Beyerdynamic DT880 600 OHM İncelemesi

'Beyerdynamic' forumunda cique tarafından 29 Ekim 2012 tarihinde açılan konu

  1. cique

    cique
    Expand Collapse
    FLAC

    Katılım:
    24 Ocak 2011
    Mesaj:
    464
    Alınan Beğeniler:
    92
    [​IMG]
    İLK İZLENİM.
    Dinlediğim tüm mid-fi kulaklıkların, hepsi kendi ses imzasına sahip, birbirinden keyifli, her insan , her türden dinleyici için türlü vaatlerle gelen, belli bir kaliteyi ve gönül hoşluğunu beraberinde getiren kulaklıklar olduğunu söyleyebilirim . HD650’yi ayrı tutarak- ki o oldukça duygulu, müzikalin uç sınırlarında idi- bu sınıf kulaklıkların tümü dengeli bir sesin sağında ve solunda yer almakta, müziğe kendinden şeyler katmaktaydılar. Kimileri yapılış amacı olarak müziğe daha az şey katmaya çabalarken, DT880 de bu çabanın yoğun olmadığını, müziği değiştirmekten kendini alı koymadığını fark ettiriyordu. DT880 müziği bükme noktasında hiç de utangaç değildi. Ancak edindiğim tecrübe noktasında, işin içine bir parça müzikalite katmayı hedeflendiğinizde bu kaçınılmaz sonuç olarak karşınıza çıkacağıdır. Sürekli Klasik dinliyorsanız belki o denli önemli olmayabilir, ancak müzik türlerinde bir az da olsa varyasyona gittiğinizde buna eşlik edecek kulaklığın kuru ve soğuk olmasını istemezsiniz. DT880’i ilk kulağıma taktığımda bana hissettirdiği tam olarak da buydu; abartıya kaçmayan bir müzikalite, ölçülü bir frekans dengesi, ve bir çok türü dinlerken içinizde hoş bir duygu bırakacak, bunu yaparken de sadakatten kopmayan bir ses üretecek. HD600 la birlikte bu sınıfta, bu amaç için en beğendiğim iki kulaklıktan biri oldu. İkisinin de kendine özgü yanlarıyla başarılı ve sahibinin isteklerine cevap veren ürünler.

    SES TARİFİ.
    Bir süredir DT660 kullanıcısı olarak meraklılarını hemen aydınlatayım, klasik Beyer rengi baki kalmakla birlikte DT880 daha renkli, müzikal, baslı, sahneli , DT660 ise oldukça analitik, soğuk, daha dengeli, kritik dinleme için yapılmış görünüyor. DT880 rock, pop, caz, vokalli müziklerle daha duygulu ve uygun olduğunu, DT660’ın ise klasik ve klasik caz müzikleriyle daha başarılı olduğunu söyleyebilirim. Her ikisi de olabildiğince akustik bileşenli türlere olumlu yanıt veriyor. Belki elektronik müzik de dinlendiğinde şikayet ettirmez. Ancak bu kulaklıklar özellikle akustik müzikler için yapılmış gibi duruyor. Bu grupta dinlediğim tüm kulaklıklar içinde, bir yandan müzikal olmaya çalışıp öte yandan tonal dengeyi kaybetmeyen yegane kulaklık oldu DT880. Oldukça ölçülü bir frekans dizilimi var. Yukarda bahsettiğim “renklendirme” zannediyorum tüm müzik dinleyicileri için kabul edilebilir sınırlar içerisinde, çoğumuzun hoş göreceği, hatta değerli bulabileceği bir ayrıntı.

