirli bir bütçenin üzerine çıkmak şart. Bu bütçeye sahip değilseniz elinizdeki kötü ses vermese de, zaman zaman fazla analitik ve cılız kalan, kuru bir kulaklık olacaktır. Ancak ihtiyacı olan ek bileşenlere ve balanced bir çıkışa sahipseniz, her yönüyle mükemmel olmasa da detay ve sahne konularında çok tatmin edici bir kulaklığınız olur. Deneyimlerim, vibrapod, güç kablosu değişimi, priz değişimi gibi tüm tweaklerden kulaklığın fazlasıyla etkilendiğini gösterdi. Yani sisteminizle oynamayı seviyorsanız ideal bir kulaklık. Tüm inceleme boyunca müzik tarzı belirtmemiştim, şimdi söylüyorum. Single end bir K702 ile uyum sırasına göre, jazz ve blues (özgün müzik ve türkülerin batı tarzı yorumları), sonra sırasıyla klasik müzik, soundtrack ve new age, pop ve rock dinlenebilir. Techno ve elektronik müzikte, midbas yoksunu ses karakteriyle keyif vermeyecektir. Balanced K702 ile yine jazz ve blues başta olmak üzere, rock müzik de gayet keyifle dinlenebiliyor. Hatta biraz techno bile dinlenebilir. Klasik müzikte geniş sahnesi, dinamik aralığı geniş eserlerde görkemli sahneler yaratabiliyor. Çok bas kafa değilseniz, kritik dinleme yapmayı seviyorsanız, kafa bandı sizin için konfor sorunu yaratmıyorsa, gönül rahatlığıyla tercih edebileceğiniz bir kulaklık.
     
    zodiac_tauruss bunu beğendi.
  2. puskuruk

    puskuruk
    Expand Collapse
    FLAC

    Katılım:
    21 Nisan 2013
    Mesaj:
    409
    Alınan Beğeniler:
    48
    Ellerinize sağlık. Bende hala hd600 ile karşılaştırmalarını okuyorum. M stage veya Yulong a 100 ile kullanmayı düşünüyorum. Ama hala bir sonuca ulaşamadım malesef. Size keyifli dinlemeler. :)
     
  3. Be Creative

    Be Creative
    Expand Collapse
    Analog

    Katılım:
    26 Ocak 2007
    Mesaj:
    2,685
    Alınan Beğeniler:
    124
    Ellerine sağlık hocam. "Sonunda!" deme hakkımız var bence buna, tam buralarda tekrar okuma yapmaya başladığım anlara denk gelmesi de bana mesaj olsun :). Kullanılan ekipmanı satmadan ya da kullanmayı bırakmadan hemen önce incelemek [dürüstçe olduğu sürece] en verimlisi olabilir aslında.
     
  4. ulyses

    ulyses
    Expand Collapse
    DSD

    Katılım:
    3 Haziran 2007
    Mesaj:
    1,283
    Alınan Beğeniler:
    127
    Haleluya :angel:

    Evet Metin ekipmanı gözden çıkarınca insan daha tarafsız, daha eleştirel bakabiliyor. Kusurları gördükçe insan sıkılıyor ve değiştirmek ya da uzaklaşmak istiyor galiba. Ama sen de bilirsin, obur kulaklar için nihai satış, alış hiç gerçekleşmez. Bir kaşıntıyı diğeri takip eder ;D
     
  5. Be Creative

    Be Creative
    Expand Collapse
    Analog

    Katılım:
    26 Ocak 2007
    Mesaj:
    2,685
    Alınan Beğeniler:
    124
    Katılıyorum evet, aşk gibi biraz - bulutların üstünden in, arayı düzeltmeye çalış olduğu kadar, olmadığında bırak. En net cümle sonda söylenen :evl. Gönlünü çalan bir sonraki adres neresi bilmiyorum ama okudukça bulurum. :evl
     
  6. DefinitioN

    DefinitioN
    Expand Collapse
    Analog

    Katılım:
    9 Mayıs 2012
    Mesaj:
    2,763
    Alınan Beğeniler:
    6,318
    Elinize sağlık.Çok derli toplu bir inceleme olmuş.

    Bu arada emekli olduğunu sandığımız insanları görmekte gelecek incelemeler adına umutlandırıyor. :evl
     
  7. cique

    cique
    Expand Collapse
    FLAC

    Katılım:
    24 Ocak 2011
    Mesaj:
    464
    Alınan Beğeniler:
    92
    Uzun zamandır okuduğum en kaliteli ve keyifli inceleme oldu. Elinize sağlık.
    Bir de rica, kulaklık tarafındaki balanced soket ve kabloyu yakından tanıtırsanız sevinirim.
     
  8. compicat

    compicat
    Expand Collapse
    DSD
    Sponsor AudioMinor

    Katılım:
    14 Aralık 2008
    Mesaj:
    1,010
    Alınan Beğeniler:
    1,626
    Elinize sağlık.
     
    Collapse Signature Expand Signature
  9. ulyses

    ulyses
    Expand Collapse
    DSD

    Katılım:
    3 Haziran 2007
    Mesaj:
    1,283
    Alınan Beğeniler:
    127
    Teşekkürler arkadaşlar.

    @cique
    Yukarıdaki resimde kulaklık üzerindeki soket değişmiş durumda. Orijinal soket soket 3 girişli. Kablo tarafının da resimlerini ekleyeyim bir ara.
     
  10. silver

    silver
    Expand Collapse
    MP3

    Katılım:
    1 Aralık 2012
    Mesaj:
    93
    Alınan Beğeniler:
    73
    kemal bey selamlar,
    incelemenizi zevkle okudum. elinize sağlık. bu tür inceleme yazılarını daha sık görmek istiyor insan. bu arada akg 702 balanced kablolu olarak da satılıyor mu acaba? balanced olunca jak'ın durumu ne oluyor? gene aynı standart jak mı kullanılıyor?
     