    DT880 tizleri önde olan bir kulaklık olduğunu söyleyebilirim. Koyu sunumu seven dinleyici için bazen canınızı sıksa da, tonal dengenin yerinde olmasından dolayı, canınızı acıtmaya yeltenmiyor. Tizler için bu kulaklığın en başarılı yönlerinden , kulaklığa imzasını veren yerlerden biri olduğunu belirteyim ki, buradaki eleştiriye dönük birkaç ifademin kulaklığı yermek için değil, hayalimdeki mükemmele tam temas edememesinin ifadesi olarak alınsın. Hatta başka bir deyişle “şu kulaklığa adam akıllı bir kablo yükseltmesi yapın da tiz nedir göstersin” olacaktır. Kulaklığın, üst-midleri kısılmış bir sunum içermesi de üstlere ilişkin söyleyeceğim başka bir konu. Her ne kadar bu kısıklık dinamik kontrastı belirli bir seviyede limitliyorsa da başka kazanımları da beraberinde getiriyor. Bu sayede iki şey başarmışlar: uzun süre konforlu, rahatsızlık vermeyen bir dinleme ve enstrümanları daha iyi tanımlayabilmenize imkan veren siyah bir arka plan. Bence kulaklığı müzikal yapan etmenlerden biri de bu olmuş. En güçlü yönü ancak bazen en zayıf yöne dönüşebiliyor. En kısık alanda yine en olmadık şey karşınıza çıkıyor. Sibilance. Bunu fark edince ilk olarak bir sinir bozukluğu baş gösteriyor, böyle saçmalık olmaz dedirtiyor. Sonra DT660 ın Audiominor kablolu olanı takıp bir araştırmaya gidiyorum. Anlaşılmasın ki DT660’da bu sibilance problemi var. Onun ne böyle bir problemi var ne de öyle kısık bir üst-mid sunumu. Ancak çıkan sonuç beklediğim gibiydi. Kablolanmış kulaklığın üst-midleri ve tizleri çok daha kontrollü, tatlı/yumuşak bir hal alıyordu. Çiğliğini, sertliğini alıyordu kulaklığın. DT880’in sorunu düzgün bir kablo kullanmamasından kaynaklanıyor diye bir tespitte bulunayım. Lafı olan beri gelsin.

    Kulaklığın midleri yine üst frekans gibi oldukça kaliteli. Ben test sırasında arada bir K601’le bu bandı kontrol ettiğimde hafif bir perde hissi yaşadım. Yine vokal netliği/temizliği noktasında yeterli bulmakla birlikte K601’in gerisinde kalıyordu. Keza orta bant sunumu hafif geriye doğru, sahneyi domine etmemek adına mesafeli duruyor. Ancak bahsettiğim farklar milimetre seviyesinde. Beni memnun etti. Herhalde çoğumuzu memnun eder. Yine bir kablo yükseltmesi, tahmin ediyorum ihtiyaç duyduğu “clarity”i kulaklığa sağlayacaktır.

    Kendini bas seslerden mahrum edenler için diyebilirim ki bu kulaklığın en etkileyici yerlerinden biri mid-bas ve bas departmanları. Oldukça tok, yüksek kontrollü, hacimli, sahneyi ezmeyen ama bi’ klasikte de yokluğunu talep ettiren seviyede. Şahsen ben bu kulaklığı böyle sevdim ve kabul ettim, varsın her türe de gitmesin. Basları çok ölçülü, katman katman, uzayacağı ve duracağı yeri öylesine biliyor. Tonal dengeyi bozmuyor, tınısı tam olarak benim canlı duyduğum seviyede. Daha iyi ekipmanlarla neler yapar düşünemiyorum. Herhalde bu kulaklığın tüm Beyer serisi içinde en çok aranan model olmasını açıklıyor.

    EN GÜÇLÜ YÖNLERİ
    Transparanlık : bu kulaklık bu sebeple “affetmez” ekipmanlar sınıfına koyuyorum. Kesinlikle iyi eşleşmiş kaliteli bileşenler ve yüksek kalite müzikler istiyor.
    Tonal denge ve sahne: tonal denge o denli yerinde ki frekanslar birbirini örtmüyor, bastırmıyor. Bu sayede enstrümanların konumları belirginleşiyor. Sahne, yine tonal denge gibi çok ölçülü. Çok geniş, çok derin, çok yüksek değil. Ancak orantıları o denli ayarlanmış ki gerçek bir sahne deneyimi vaat ediyor. Caz kulübü ebatlarında bir sahnede, ön masalarda oturmaktan hoşlanıyorsanız, DT880 sizi gerçekten mutlu edecektir.
    Tını, doğallık : enstrümanların gerçek seslerine çok yakın bir deneyim sunuyor. Ayrıca kulaklığın genel sunumu her ne kadar küçük renkler içerse de, sonuç olarak kabul edilebilir sınırlar içinde doğal buldum.
    Eforsuzluk: bu sınıfa/türe ait , anlamlı bulduğum ve iyi uygulanmış bir özelliği. Her ne kadar dinamik kontrastı gölgeliyorsa da ( ki dinamik kontastı ortalamanın üzerinde başarılı) küçük bir ödünle, büyük bir kazanım olmuş. Örneğin HD600’e yaklaşan bir eforsuzluğu, dinamik kontrasttan çok az ödünle kazanmış.
    Detay: muazzam tiz departmanı sayesinde, gerçekten çok ince detaylara nüfuz etmenizi sağlıyor. DT880 için analitik bir kulaklıktır demeyeceğim ancak dengeli ve detaylıdır yakıştırması yapsam herhalde uygun bir tanım olur. Dinlediklerim içinde AKG K501 den sonra en detaylısı diyebilirim.