  11. ulyses

    ulyses
    Expand Collapse
    DSD

    Katılım:
    3 Haziran 2007
    Mesaj:
    1,283
    Alınan Beğeniler:
    127
    Malesef fabrika çıkışı balanced kablolu satılan k702 mevcut değil. Kendiniz modlamanız ya da birisine modlatmanız gerek. Jack kullanacağınız amfiye göre değişecektir. Genelde dört pinli bağlantı kullanılıyor.
     
  12. fosther

    fosther
    Expand Collapse
    Moderator

    Katılım:
    12 Ağustos 2010
    Mesaj:
    3,128
    Alınan Beğeniler:
    3,485
    Şu şekil hazır yapılmış olarak satılıyor: http://tamaudio.com/store/index.php?route=product/product&product_id=100
     
  13. calyanak

    calyanak
    Expand Collapse
    Yeni Üye

    Katılım:
    29 Temmuz 2013
    Mesaj:
    14
    Alınan Beğeniler:
    0
    Merhaba çok güzel bir inceleme olmuş...

    1 Haftadır K702 yi Blackpearl ile kullanıyorum. bir kaç vokal jaz, çok sesli koro eserleri ve bazı konçerto albumlerini dinledim. size katılıyorum hafif parçalarda inanılmaz bir şekilde tüm ayrıntıları hissediyorsunuz..ama bazı çok enstrüman ve vokal olan parçalarda berraklık kayboluyor. Bu belki kulaklığın pişme süresi belki de kayıtlar ile ilgili olabilir..yada sistemin diğer parçaları ile ilgili...bunu bilemiyorum...ama şu ana kadar kuru ve itici bir ses ile karşılaşmadım. dinlemenin berraklığı ile ilgili durumun ne olduğunu sanırım pişme süresi sonunda anlayacağım...
     
  14. ulyses

    ulyses
    Expand Collapse
    DSD

    Katılım:
    3 Haziran 2007
    Mesaj:
    1,283
    Alınan Beğeniler:
    127
  15. witness

    witness
    Expand Collapse
    DSD

    Katılım:
    27 Nisan 2009
    Mesaj:
    1,189
    Alınan Beğeniler:
    88
    Kemal Abi eline sağlık, herzamanki gibi ince işlenmiş bir inceleme olmuş.
    Akg k 701-702'ye bir kez alışan ne yapsa ne etse aynı yere dönüyor galiba.

    Cemil Bey, k702 bir 200-250 saat piştikten sonra karakterini buluyor.
    Berraklığın çok sesli eserlerde kaybolması konusu kayıtlar ve dac ile alakalı olabilir.
    K701 bildiğim kadarıyla son derece hızlı bir kulaklık. Enstrümanlarda karışma hissi yaşatmaması
    lazım.
     
  16. calyanak

    calyanak
    Expand Collapse
    Yeni Üye

    Katılım:
    29 Temmuz 2013
    Mesaj:
    14
    Alınan Beğeniler:
    0
    Sanırım kayıtlar ile ilgili, dac kaynaklı olduğunu düşünmüyorum..bu gün yaptığım dinlemeler gayet iyi gidiyor...
     
  17. ulyses

    ulyses
    Expand Collapse
    DSD

    Katılım:
    3 Haziran 2007
    Mesaj:
    1,283
    Alınan Beğeniler:
    127
    K702 ağır enstrumanlı parçalarda bazen toparlayamıyor derken, elbette analitik karakterli bir kulaklığın değerlendirmesi olarak düşünmek lazım. Hatta hd600, kısa süreli denemelerim açısından söylüyorum, bu konuda k702 nin yanına bile yaklaşamıyor. Parça kalitesi ve besleme sorunları yüzünden oluşan durumlar farklı. K70X serisi için pişme süresi 500 saati bulur bu arada.
     
  18. silver

    silver
    Expand Collapse
    MP3

    Katılım:
    1 Aralık 2012
    Mesaj:
    93
    Alınan Beğeniler:
    73
    merhaba,

    cemil bey'in b. pearl amfi/k702 ikilisini electrocompaniet dac, silverfi digital kablolar D2.5 ve D3 ile dinliyorum 1 haftadır. açıkcası bu ikilinin oldukça dengeli, yorucu olmayan ,fiyat performans oranı yüksek bir eşleşme olduğunu söyleyebilirim. kaynağınızın özellikleri ve kalitesi iyi olursa bence her türlü müzik dinlemeye elverişli bir ikili. daha fazlası ne olabilirdi diye sorulduğunda çözünürlüğün özellikle orta ve üst seslerde daha iyi ve şeffaf olmasını isterdim. b.pearl-702 ikilisi fiatına gore iyi bir seçim. mid ve tizlerdeki yüksek çözünürlük için herhalde HD800'i denemem gerekecek. tabii buna bir de yeni çıkan AKG 812'yi eklemek gerek.
     
  19. ulyses

    ulyses
    Expand Collapse
    DSD

    Katılım:
    3 Haziran 2007
    Mesaj:
    1,283
    Alınan Beğeniler:
    127
    Çözünürlük hakkında nihayi kararınızı vermeden önce k702 yi balanced kullanmalısınız. Öyle bir tık felan değil, çok ciddi farkediyor.
     
  20. silver

    silver
    Expand Collapse
    MP3

    Katılım:
    1 Aralık 2012
    Mesaj:
    93
    Alınan Beğeniler:
    73
    imkan olursa balanced versiyonunu da denemek isterim. :)