    ZAYIF YÖNLERİ
    Kablosu: bence bu kulaklığın adam akıllı kabloya ihtiyacı var. Arkası açık olduğundan tahmin ediyorum sahnesi de olumsuz etkilenmeyecek, tonal dengesi bozulmayacaktır.
    Konfor: eğer kulaklığı tam kafama oturacak şekilde, olması gereken gibi ayarlarsam mengene etkisi yapıyor. Basınç hat safhada. Denediklerim içinde en acı vericisi bu oldu. Eğer bandından gevşetirsem ki kafamdan kayıp durma pahasına bir konfordan söz edebilirim. Sonuç olarak bu kulaklıkta pek konfor aramamaya karar verdim.
    Ritm & Hız: kulaklık hızlı pasajlara pek olumlu tepki vermedi. Bende oluşan genel intiba, mid-bas departmanı belirli bir seviyenin üzerinde olan kulaklıklarda ritm&hız kriterinde, kulaklığın genel başarımının gerisinde kalması şeklinde. Bir şekilde, mid-bas kamburlu kulaklıklar bu kusurla birlikte geliyor.
    Üst orta frekans: bu departman kulaklığın en düşük desibel seviyesini temsil etmekle birlikte, sibilance sorunuyla birlikte geliyor. Departmanı genel olarak başarılı bulsam da bu kusur bir şekilde gözüme battı. Çoğu zaman, kulaklığın genel başarımı da düşünüldüğünde, kafaya takılacak bir durum olmasa da, yine de bahsedilmesi gereken küçük bir kusur.
    Sürülme durumu: Uzun zamandır K601 le boğuşan biri olarak bana o denli sıkıntılı gelmese de, 300ohmluk kulaklıklar yanında sürülmesinin sıkıntılı olduğunu söyleyebilirim. Amfinin yetenekleri burada oldukça önem kazanıyor. Denediklerim içinde K601 den sonra en zorlayıcı olanı buydu. O2 süremese de RW Audio AMP1 kulaklığı ziyadesiyle sürdü. Ancak 500USD üzeri amfi ve DAC’larla zannediyorum harika sonuçlar alınıyordur.

    SON SÖZ
    Dengeli sınıfında olduğunu düşündüğüm iki kulaklıktan HD600’ü mü, yoksa DT880 600ohmu mu seçerdim, gerçekten zor bir soru. Her ikisinin de kendine özgü başarımları, zayıflıkları var. HD600’ü kablolanmış olarak dinlediğimden ve potansiyeliyle tanıştığımdan tercihim bu yönde olabilirdi. Ancak DT880 ini de kablolanmış olarak hayal/tahmin etmek işleri değiştiriyor. İşin aslı bir fırsat olduğunda kablolanmış halini dinleyip kararımı sonrasında vermek isterdim. Dinleyiciye fikir vermesi bakımından, HD600’ün konser deneyimi aranan, DT880’i ise caz kulübü deneyimi aranan durumlarda tavsiye edebilirim. Üzerine konuşulacak daha çok şey var ancak bunları da başlık altında tartışmak için ucunu açık bırakmayı tercih ediyorum.

    Ayrıca Fresk (Korhan) arkadaşıma kulaklığı incelemem için bana gönderdiğinden dolayı teşekkür ederim.

    [​IMG]
     
    #1 cique, 29 Ekim 2012
    Moderatör tarafından düzenlendi: 20 Nisan 2014
  2. Baran

    Baran
    Expand Collapse
    Administrator

    Katılım:
    29 Haziran 2011
    Mesaj:
    1,405
    Alınan Beğeniler:
    3,552
    Eline sağlık abi.
    DT880'ni bir kez dinleme fırsatı buldum. O zaman hd650 ile yan yana dinlemiştim ve dt880 daha çok hoşuma gitmişti. Ben dt880 ve hd650 üzerinden istediklerimi anlattığımda hd600 önerilmişti ki kendisiyle mutlu bir birlikteliğimiz var :)
     
  3. kerasertuero

    kerasertuero
    Expand Collapse
    Guest

    Eline kulağına sağlık Cihan. Çok güzel ve ayrıntılı bir inceleme olmuş. :)

    HD600 ve DT880 arasında bir sorum olacaktı. DT880 açık bir karaktere sahip. HD600 ise karanlık ama (bir HD650 kadar değil) karanlık bir sese sahip. Ya da şu ana kadar yorumlardan, mesajlaşmalardan anladığım kadarıyla bende oluşan bilgi bu. Sormak istediğim nokta şu. HD600 ile DT880'i tizler açısından kıyaslarsan, bu ikisi arasındaki farklarla ilgili sesi tarif edebilir misin?

    Sana daha önce bahsetmiştim. Bir süre DT660 kullandım. DT660'nın tizlerini seviyorum ama bazı şarkılarda oldukça yorucu olabiliyor. Bunu da kullandığım ekipmanlarıma veya bazı müzik türüne bağlı olarak normal olarak karşılıyorum.
     
  4. witness

    witness
    Expand Collapse
    DSD

    Katılım:
    27 Nisan 2009
    Mesaj:
    1,189
    Alınan Beğeniler:
    88
    İnceleme için teşekkürler oldukça açıklayıcı ve detaylı olmuş :)

    Yalnız enstrüman ayrımı konusunda aynı fikirde değilim. Dt880 600'ün orta midleri biraz geriden geliyor (özellikle o kalın süngerin etkisiyle). Belki bu nedenle özellikle sıcak lambalı sistemlerde biraz "mayışık" duyuluyor olabilir. Ama genel olarak hd600 ile kıyasladığımda ben enstrüman ayrımını daha çok beğenmiştim. Hd600'de kötü değil ama fazla yakın orta midler ve perdeli üst frekanslar sanki çok enerjik değil izlenimi vermişti.

    Hatta dt880 600 ve hd800'ü de birebir kıyasladığımda (dehşet sahnenin avantajını biryere koyuyorum tabi) enstrüman ayrımı ve hız konusunda hele o fiyata "şapka çıkarılır" demiştim.

    Dediğim gibi sistemle de alakalı olabilir ama benim hissettiğim hız, enerjik sunum ve enstüman ayrımı konuları benim için dt880 600'ün avantajı hanesinde.

    Parlak ve biraz renkli kalan genel karakterii de eksi hanesine yazardım

    İş bu kişisel yorumum farkı bir görüş olarak kalsın istedim :)
    Görüşmek üzere.
     
  5. compicat

    compicat
    Expand Collapse
    DSD
    Sponsor AudioMinor

    Katılım:
    14 Aralık 2008
    Mesaj:
    1,010
    Alınan Beğeniler:
    1,625
    Elinize sağlık.
     
    Collapse Signature Expand Signature
  6. cique

    cique
    Expand Collapse
    FLAC

    Katılım:
    24 Ocak 2011
    Mesaj:
    464
    Alınan Beğeniler:
    92
    HD600 acaip bi' kulaklık. Karanlık gibi ama değil de, ben daha çok şöyle tarif ediyorum HD600 sıfır noktasına DT880 den daha uzak, yani 880 denge noktasına daha yakın. DT880 daha aydınlık, üst-midlerle tizler arasındaki frekans farkı HD600den daha fazla. Bu sebeple HD600 daha karanlıkta kalıyor. Bunu olumlu yada olumsuz bir özellik gibi değil de ses imzası olarak görmek sağlıklı olur. DT880 o frekanslarda daha geniş bir dinamik aralık sunuyor, HD600 daha relaks, eforsuz, tatlı , yormayan üstlerle geliyor. Ama diyemem ki HD600'ün detayları aşağı kalıyor... Ayrıca elde analitik bir ekipman varsa çeşitlilik adına DT880 değil, HD600 derim. Yok elde misal HD650 var, o zaman DT880 almak daha akıllıca olur.
    Bana sorarsan DT660, DT880 den daha doğru bir kulaklık. Hani sadakat filan diyorsak. Ama genel amaçlı bir kulaklık olarak DT880 daha doğru bir seçim. DT660'la eğlenmek, duygulanmak için müzik dinlemek zor iş. Ancak DT660'ın tam zıttı bir kaynak bulacaksın, o zaman başka. Misal ben HM-602 ile acaip keyifli dinliyorum. Hem duygu var hem isabetlilik/sadakat.
    Kendi kararını ver diye karşılaştırma tablosunu ekliyorum.
    [​IMG]
     
  7. UmutecH

    UmutecH
    Expand Collapse
    Analog

    Katılım:
    24 Aralık 2011
    Mesaj:
    3,165
    Alınan Beğeniler:
    2,251
    Eline sağlık Cihan yine çok güzel yorumlamışsın :wink
     
    Collapse Signature Expand Signature
  8. cique

    cique
    Expand Collapse
    FLAC

    Katılım:
    24 Ocak 2011
    Mesaj:
    464
    Alınan Beğeniler:
    92
    Forumdaşlığımıza sığınarak size Tanık diye hitab ediyorum :) umuyorum rahatsız olmazsın.
    Öncelikle, teşekkür dışında kanaat bildirdiğinizden dolayı ben bi' teşekkür edeyim. Nerdeyse ilk oldu bu. :) Konuların böyle irdelendikçe değerleneceğini düşünenlerdenim. Zaten haklı da çıktık :)
    Özellikle enstruman ayrımı konusunu açıklayınca kafamda bi' şalter attı. Kısa sürede hayli ekipman dinleyince, aldığım notlar bile birbirne karıştı, PC reset aldı, excel dosyası karıştı vs. Sonucunda da yakalandık :) Enstruman ayrımıyla ilgili dediklerinize katılıyorum. Yazımda hatalı bir aktarım yapmışım. Tabloyu da asılını bularak güncelliyorum. Yine enerjik sunumu kulaklığın genel başarımlarına eşlik ediyor.
    Ancak sunumunun yeterince airy olmaması ve ritm&hız&zamanlama konularında fikrim, en azından kullandığım altyapı sebebiyle aynı kalıyor. Başka setuplarda dediğiniz sonuçlar çıkıyordur, hatta yazımda da bu yönde varsayımda bulundum, ancak karşılaştırmanın adil olabilmesi için altyapıyı sabitlemek durumundaydım.
    Bu önemli noktaya değindiğinizden dolayı tekrar teşekkür ederim.
     
  9. kerasertuero

    kerasertuero
    Expand Collapse
    Guest

    Çok teşekkür ederim tekrardan değerli yorumların için. Sağlıcakla kal...
     
  10. panareturns

    panareturns
    Expand Collapse
    MP3

    Katılım:
    22 Aralık 2011
    Mesaj:
    164
    Alınan Beğeniler:
    4
    çike yine döktürmüşsün :) benim yorumum şu beyerler için.(880,770ve 990 için.660 ı dinlemedim)sahnede havayı pek umursamadan,enstrümanları kaynaştırmak(engaging).enstrümanlar arasını bass mid-bass bandı ile doldurmak.(bence görece yayvan bassların amacı da bu)akg lerin tam tersi yani.karakterde hafif soğuk ki analitiğe vurgu yapılsın.ben böyle açıklıyorum beyerleri :)
     
  11. A Dying Wish

    A Dying Wish
    Expand Collapse
    WAV

    Katılım:
    6 Mart 2007
    Mesaj:
    726
    Alınan Beğeniler:
    23
    Yine harika bir inceleme olmuş :)
     
  12. witness

    witness
    Expand Collapse
    DSD

    Katılım:
    27 Nisan 2009
    Mesaj:
    1,189
    Alınan Beğeniler:
    88
    Rica ederim Cihan abi,
    Bu arada yanlış anlaşılmaması adına enstrüman ayrımını ya da ne bileyim sinerjikliğini beğenmeyen bir çok yorum da var zaten. Malum hiçbirimizin duyduğu ses aynı değil. Öyle olsa hepimizde birer dt880 olur ve nihai aşkı sonlandırıdık :)

    Bu sebeple yorumlarımı bir eleştiri değil, farklı bir fikir olarak değerlendirdiğiniz için ayrıca teşekkür ederim.
     
  13. DefinitioN

    DefinitioN
    Expand Collapse
    Analog

    Katılım:
    9 Mayıs 2012
    Mesaj:
    2,786
    Alınan Beğeniler:
    6,348
    Çok özel bir marka.Eline sağlık Cihan...